Cuma, 6 Şub 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
ManşetSerbest Kürsü

Alman vakıfların gençlik araştırması

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 6 Şubat 2026 19:23
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

Son yıllarda Türkiye’deki gençlik profili üzerinde çeşitli araştırmalar yapılıyor. Üniversitelerin, yerli ve yabancı sivil toplum kuruluşlarının, araştırma şirketlerinin çalışmaları gözleniyor.

Bu çerçevede Hacettepe, Süleyman Demirel, Van Yüzüncü Yıl üniversitelerinin, SETA’nın, Memur Sendikaları Konfederasyonu’nun, KONDA’nın, Gençlik Örgütleri Forumu’nun ülkemiz gençlerinin profili üzerinde yaptıkları araştırmaları mevcut. Keza, Friedrich Ebert Stiftung ve Konrad-Adenauer- Stiftung adlı Alman vakıflarının gençlerimizin profili üzerine araştırmaları bulunuyor. 

Dikkat çekici bulduğumuz Alman vakıflarının araştırmalarının sonuçları özetle şöyle:

Friedrich Ebert Stiftung Araştırması

Friedrich Ebert Stiftung, Almanya’da Sosyal Demokrat Parti’ye yakınlığıyla bilinen vakıf. Bu vakfın “Türkiye Gençlik-2024” araştırması, “2024 Güneydoğu Avrupa Gençlik Araştırması” kapsamında gerçekleştirilmiş. Türkiye de incelenen ülkeler arasında. Türkiye’de yaşları 14 ile 29 arasında değişen 1233 gençle temsili bir anket gerçekleştirilmiş.

Temel bulgular şöyle:

-Türkiye’de gençler, ebeveynlerine kıyasla daha kentli (yüzde 70) ve eğitimli (yüzde 74). 

-Gençler eğitim kalitesinden memnun değiller ancak diğer ülkelere kıyasla eğitimde yolsuzluk algısı Türkiye’de düşük. Merkezi sınav sistemleri, adil bir erişim algısı yaratıyor gibi görünmekte.

-Türkiye’deki gençler yaşam memnuniyeti ve gelecek beklentileri açısından diğer ülkelere kıyasla en kötümser grubu oluşturmakta. İşsizlik, toplumsal eşitsizlik ve iklim değişikliği başlıca endişeler olarak ortaya çıkmakta. Genç kadınlar toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık ve şiddet konularında daha fazla kaygı duymakta. Genç kadınlar, genç erkeklere kıyasla olası sorunlardan daha fazla kaygı duymakta.

– Türkiye, gençler arasında göç etme arzusu en yüksek üçüncü ülke olarak (Kuzey Makedonya ve Arnavutluk’tan sonra) öne çıkmakta.

-Türkiye’deki gençlerin (yüzde 36 ile Yunanistan’daki gençlerle birlikte), siyasetle ilgilenme oranı (yüzde 33) bölgede öne çıkmakta. Güneydoğu Avrupa bölgesindeki gençlerin önemli bir yüzdesinin siyasi görev almaya olumsuz yaklaştığı görülmektedir. Ancak, bu oranın (yüzde 42) en yüksek olduğu ülke Türkiye.

-Gençler, yurt dışında yaşama isteklerine rağmen mültecilerle ilgili olumsuz görüşlere sahipler ve göçü önümüzdeki on yılda ülkenin en büyük sorunlarından biri olarak görüyor. Uzun süreli ve şiddetli ekonomik krizin yetişkinliğe geçişi zorlu hale getirmesi, ülkedeki sorunların kaynağı olarak mültecileri “günah keçisi” ilan etme eğiliminde. Bu duygularla birlikte ankete katılanlar arasında milliyetçi tutumlar da güçlü.

-Gençlerin yüzde 17,7’si kendini Avrupalı hissettiklerini söylemekte, AB üyeliği konusunda güçlü bir istek göstermekte ve AB’ye güven duyduklarını belirtmekteler.

Araştırmada sonuç olarak şöyle deniliyor:

“Anketin hem ülkeler arası hem de Türkiye’ye özgü sorularından elde edilen bulgular, Türkiye’deki gençlerin demokratik haklara değer verme eğiliminde olduklarını ve baskıcı politikalardan endişe duyduklarını, ancak “ötekilere” -farklı etnik, dini ve cinsel kimliklere sahip gruplara- karşı daha zayıf empati ve hoşgörüye sahip olduklarını göstermektedir.”

