Pazar, 10 May 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
*Köşe Yazıları

Ankara’da bir Cezayir “şovu…”

Aydın Sezer
Son güncelleme: 10 Mayıs 2026 17:38
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’un Ankara ziyareti, kelimenin tam anlamıyla bir gövde gösterisine, hatta bir “şova” dönüştü.

İktidar medyasında ve bazı analizlerde hemen “Akdeniz’de yeni denklem” nidaları eşliğinde iddialı manşetler atılmaya başlandı. Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu olağanüstü ilgisinin, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Ermenistan hamlelerine karşı Ankara’nın diplomatik bir cevabı olduğunu söyleyenler de çıktı. Peki, 21 pare top atışları, 16 Türk devleti bayraklı Külliye törenleri ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Nişanı’nın havada uçuştuğu bu ziyaretin ardındaki asıl reelpolitik gerçeklik ne?

Öncelikle şu köpürtülen enerji ve LNG meselesine bir şerh düşerek başlayalım. Ziyaretin ekonomik omurgasını enerji anlaşmaları oluşturuyor, evet. Cezayir devasa gaz rezervleriyle Türkiye’nin en büyük LNG tedarikçilerinden biri. Ancak medyada sanki Cezayir gazını yeni keşfetmişiz gibi bir hava estiriliyor. Oysa Ankara ile Cezayir arasındaki ilk LNG anlaşması ta Turgut Özal döneminde, 1988’de yapıldı. Biz zaten uzun vadeli LNG alımını yıllardır bu ülkeden gerçekleştiriyoruz. Yani ortada enerjide “yeni keşfedilmiş” bir denklemden ziyade, mevcut stratejik bağı tahkim etme gayreti var.

İşin asıl çarpıcı ve üzerinde durulması gereken kısmı, Külliye’deki protokolden ziyade Esenboğa Havalimanı’nda yaşananlardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, diplomatik teamülleri bir kenara bırakarak Tebbun’u bizzat uçağın merdivenlerinde tören kıtasıyla karşılaması çok seyrek görülen, son derece özel bir diplomatik jesttir. Erdoğan durduk yere bir mevkidaşını havalimanına gidip karşılamaz.

Bu jestin perde arkasında çok net bir “karşılıklılık ve beklenti” diplomasisi yatıyor. Cezayir, son yıllarda Türkiye’ye büyük ekonomik ve enerji açılımları yaptı, Türk müteahhitleri ve yatırımcıları için kapıları sonuna kadar araladı. Ankara, yapılan bu havalimanı jestiyle Cezayir’le ilişkileri resmen “en üst düzey stratejik müttefik” kategorisine taşıdığını ilan etti.

Bölgesel okumaya gelirsek; Türkiye’nin Kuzey Afrika’daki “Libya-Sahel-Tunus” üçgeninde Cezayir’e yaşamsal bir ihtiyacı var. Özellikle darbeler silsilesiyle sarsılan ve Fransa’nın apar topar çekilmek zorunda kaldığı Sahel bölgesindeki güvenlik boşluğu, Cezayir’i bölgesel bir jeopolitik merkeze dönüştürdü. Hem Libya’nın bütünlüğü hem de Tunus’taki ekonomik ve siyasi kırılganlığın bir istikrarsızlığa dönüşmemesi için Ankara-Cezayir koordinasyonu şart.

Diğer yandan, Fas ile Cezayir arasındaki süregelen derin gerilim ve Cezayir’in Fransa ile yaşadığı tarihsel hesaplaşma, Türkiye’ye eşsiz bir alan açıyor. Cezayir, bir yandan eski alışkanlığı olan İran-Rusya ekseninden yavaş yavaş sıyrılıp Sünni dünyada yeni bir denge ararken, diğer yandan savunma sanayisinde Fransa’nın yerini alacak bir partner arıyor. Türkiye’nin İHA/SİHA sistemleri, elektronik harp ve deniz platformlarındaki yetkinliği, tam da Cezayir ordusunun modernizasyon planlarıyla örtüşüyor.

Netice itibarıyla Tebbun’un Ankara ziyareti; süslü lafların, abartılı manşetlerin ve havalimanı jestlerinin ötesinde, Fransa’nın Afrika’da bıraktığı boşluğun Türkiye ile doldurulmak istendiği pragmatik bir güvenlik ve ticaret ortaklığının ilanıdır. İki ülkenin Filistin davasındaki sert ve tavizsiz söylem uyumu ise bu stratejik ortaklığın ideolojik sosu olmuştur.

Diplomaside şovlar unutulur, atılan imzalar ve sahadaki güç dengeleri kalır. Görünüşe bakılırsa Ankara-Cezayir ekseni, Kuzey Afrika’da yeni bir oyun kurucu olmaya aday. Tabii içerideki hamasetten ziyade sahadaki gerçekliğe odaklanabilirsek…

Fotoğraf: Cumhurbaşkanlığı

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiEnerjiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale Sessizce çöken üniversiteler

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Sessizce çöken üniversiteler

Metin Duyar
10 Mayıs 2026
EditörKöşe Yazıları

Sibylle Pasche Sibel Paşa olabilir mi?

Dr. Nevin Sütlaş
10 Mayıs 2026
EditörKöşe Yazıları

Kalbin içinde yaşayanlar

İsmail Boy
10 Mayıs 2026
EditörKöşe Yazıları

Kadim küreselleşme

Emre Dilek
10 Mayıs 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?