Cuma, 6 Kas 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
*Günlük

“Gizemli” Ukrayna açıklaması…

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 6 Kasım 2026 19:16
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna savaşını aşan, bütün Avrupa’yı kapsayabilecek bir anlaşmadan söz etmesi merak uyandırdı. Peki Washington nasıl bir uzlaşma arıyor? Rusya, Ukrayna ve Avrupa’nın çıkarlarını aynı anda gözeten bir anlaşma gerçekten mümkün mü?

Trump’ın 5 Kasım’da Beyaz Saray’da yaptığı açıklama, Ukrayna savaşının geleceğine ilişkin tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in özel temsilcisi Kirill Dmitriyev ile görüştüğünü söyleyen Trump, üzerinde çalışılan anlaşmanın yalnızca Ukrayna’yı değil, “belki bütün Avrupa’yı” kapsayabileceğini belirtti.

Trump, “Büyük bir anlaşma olacak, herkes memnun kalacak” derken neyi kastettiğini açıklamadı. Ancak açıklamanın zamanlaması ve hemen ardından gelen diplomatik temaslar, sözlerin yalnızca bir barış anlaşmasına işaret etmeyebileceğini düşündürüyor.

Sözlerinin en dikkat çekici yanı, Ukrayna’daki savaşı sona erdirecek bir anlaşmadan daha geniş bir çerçeve çizmesi. Bu, Rusya ile Batı arasında yıllardır süren güvenlik anlaşmazlıklarının da müzakere masasına taşınabileceği anlamına gelebilir.

Nitekim Trump’ın damadı ve özel temsilcisi Jared Kushner, 5 Kasım’da Brüksel’de Ukrayna, NATO ve Avrupalı yetkililerle yapılan görüşmelerin ardından daha kapsamlı bir Avrupa güvenlik çerçevesinden söz etti.

Kushner’in açıkladığı beş başlık arasında sürekli güvenlik istişareleri, kriz anlarında iletişim kanalları, askeri faaliyetlerde şeffaflığın artırılması, gerilimi azaltacak karşılıklı önlemler ve Avrupa’nın uzun vadeli güvenliğini sağlayacak bir düzenleme bulunuyor.

Kushner ayrıca her ülkenin egemenliğine ve kendi güvenlik tercihlerini belirleme hakkına saygı gösterileceğini, NATO’nun Avrupa savunmasındaki merkezi rolünü koruyacağını vurguladı. Bu açıklama, Washington’ın yalnızca Rusya ile Ukrayna arasında bir uzlaşma değil, daha geniş bir güvenlik düzenlemesi arayışında olabileceğini gösteriyor.

Rusya ne istiyor?

Moskova’nın taleplerinin merkezinde NATO’nun genişlemesi ve Rusya’nın yakın çevresindeki güvenlik düzeni bulunuyor. Kremlin, Ukrayna’nın NATO üyeliğine karşı çıkıyor. Rusya ayrıca NATO’nun doğuya doğru genişlemesinin durdurulmasını ve ittifakın 1997 öncesindeki konumuna dönmesini isteyen bir yaklaşım sergiliyor.

Bu talepler, yalnızca Ukrayna’nın geleceğiyle ilgili değil. Polonya, Baltık ülkeleri ve diğer Doğu Avrupa üyelerinin güvenlik algısını doğrudan ilgilendiriyor.

Dolayısıyla Rusya’nın güvenlik kaygılarını gidermeyi hedefleyen bir düzenleme, Avrupa ülkelerinde yeni bir güvensizlik yaratabilir. Özellikle Moskova’ya NATO’nun doğu kanadının geleceği üzerinde söz hakkı tanınması, Avrupa başkentlerinin kolayca kabul edebileceği bir seçenek değil.

Kiev neyi kabul edebilir?

Kiev açısından en önemli konu, savaşın hangi sınırlar içinde sona ereceğinden önce, yeni bir saldırıya karşı nasıl korunacağı.

Ukrayna, toprak bütünlüğünün tanınmasını ve gelecekte Rusya’nın yeniden saldırmasını önleyecek güvenlik garantileri verilmesini istiyor. NATO üyeliği de bu güvenlik arayışının temel unsurlarından biri.