Konrad Adenauer Stiftung Araştırması

Konrad Adenauer Stiftung, Almanya Hristiyan Demokrat Birliği’ne (CDU) yakın olan siyasi bir vakıf.

Vakfın, “Türk Gençliğinin Siyaset, Ekonomik Durum ve Sığınmacılara İlişkin Görüşleri 2023” başlıklı araştırmasına 16 ilden, 2140 kişi katılmış. Katılanların yüzde 56’sı kadın, yüzde 44’ü erkek. Araştırmaya katılanların yaş aralığı 18-25. Yüzde 32,3 ile en çok temsil edilen yaş grubu 20-21 yaş grubu. Araştırmaya katılanların çoğunluğu yüzde 63,3 ile lise ve dengi okul mezunları (Üniversiteye devam edenler dahil).

Öğrenci olan katılımcıların, yüzde 23,7’si kaliteli bir eğitim aldığını söylerken, yüzde 60,4’ü aldığı eğitimden orta derecede memnundur. Öğrenci olan gençlerin yüzde 61,3’ü eğitimlerini sürdürürken ekonomik açıdan zorluk çekmektedir. İletişim (internet-telefon) giderlerini karşılamaktaki zorluk oranı yüzde 51,4’tür. Beslenme giderlerini karşılamaktaki zorluk düzeyi yüzde 55,4’tür. 

Barınma giderlerini karşılamaktaki zorluk düzeyi, öğrencilerin tüm zaruri ihtiyaçları içinde zorlandıkları en düşük kalemdir (yüzde 37,6). Araştırmaya katılanların sadece yüzde 17,3’ü mutludur. Orta derecede mutlu olanların oranı yüzde 52,5’tir. Yüzde 30,1’i kendini mutsuz olarak değerlendirmiştir. Gençlerin gelecekteki en önemli hedefi iyi bir hayat yaşamaktır (yüzde 46,7). Gençlerin yüzde 63’ü, imkan olsa başka ülkede yaşamak istemektedir. İlk sırada tercih edilen ülke Almanya, ikinci sırada ise ABD’dir. Ülkeler grubu ise Avrupa, İskandinav ülkeleri ile Kanada’dır.

Gençlerin yüzde 80,3’nün dini inancı vardır ve Allah’a inanmaktadır. Deist olanlar yüzde 7,8, ateist olanlar ise yüzde 6,7’dir, yüzde 5,2’si din-inançla ilgili soruya yanıt vermek istememiştir.

Türkiye ekonomik olarak az gelişmiş-gelişmekte olan bir ülkedir diyenlerin oranı yüzde 73’tür. Türkiye’nin şu anki ekonomi politikaları başarısızdır diyenlerin oranı yüzde 80,6’dır. Türkiye’deki ekonomik durum kötüdür diyenlerin oranı yüzde 86,2’dir.Türkiye’deki gelir dağılım eşit değildir ve dengesizdir diyenlerin oranı yüzde 88,7’dir. Türkiye’de çok fazla işsizlik vardır diyenlerin oranı yüzde 84,6’dır. Tüketimim konusunda kendimi sınırlandırdım, tüketimimi azalttım diyenler yüzde 84,4’tür.

Hükümetin yönetim biçimi ( yüzde 70,4) ile adalet (yüzde 81,2), ekonomi (yüzde 83,8), eğitim (yüzde 75,7), özelleştirme (yüzde 66,9), asgari ücret (yüzde 75), göçmen politikaları (yüzde 86,3), iklim ve çevre politikaları (yüzde 56,9), insan hakları (yüzde 73,3) uygulamalarını doğru bulmuyorum. Türkiye’nin bugünkü yönetiminden memnun değilim, Türkiye çok kötü yönetiliyor (yüzde 69,6.).

Türkiye’de en çok yaşanan sorunlar sırasıyla, mevcut ekonomik koşullar, hukuk ve adalet, işsizlik, adam kayırma-yolsuzluk ve rüşvet. Devlete işe alımlarda ehliyet ve liyakata uygun davranılmadığını düşünüyorum (yüzde 71,3).

Gençlerin yarısından fazlası, herhangi bir siyasal görüşü benimsememektedir. Kendini, herhangi bir politik yelpazede görmeyenlerin oranı yüzde 51,4’tür.

