Salı, 29 Eyl 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
ManşetSerbest Kürsü

II. Abdülhamid’in İstanbul kent planı

Alper Eliçin
Son güncelleme: 29 Eylül 2026 00:02
Alper Eliçin
Paylaş
Paylaş

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminim en önemli padişahı tartışmasız II. Abdülhamid’dir.

Ülkeye yaşattığı istibdat dönemi, döneminde bugünkü Türkiye’nin iki katından daha fazla toprak kaybedilmiş olması olumsuz yanlarıdır. Buna karşılık eğitim başta olmak üzere, Batılılaşma konularında yaptığı atılımlar da döneminin olumlu yanlarıdır.

Abdülhamid’in Batılılaşma çabalarından hiç duymamış olduğum birini tesadüfen son ABD seyahatimde öğrendim. Eski kağıt, parşömen ve haritaları restore eden Amerikalı genç bir dostumuz işi esnasında eline geçen bazı dokümanlar arasında, Abdülhamid’in İstanbul için bir imar planı yapılması amacıyla istediği bazı çizimler görmüştü. Amerika dönüşü konuyu araştırmaya karar verdim ve bulduğum bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.

Osmanlı’da İstanbul’a yeni bir imar planı yapma fikri aslında II. Selim’e kadar dayanıyor ama Abdülhamid’in bu konuya eğilmesi, ilk olarak Batı’ya yollanan büyükelçilerin Avrupa’nın Viyana, Paris ve Londra gibi kentlerinin yerleşim planlarından sitayişle bahsetmesiyle başlamış. Ancak, İstanbul’u ziyaret eden Avrupalı bir gezginin İstanbul’un meydanlarını Avrupa basınında eleştirmesinden de son derece rahatsız olmuş ve İstanbul’u yeniden yapılandırmaya ve biçimlendirmeye karar vermiş. O sıralar “93 Harbi” diye anılan Osmanlı-Rus Savaşı da sona ermiş ve Düyûn-ı Umûmiye kurularak borç ödemeleri bir düzene sokulmuştur. Dolayısıyla Abdülhamid, nispeten düzene giren mali yapıya da güvenerek Paris Büyükelçisi Salih Münir Bey’den Fransa’da konunun uzmanlarını bulup İstanbul’a getirmesini ister. Salih Münir Bey de bu talimat üzerine Paris Belediyesi baş mimarı Joseph Antoine Bouvard’ı ziyaret eder ve 1901 yılında bir kent planı yapması için İstanbul’a davet eder.

Joseph Antoine Bouvard (Wikipedia)

Bouvard Paris’te bulunan Ecole National Superieure des Beaux Arts’dan mezun olduktan sonra Paris Borsası, St Etienne Garı, Cumhuriyet Muhafızları Kışlası gibi pek çok önemli projenin mimarlığını yapmış. Ayrıca o dönemde oldukça popüler olan çeşitli uluslararası fuarlarda Paris şehri için pek çok pavyonu tasarlamış Fransa’nın önemli mimarlarından biridir.

Bouvard, Sait Münir’in davetini Paris’ten ayrılmayı düşünmediğini söyleyerek reddeder ama İstanbul kent planı üzerinde çalışmayı da kabul eder. Önce şehir haritaları yapılmadan plan yapılamayacağını söyler, ama daha sonra kendisine yollanan ve asıl üzerinde yoğunlaşması istenen alanların büyük boyutlu fotoğrafları üzerinden bir çalışma yapar. Hedeflenen yerler Eminönü-Karaköy aksı ve Beyazıt Meydanı’dır.

Ancak bu ünlü mimar İstanbul’a gelmediğinden ve kendisine İstanbul’un sanatsal mekanları ve topoğrafyası konusunda yeterli bilgi sağlanmadığından, anlamsız bir çalışma ortaya çıkar. Ayrıca, Zehra Betül Atasoy’ın Arkitera’da bu konuyla ilgili makalesinde anlatıldığı gibi, Eminönü Meydanı’na önerdiği ve Yeni Cami’yi de kapsayan çalışmanın, 1878’de Paris’te gerçekleştirilen Dünya Fuarı için inşa edilmiş olan Trecadero’dan esinlenmiş/çalınmış olması da bu işi önemsemediği ve yalap şap yaptığını göstermektedir.

