Çarşamba, 4 Kas 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe YazılarıManşet

Toplumsal dengenin bozulması

İsmail Boy
Son güncelleme: 4 Kasım 2026 19:10
İsmail Boy
Paylaş
Paylaş

Kırsaldan kente göç, yalnızca nüfusun yer değiştirmesi değildir. İnsanların gelirlerinin, tüketim alışkanlıklarının, yaşam biçimlerinin ve beklentilerinin de değişmesidir.

Kırsalda ekonomik faaliyetler ve yaşam koşulları birbirine benzer. Kentte ise farklı gelir grupları, meslekler ve yaşam standartları vardır.

Kırsalda insanın toplumdaki konumu büyük ölçüde aileye, toprağa ve yerel ilişkilere bağlıyken kent insanı için eğitim, meslek ve çalışma durumu onun toplumdaki yerini belirler. 

Kentleşmenin önemli toplumsal sonuçlarından biri, orta sınıfın doğmuş olmasıdır.

Orta sınıf; eğitim, meslek, düzenli çalışma ve geleceğe yönelik beklentiler ile şekillenir ve toplumun farklı kesimleri arasında denge unsuru olup bir köprü işlevi görür. 

Orta sınıfı tanımlayan temel özelliklerden biri, elde edilen gelirin bir bölümü ile bugünkü ihtiyaçlarını karşılayabilen, bir kısmı ile de tasarruf yaparak geleceğe yönelik yatırım planları yapabilen bir sınıf oluşudur. 

Tasarruf, yalnızca kullanılmayan bir gelir fazlası değil; ekonomik güvenliğin, toplumsal hareketliliğin ve gelecek beklentisinin de temelidir.

Başka bir ifadeyle orta sınıf, yalnızca bugününü sürdürebilen değil, bugünkü gelirinin bir bölümünü yarını için ayırabilen bir sınıftır.

Bu tanımı Türkiye’nin ekonomik koşullarıyla birlikte düşündüğümüzde karşımıza dikkat çekici bir tablo çıkıyor.

İstanbul Planlama Ajansı’nın Mayıs 2025 tarihinde 750 kişi ile yaptığı görüşme sonuçlarına göre, orta sınıfın;

-Yüzde 43,2’si temel ihtiyaçlarını karşılayabildiğini ancak hiç birikim yapamadığını, 

-Yüzde 23.5’’i bazı harcamalarını kısarak ancak ay sonunu getirebildiğini,                      

-Yüzde 9,9’u ise temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığını belirtiyor.

Bu tablo bize, Türkiye’de düzenli bir işi ve maaşı olsa bile birikim yapamayan, konut edinme hayali yok olan ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmakta zorlanan bir kesimin olduğunu söylüyor.

Gelirinin büyük bölümü kira, gıda, ulaşım, eğitim ve sağlık harcamalarına giden insan, kâğıt üzerinde orta gelir grubunda yer alsa bile tasarruf kapasitesini kaybetmekte ve beklenmedik bir harcama karşısında daha kırılgan hâle gelmektedir.

Yıllarca iyi eğitim almış, mesleğinde ilerlemiş birçok akademisyen, doktor, mühendis veya diğer beyaz yakalı insanlarımız yıllar geçmesine rağmen bir ev sahibi olamıyor, çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlanıyor ve gelecek için birikim yapamıyorsa bu insanlar yalnızca satın alma güçlerini değil, geleceğe ait beklentilerini de kaybetmektedir.

Türkiye’de sorun artık sadece alt gelir grubunun yoksulluğu değildir orta sınıfın da o gruba düşme ihtimalinin endişesi vardır.

Burada karşımıza önemli bir soru çıkıyor:

Ekonomik olarak aşağıya doğru hareket eden beyaz yakalı orta sınıf, zamanla kendisini alt gelir gruplarıyla aynı sınıfsal konumda mı görecek, yoksa gelir kaybına rağmen eski statüsünü korumaya mı çalışacak?

Bu iki ihtimalin toplumsal sonuçları birbirinden farklıdır. Çünkü gelir kaybı ile sınıfsal kimlik kaybı her zaman aynı anda gerçekleşmez. 

İnsanlar ekonomik koşulları değişse bile eğitimlerine, mesleklerine ve geçmişte kazandıkları statüye bağlılıklarını sürdürebilirler. 

Ancak bu beklentiler ile yaşam koşulları arasındaki fark büyüdükçe toplumdaki hayal kırıklıkları da artar.

Sosyoloji der ki:

“Eğitim ve dürüst çalışmayla iyi bir gelecek kurulabileceğine inanan insanların bu inançlarını kaybetmesi toplumu kaosa sürükler.”

Nitekim son günlerde Fransa, Belçika, İtalya, İspanya, Çekya, İsviçre ve Almanya’nın birçok kentinde yükselen toplumsal olaylar bu tezin artık yalnızca teoride kalmadığını gösteriyor. 

Unutulmasın ki istikrar yalnızca ülkedeki ekonomik büyümeye değil, büyümenin getirdiği refahın o toplumdaki gelir grupları arasında nasıl pay edildiğine de bağlıdır. İnsanlar arasındaki gelir uçurumu büyürken fırsat eşitliği ortadan kalkıyorsa o toplumda huzur sağlanamaz.

Bir toplumda çalışmanın değil ayrıcalığın, liyakatin değil sadakatin, dürüstlüğün değil fırsatçılığın kazandırdığı düşüncesi yaygınlaşırsa, o toplumun geleceğe karanlıktır.

Zira bir toplumun en büyük kaybı yoksulluk değil, emeğin ve dürüstlüğün geleceği değiştirebileceğine olan inancının kaybolmasıdır. 

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Yazanİsmail Boy
Takip et:
İstanbul iktisadi ve Ticari ilimler Akademisi, Akşam bölümü mezunu, Koç Üniversitesi İşletme bölümünde Executive MBA, Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Sosyoloji) bölümünde “Türkiye Üzerine Toplumsal İncelemeler” dallarında Master yaptı. Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde doktora eğitimini yeterlilik aşamasında bıraktı. İran ve Rusya’da "Expat" olarak çalıştı Özel sektörde dış ticaret konusunda yöneticilik yaptı. Evli, iki çocuk babası, İngilizce ve Rusça biliyor.
Önceki Makale Şeyin şeyinin şeyi…
Sonraki Makale ‘Madem çok istiyorsun buyur gel’

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörKöşe Yazıları

Hezimetin küresel yansımaları

Aydın Sezer
4 Kasım 2026
Köşe YazılarıManşet

Şeyin şeyinin şeyi…

Cumhur Deliceırmak
4 Kasım 2026
GünlükManşet

Dünyada değişim rüzgârları

Medya Günlüğü
4 Kasım 2026
GünlükManşet

“Topal ördek” nedir?

Medya Günlüğü
4 Kasım 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?