Gençler ideolojik açıdan kendilerini en çok “Atatürkçü” olarak tanımlamıştır, yüzde 37,6. İkinci büyük grup, herhangi bir ideolojisi olmadığını-apolitik olduğunu belirtmiştir, yüzde 17,1. Gençlerin büyük çoğunluğu herhangi bir siyasi parti üyesi değildir, yüzde 95,2. Oy kullanan gençler son seçimde en çok CHP’ye oy vermiştir, yüzde 33,6, AKP yüzde 14,9. Hangi parti için oy kullandığını söylemek istemeyenler yüzde 28,4. Yarın seçim olsa, en çok oy verilecek parti CHP’dir, yüzde 33,6, AKP yüzde 7,1. Hangi parti için oy kullanacağını söylemek istemeyenler yüzde 33,6.

ABB Belediye Başkanı Mansur Yavaş gençlerle. Fotoğraf: ANKA

Gençler, gündemi en çok sosyal medyadan takip etmektedirler, yüzde 52. Gençler, politikacı olarak en çok Mansur Yavaş’ı takdir etmektedir, yüzde 42. Seçimlerde Mansur Yavaş’ı cumhurbaşkanı adayı olarak görmek istemektedirler, yüzde 53. Gençler Türkiye için, parlamenter sisteminin daha uygun olduğunu düşünmektedirler, yüzde 74,3.

Yakın gelecekte Türkiye’yi bekleyen sorunlar vardır (yüzde 98,3). İlk sırada gelen sorun ekonomik sorunlardır (yüzde 89,2). Türkiye’de en çok olması beklenen sorunlar sırasıyla; ekonomik sorunlar (yüzde 32,2), sığınmacı sorunları (yüzde 27,3) ve terör sorunlarıdır (yüzde 15,8).

Hükümetin mevcut sığınmacı politika ve uygulamalarını yanlış buluyorum, değiştirilmelidir, yüzde 91,8. Sığınmacılara sadece temel ihtiyaçları konusunda yardım etmeliyiz, yüzde 62,7. Hiçbir konuda yardım etmemeliyiz, yüzde 26,8. Sığınmacıların Türk toplumuna uyum sağlayacağını düşünmüyorum, yüzde 87,1. Sığınmacılar kendi ülkelerine geri gönderilmelidir, yüzde 67. Türkiye’deki sığınmacıların geleceğimiz için tehdit oluşturduğunu düşünüyorum-kesinlikle düşünüyorum, yüzde 80,8.

Sonuç olarak, araştırmaya katılan gençlerin, öğrenci olmakla birlikte genellikle herhangi bir işte çalışmadığı görülüyor. Aldıkları eğitimden, orta derecede memnunlar ve eğitim sürecinde ekonomik zorluklar yaşamaktalar. Yaşamlarından pek mutlu değiller, çoğunlukla orta düzeyde memnuniyet ile hayatlarını sürdürüyorlar. Ülkenin ekonomisine ilişkin ve hükümetin uygulamalarına ilişkin yüksek oranlarda olumsuz düşüncelere sahipler. Adalet, insan hakları, işe yerleşme konularında oldukça yüksek oranda olumsuz bakış açısına sahipler.

İmkan olduğunda, yurt dışına gitmek istemektedirler. Bu durum, ülkedeki ekonomi politik uygulamalara yönelik olumsuz bakış açıları ile birlikte düşünüldüğünde, yaşadıkları hayattan mutlu olmadıklarını ve gelecekten de çok fazla umutlu olmadıklarını göstermektedir. Politik olarak, aslında bir siyasal angajman içinde olmadıkları görülüyor. Belli politik görüşlere karşı mesafeli ama gündemi takip eden, seçimlerde oy verecek bir gençlik olduğundan söz edebiliriz. Bu da aslında, geleneksel politikacı ve politikalara karşı bir güvensizlik ve ilgisizlik duygusunun dışa vurumu olarak değerlendirilebilir.

Varolan politik partiler içinde CHP ve politikacılar arasında Mansur Yavaş’ı ön plana çıkartıyorlar. Diğer parti ve politikacılar, bunlardan açık ara geride görünüyorlar. Mansur Yavaş’ı destekleyenler arasında, kadın erkek oranında kadınlar kadınlar çok daha yüksek ve eğitim ortalamasında ise yine eğitimli kişilerin  çok daha yüksek oranda oldukları görülmüştür.