Ancak Rusya’nın NATO üyeliğine kesin biçimde karşı çıkması, müzakerelerin en zor başlıklarından birini oluşturuyor. Ukrayna’nın güvenlik garantilerinin NATO üyeliğinin yerini ne ölçüde doldurabileceği de henüz belirsiz.

Kushner’in Brüksel’deki açıklamasında hiçbir ülkenin başka bir ülkenin güvenlik tercihleri üzerinde veto hakkı bulunmadığını söylemesi, bu açıdan önemli. Ancak bu ilkenin olası bir anlaşmanın maddelerine nasıl yansıtılacağı henüz bilinmiyor.

Herkesi memnun olabilir mi?

Rusya’nın Ukrayna’nın NATO’ya katılmamasını ve kendi güvenlik çevresinde daha fazla söz sahibi olmayı istemesiyle, Ukrayna’nın egemenliğini ve güvenliğini koruma talebi arasında ciddi bir çelişki var.

Avrupa ülkeleri de Rusya ile ilişkilerin normalleşmesini isteyebilir, ancak bunu kendi güvenliklerinden ödün vererek yapmak istemiyor. Özellikle doğu kanadındaki NATO üyeleri, Moskova’ya verilecek tavizlerin kendilerini daha savunmasız bırakmasından endişe ediyor.

Bu nedenle herkesin bütün taleplerinin karşılandığı bir anlaşma gerçekçi görünmüyor. Ancak tarafların bazı hedeflerinden vazgeçtiği, karşılığında güvenliklerini koruyacak güvenceler aldığı bir uzlaşma mümkün olabilir.

Örneğin Ukrayna’nın NATO üyeliği meselesi belirli bir süre için ertelenirken, Kiev’e güçlü ve uygulanabilir güvenlik garantileri verilmesi; Rusya’nın da karşılığında saldırmazlık ve gerilimi azaltma taahhütleri üstlenmesi üzerinde durulabilir. Askeri faaliyetlerin şeffaflaştırılması, kriz iletişim mekanizmalarının kurulması ve silahlanma risklerinin sınırlandırılması da daha geniş bir anlaşmanın parçaları olabilir.

Asıl engel

Trump’ın açıklamasının ardından gözler 10-11 Kasım’da Abu Dabi’de yapılması planlanan ABD, Rusya ve Ukrayna arasındaki üçlü görüşmelere çevrildi. ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, görüşmelerde savaşın sona erdirilmesi, savaş sonrası güvenlik düzenlemeleri, gerilimin azaltılması ve insani konuların ele alınacağını duyurdu.

Ancak müzakerelerin önündeki engeller hâlâ büyük. Toprak meselesi, Ukrayna’ya verilecek güvenlik garantilerinin niteliği ve Rusya’nın Avrupa güvenlik düzenine ilişkin talepleri çözüm bekliyor.

Üstelik Avrupa ülkelerinin de böyle bir anlaşmanın dışında bırakılması mümkün değil. Güvenlik düzenlemelerinin uygulanması ve sürdürülmesi, Avrupa’nın siyasi ve askeri desteğini gerektiriyor.

Bu nedenle Trump’ın “herkes memnun kalacak” sözünün şimdilik içi dolu görünmüyor. ABD Başkanı, Ukrayna savaşını sona erdirmenin ötesinde, Rusya ile Batı arasındaki ilişkileri yeniden düzenleyecek bir uzlaşma arıyor olabilir.

Fakat böyle bir anlaşmanın gerçekten herkesi memnun etmesi zor. Daha gerçekçi olan, hiçbir tarafın bütün istediklerini alamadığı, ancak savaşa devam etmekten daha kabul edilebilir bulduğu bir uzlaşma.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitikRusya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale İşten ayrılanlar ne götürür?

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Ekim Devrimi 109 yaşında

Medya Günlüğü
6 Kasım 2026
GünlükManşet

“Aile boyu” eziyet

Medya Günlüğü
6 Kasım 2026
GünlükManşet

Hollywood film hileleri

Medya Günlüğü
6 Kasım 2026
GünlükManşet

Arda “fenomenlik” yolunda

Medya Günlüğü
6 Kasım 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?