Toprağa tohum dikerek 100 TL, bina dikerek 1000 TL kazanılan zamanlardayız.
Betonun, tohuma ezici bir üstünlüğü var.
Ülke, doğanın tek bir hareketinde yerle bir olan iskambilden kulelerle doldu.
Türkiye geçmişte birçok felaketi mucizeye çevirdi.
Yapmamız gereken tek bir iş var.
Kurucu felsefenin ruhunu ve aklını yakalamak. Bu adım, kaderi yargılamaktan daha gerçekçidir.
Daha cesurdur. Daha isabetlidir.
Yüzyıl önceki manzara bugüne göre cehennemin resmiydi.
Kan revan içinde kalmış topraklar.
Eğitimsiz kitleler.
Savaş yorgunu erkekler, kadınlar.
Osmanlı coğrafyasından göçüp vatana sığınmış milyonlar.
Bilim ve akıl rehberliğinde yola çıkan kurucu irade, on yılda akla sığmayacak mucizelere imza attı.
Cehennem temizlendi.
Ulus şu alanlarda kenetlendi:
Eğitim.
İş alanları.
Sağlık.
Ev.
Huzur.
Güven.
Hakkaniyet.
Liyakat.
Şimdi yeniden sistem ve ortak akıl zamanıdır
Bu toprakların sosyal, kültürel, ekonomik değerine paha biçilemez. Verdiğimiz bu kadar zarara rağmen Anadolu/Trakya coğrafyası hâlâ dünyanın en değerli bölgesi.
Tarım arazileri
Doğal kaynaklar
İklim
Deniz
Güneş
Coğrafi konum
Genç nüfus
Turizm
Devlet aklı, siyasetin yanına, üniversiteyi, sanatı, kültürü, yatırımcıları, gençleri, çocukları, çevrecileri koyarak stratejik bir hamle yapmalı.
Sistem, bütün oyuncuların görev tanımını oluşturmalı, yetki alanlarını belirlemeli, şeffaflığa dayalı bir model ile her aktör hızla işine koyulmalı.
O zaman neler olur?
Kaynakların en verimli kullanılacağı sürdürülebilir gelişme dönemi başlar. Yeşil dönüşüm, bir daha kesintiye uğramayacak şekilde devreye girer.
Yeşil Türkiye, nitelikli, aydın, çevreci bir işgücüne kavuşur. 780 bin kilometrekarenin tamamı gelişmeden payını alır. Bölgeler ışıldamaya başlar.
Metropollere dönük göç baskısı kırılır. Hatta tersine göç başlar. Trakya ve Anadolu, nitelikli, aydın kadrolar ile kendi rönesansını yaratır.
Bu rahatlama, hayatın her alanında olumlu gelişmelere yol açar. Trafik yükü hafifler. Yapılaşma baskısı azalır. Enerji tüketimi düşer. Kaynak israfının önüne geçilir.
Ne yapmalı?
Sistem uzmanları yetiştirmeliyiz. Sorunlar karşısında gardımızı almaktan ziyade, çözüme odaklanan yapıcı kadrolar kazanmalıyız. İnsanlarımızı yeşil bir gelecek bilincine
Herkes oyuna girmezse, tartışma olmazsa, bütün ülke olarak kahramanlara bel bağlamaya devam ederiz. Ki bu da, bu çağda boş bir beklenti olur.
Akıl zamanı.
Sistem zamanı.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
