Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 3 Ekim 1931’de Ankara’da faaliyetlerine başladı.
Aradan geçen 95 yılda Türkiye ekonomisinin en önemli kurumlarından biri haline gelen Merkez Bankası, kuruluşundan bugüne para politikasının yanı sıra banknot ihracı, döviz ve altın rezervlerinin yönetimi, finansal istikrar ve ödeme sistemleri gibi alanlarda görev üstlendi.
Cumhuriyet’in ilanından sonra ekonomik bağımsızlığın güçlendirilmesi amacıyla bir merkez bankası kurulması gündeme geldi. Hükümet bu amaçla gerekli yasal hazırlıkları başlattı; Lozan Üniversitesinden Prof. Leon Morf’un katkısıyla hazırlanan yasa tasarısı 11 Haziran 1930’da TBMM’de kabul edildi.
1715 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu 30 Haziran 1930’da Resmi Gazete’de yayımlandı. Ancak bankanın fiilen faaliyete geçmesi yaklaşık 15 ay sonra gerçekleşti ve 3 Ekim 1931’de Ankara’da çalışmalar başladı.
Merkez Bankası’nın kuruluşunda dikkat çeken özelliklerden biri de anonim şirket statüsünde kurulmasıydı. TCMB’nin tarihçesine göre bu yapı, bankanın diğer kamu kurumlarından farklılığının ve bağımsızlığının bir göstergesi olarak tercih edildi.
İlk adres Ziraat Bankası
Merkez Bankası ilk yıllarında bugün bildiğimiz büyük merkez binasında değildi.
1931’de Ziraat Bankası binasında faaliyete başlayan banka, 1933’te bugün Ankara Şubesi olarak kullanılan Umum Müdürlük binasına taşındı.
Böylece genç Cumhuriyet’in yeni ekonomik kurumlarından biri olarak çalışmalarını sürdüren Merkez Bankası, zaman içinde hem görevlerini hem de kurumsal yapısını genişletti.
Merkez Bankası tarihindeki önemli dönemeçlerden biri 1955 yılında Banknot Matbaası’nın kurulması oldu.
İlk banknot ise 1958’de, 5. Emisyon Grubu’nun 3. tertibi olan 100 liralık banknot olarak dolaşıma çıkarıldı.
Daha sonraki yıllarda bankanın görev alanı da genişledi. 1970’te çıkarılan 1211 sayılı Kanun ile Merkez Bankası’nın yasal statüsü, organizasyonu, görev ve yetkilerinde önemli değişiklikler yapıldı.
1983’te Türkiye’nin ulusal altın ve döviz rezervlerini yönetme yetkisi Merkez Bankası’na verildi. 1987’de açık piyasa işlemleri başladı. 1992’de Elektronik Fon Transferi (EFT) sistemi kuruldu.
Bugünkü görevi ne?
Bugün Merkez Bankası’nın temel amacı fiyat istikrarını sağlamak. Banka, bu amaç doğrultusunda uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan belirleme yetkisine sahip olduğunu belirtiyor.
Bunun yanında finansal istikrarın desteklenmesi, döviz kuru rejiminin hükümetle birlikte belirlenmesi, altın ve döviz rezervlerinin yönetilmesi, banknot basma ve ihraç imtiyazının kullanılması ve ödeme sistemlerinin işletilmesi de bankanın görevleri arasında bulunuyor.
1931’de faaliyete başladığında Türkiye’nin ekonomik yapısı bugünkünden tamamen farklıydı. Merkez Bankası’nın önündeki temel meselelerden biri, yeni Cumhuriyet’in kendi para ve finans sistemini oluşturmasına katkıda bulunmaktı.
Bugün ise Merkez Bankası’nın aldığı faiz ve likidite kararları, döviz piyasasından kredi koşullarına, tasarruflardan şirketlerin yatırım kararlarına kadar ekonominin çok geniş bir bölümünü etkiliyor.
3 Ekim 1931’de Ankara’da faaliyete başlayan Merkez Bankası, 95 yıl sonra da Türkiye ekonomisinin en kritik kurumlarından biri olarak görevini sürdürüyor.
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