Sığınmacılar konusunda aslında bu araştırmanın bir alarm verdiğini söylemek mümkün görünüyor. Gençlerin, sığınmacılara ve onlara yönelik hükümet politika ve uygulamalarına oldukça karşı bir yaklaşıma sahip oldukları tespit edilmiştir. Gençlere kadar inen bu tepkisel yaklaşıma bakıldığında, sığınmacılara yönelik halihazırdaki politika ve uygulamaların ülke için sürdürülebilir bir süreç olmadığına işaret ettiğini söylemek olanaklıdır. 

“Z kuşağı” ülkemizin yarınları

Alman vakıfların araştırmaları ülkemiz gençlerinin profiline gösterdikleri ilginin bir işareti olarak değerlendirilebilir. Vakıfların, gençlerimizin siyasal eğilimlerini ve sığınmacılar konusundaki görüşlerini öğrenmek istemeleri özellikle dikkat çekici.

“Z kuşağı” ülkemizin yarınları. Bu kuşağın bakış açısını anlamak, ülkenin karşı karşıya olduğu zorlukları ve sorunları etkili bir şekilde ele alabilecek politika ve stratejileri geliştirmek açısından büyük önem taşıyor. Bu itibarla yerli ve ve yabancı kuruluşların araştırmaları kamu kuruluşlarının yanı sıra, politikacılar, akademisyenler ve gazeteciler vs. için önemli başvuru belgeleri.

“Z kuşağı”nın, eğitim ve çalışma koşullarına, sorunlarına, umutlarına, mutsuzluklarına, beklentilerine, beğenilerine, siyasi tercihlerine, siyasi eğilimlerine, ülke sorunlarına bakış açılarına, tepki duydukları politikalara vs. bakış açılarını bu araştırmalarda görmek mümkün.

Gençlerin, eğitimin kalitesinden memnun olmadıkları, gelecekten pek umutlarının olmadığı, yurt dışında yaşamayı arzu ettikleri, ideolojik açıdan kendilerini en çok “Atatürkçü” olarak tanımladıkları, seçimlerde oy verenlerin en çok CHP’yi tercih ettikleri, politikacı olarak en çok Mansur Yavaş’ı takdir ettikleri, Türkiye için parlamenter sistemin daha uygun olduğunu düşündükleri, ekonomik sorunları Türkiye’yi bekleyen en önemli sorun olarak gördükleri, sığınmacılara ilişkin politika ve uygulamaları yanlış buldukları vakıfların araştırmalarında da görülüyor.

Fotoğraf: BirGün

Gelecek seçimlerde milyonlarca gencin ilk kez oy kullanma hakkına sahip olması, gençlerin görüş ve tutumlarının önemini göstermekte. Gençlerin ülkenin geleceğini temsil ettiği düşünüldüğünde, Türkiye’nin geleceğini şekillendirebilecek kapsayıcı politikalar geliştirmek, onların görüşlerini, isteklerini, sorunlarını ve endişelerini tespit etmek büyük önem taşımakta. Bu itibarla siyasi partilerimizin bu tür araştırmaları en iyi şekilde incelemeleri, değerlendirmeleri, gençlik politikalarını belirlemede ve uygulamada yardımcı olacak.

Geleceğimizin güvencesi gençlere yönelik bakışta değişiklik gerekiyor. Eğitimden sağlığa, spordan siyasete kadar hemen her alanda yeni atılımlara ihtiyaç duyuluyor. Gençliğe yönelik yatırımlar yoğunlaştırılmalı, hızlandırılmalı. Gençlerimizin iyi eğitimli, öz güvenli, hoşgörülü, kültürlü, sorumluluk duygusu yüksek,  özgür bireyler olarak yetişmeleri için gerekli ortam ve koşullar sağlanmalı.

İlgili yazılar:

Z kuşağı gençler anlatıyor
Z kuşağı gençler anlatıyor-2
Z kuşağına ‘yutturmak’ zor

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanGürsel Demirok
Takip et:
Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
Önceki Makale Zamanın aynasında kuşaklar…

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Beyaz ÖnlükManşet

Şifa niyetine Latin dansı

Osman Akdemir
6 Şubat 2026
ManşetSerbest Kürsü

Kedilerin gizemli iletişimi

Halil Ocaklı
6 Şubat 2026

Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Mehmet Şüküroğlu
6 Şubat 2026
GünlükManşet

10 soruda Selanik

Medya Günlüğü
6 Şubat 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?