Diyarbakır’ın yeşil-kırmızılı takımı Amedspor, tarihindeki ilk Süper Lig sezonunun üçüncü haftasında Trabzonspor’u 2-1 yenerek yalnızca üç puan kazanmadı, takımın Türkiye’de futbolun en üst seviyesine çıkması yıllardır tartışılan başka bir konuyu da yeniden gündeme taşıdı:
Amed Sportif Faaliyetler neden yalnızca bir futbol kulübü olarak görülmüyor?
Bunun cevabı futbolun dışında, Diyarbakır’ın yakın tarihinde yatıyor.
Kulübün hikâyesi aslında Amedspor adıyla başlamadı.
18 Ağustos 1976’da Melikahmetspor adıyla kurulan kulüp zaman içinde farklı isimler kullandı. 2014 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor’un olağanüstü kongresinde kulübün adının Amedspor olarak değiştirilmesine karar verildi. Yeni logo Diyarbakır Surları’ndaki çift başlı kartal figüründen esinleniyor, renklerde ise sarı, kırmızı ve yeşil öne çıkıyordu.
“Amed” kelimesi Diyarbakır’ın Kürtçe tarihî adlarından biri olarak kullanılıyor.
Dolayısıyla isim değişikliği sıradan bir kulüp yenilenmesi değildi. Kulüp, kısa sürede Diyarbakır’ın Kürt kimliğinin en görünür sembollerinden biri haline geldi. Taraftarlarının önemli bir bölümü kulübü Kürt kimliğinin, kültürünün ve siyasal taleplerinin ifade edildiği bir alan olarak görüyor.
2025’te yayımlanan akademik bir araştırma da Amedspor tribünlerinin Kürt kimliğinin ve kolektif eylemin kuşaklar arasında aktarılmasında bir araç haline geldiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre kulübün sarı, kırmızı ve yeşil renkleri taraftarlar açısından yalnızca futbol renkleri değil, Kürt kimliği ve siyasal taleplerle bağlantılı semboller.
Futbolla siyaset karıştı
Amedspor’un siyasi tartışmaların merkezine oturmasının en çarpıcı örneklerinden biri 2016’da yaşandı.
Takımın futbolcusu Deniz Naki, Amedspor’un Türkiye Kupası’nda Bursaspor’u eleyerek çeyrek finale yükselmesinin ardından sosyal medyada yaptığı paylaşım nedeniyle Türkiye Futbol Federasyonu tarafından 12 maç cezalandırıldı.
Naki, paylaşımında galibiyeti bölgede hayatını kaybedenlere ve yaralananlara adadığını belirtmişti.
Aynı dönemde Amedspor tribünlerinde “Her yer Sur, her yer direniş” sloganı atılıyordu. TFF de kulübe para cezası vermiş ve bir maçın seyircisiz oynanmasına karar vermişti.
Böylece futbol sahası, Kürt meselesinin dışında kalamadı.
Diyarbakır zaten Türkiye’deki Kürt siyasi hareketinin en önemli merkezlerinden biri.
2015 genel seçimlerinde HDP’nin Diyarbakır’daki başarısı kentin siyasi kimliğini bir kez daha ortaya koymuştu. Kentteki seçim kutlamaları sırasında binlerce kişi sokaklara çıkmıştı.
Amedspor’un yükselişi de aynı toplumsal atmosfer içinde gerçekleşti.
Bu nedenle Diyarbakır’da Amedspor forması giymek veya tribünde takımın renklerini taşımak, bazı taraftarlar için yalnızca futbolseverlik değil, kimliğini görünür kılmanın bir yolu haline geldi.
Sarı poşetler
Amedspor’un Süper Lig’e çıkmasıyla birlikte bu kimlik meselesinin yalnızca Diyarbakır tribünlerinde kalmayacağı belli oldu.
Nitekim daha ikinci haftada Kocaelispor deplasmanında yaşanan olay bunun ne kadar hassas olduğunu gösterdi.
24 Ağustos’taki Kocaelispor-Amedspor maçında bazı Kocaelispor taraftarları Amedspor tribünlerine doğru sarı poşetler salladı. Olayın ardından Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı; beş kişi hakkında gözaltı kararı verildi ve daha sonra ev hapsi uygulandı.
Tribünlerdeki sarı poşetler, çatışmalarda öldürülen PKK mensuplarının cesetlerinin taşınmasında kullanılan sarı ceset torbalarını çağrıştırıyordu.
Bu nedenle olay yalnızca tribün kavgası olarak kalmadı; Türkiye’nin yakın tarihindeki çatışmanın sembollerinin futbol sahasına taşınması olarak tartışıldı.
Diyarbakırspor’un devamı mı?
Amedspor’un hikâyesi anlatılırken en sık yapılan hatalardan biri onu Diyarbakırspor’un devamı sanmak. Oysa iki kulüp birbirinden bağımsız.
1968’de kurulan Diyarbakırspor, uzun yıllar kentin en önemli futbol kulübü oldu ve Süper Lig’de mücadele etti. Amedspor ise köklerini 1970’lerde Melikahmet Turanspor adıyla kurulan farklı bir kulübe dayandırıyor. Bu kulüp zaman içinde Diyarbakır Belediyespor ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor gibi isimler kullandıktan sonra 2014’te Amedspor adını aldı.
İki kulübün ortak noktası ise Diyarbakır’ın futbol ve taraftar kültürünün önemli parçaları olmaları. Özellikle Diyarbakırspor’un eski gücünü kaybetmesinin ardından Amedspor’un kentin futbol sahnesindeki ağırlığı giderek arttı. Yeşil-kırmızı renklerin de iki kulüpte kullanılması bu benzerliği daha görünür hale getirdi.
Ancak kurumsal olarak Amedspor, Diyarbakırspor’un devamı değil.
İlginç kadro
Amedspor’un Süper Lig’deki ilk sezonunda kadro yalnızca Türkiye’den değil, Avrupa, Afrika ve Güney Amerika’dan gelen futbolculardan oluşan oldukça kozmopolit bir yapı taşıyor.
Teknik direktör Arnavut Besnik Hasi kulüple 2026-27 ve 2027-28 sezonlarını kapsayan iki yıllık sözleşme imzaladı.
Kulübün A takım kadrosundaki yabancılardan bazıları şöyle:
Alban-Marc Lafont — Fransa — Kaleci
David Bates — İskoçya — Stoper
Lumbardh Dellova — Kosova — Stoper
Amadou Cissé — Gine — Stoper
Rayan Raveloson — Madagaskar — Orta saha/sağ bek
Rayan Lutin — Komorlar — Orta saha
Yira Collins Sor — Kolombiya — Kanat
Ermal Krasniqi — Kosova — Kanat
Samuel Ballet — İsviçre — Kanat
Diaa Sabi’a — İsrail — Orta saha
Gift Orban — Nijerya — Forvet
Mbaye Diagne — Senegal — Forvet
Yabancıların arasında dikkat çekici isimler var. Örneğin Gift Orban, Nijerya Milli Takımı deneyimi olan ve Lyon, Gent, Hoffenheim gibi kulüplerde oynamış 24 yaşında bir santrfor. Trabzonspor karşısında da 90. dakikada galibiyet golünü atan oyuncu oydu.
Samuel Ballet ise İsviçreli; daha önce Young Boys, Winterthur, Como ve Antalyaspor formaları giydi.
Rayan Raveloson da ilginç bir transfer: Madagaskar Milli Takımı’nın kaptanı ve Amedspor’a 2+1 yıllık sözleşmeyle geldi.
Fotoğraf: Amedspor X hesabı
İlgili yazı:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