Bouvard ayrıca İstanbul sur içini düz bir mekan zannederek, oldukça eğimli olan Beyazıt Meydanı’nı hem genişletmiş hem de düz olarak çizmiştir. Çalışmasında II Beyazıt Türbesi’ne de yer vermemiştir. Artık unuttu mu, yıkılmasını mı istedi bilemiyoruz. Osmanlı mimarisine benzeterek tasarladığı yeni Galata Köprüsü’nü de, geçilecek mesafeyi bilmediğinden neredeyse bugünkü Boğaz köprüleri uzunluğunda projelendirmiştir. Bu çalışma da yine Sayın Atasoy’un belirttiği gibi Paris’te Seine Nehri üzerindeki III. Alexandre Köprüsü’nü fazlasıyla anımsatmaktadır.

Bouvard’ın Galata Köprüsü için örnek çizimi. İÜ Nadir Eserler Ktp., Haritalar Bölümü

Bugün Sultanahmet Meydanı olarak bildiğimiz, o zamanki adıyla At Meydanı olarak isimlendirilen Doğu Roma İmparatorluğu’nun hipodromu için yapılan çizim de oldukça sorunludur. Projede, her ne kadar Sultanahmet Camii korunmuşsa da, Damat İbrahim Paşa Sarayı’nın yıkılması önerilmektedir. Ayrıca Kaiser II. Wilhelm’in 1899’da İstanbul ziyareti öncesi padişaha hediye olarak yaptırttığı Alman Çeşmesi kaldırılacaktır. Bir ana bulvar olarak düşünülen Divanyolu’nun iki tarafında da önemli anıtsal binaların yıkılması önerilmektedir. Paris’tekinin aksine İstanbul için önerilen bulvarlar da hiçbir yere ulaşmamakta, bir bütünlük arz etmemektedir.

Bu hayali proje Fransa Hükümeti tarafından Osmanlı’ya hediye edilir. Dönemin Batı’ya hayran olan ve karşısında eziklik duyan bürokrasisi ve kentin elit kitlesi, yine de bu ütopik projeyi beğenir ve ödenek ayrılmasını isterler. Ancak, projenin hayali olmasının yanı sıra gerçekleştirilmesi için bütçeden kaynak sağlanmasının da olanaksız olduğu anlaşılır. Bu sayede İstanbul bu saçma sapan projenin uygulanmasından kurtulur.

Günümüzde Bouvard’ın avan proje çalışmasının çizimleri İstanbul Üniversitesi envanterinde bulunmaktadır.

Manşet görseli: Bouvard’ın Beyazıt Meydanı Projesi. Kaynak: İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Haritalar Bölümü)

Kaynaklar:

1-Fatma Cana Bilsel, Geç Osmanlı Döneminden Cumhuriyet’e Çağdaş Şehir Düşüncesi ve İstanbul Planlaması, Büyük İstanbul Tarihi Cilt:8 , Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi

2-Saro Dadyan, Hayallerde Kalan İstanbul, İstanbul Büyükşehir Belediyesi- Kültür A.Ş., İBB Yayınları

3-Italyworldsfairs.org

4-Zehra Betül Atasoy, Bouvard’ın Ütopik Tarihi Yarımada Projeleri,5 Aralık 2011, Arkitera.com

Not: Bu yazım ilk olarak noktakibris.com sitesinde yayınlanmıştır.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAlper Eliçin
Takip et:
1974 yılında Alman Lisesi’nden mezun oldu. Öğrenimine Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde devam etti. İngiltere’de Sussex Üniversitesi’nde Yöneylem Araştırması ve ABD’de Clemson Üniversitesi’nde İşletme alanlarında yüksek lisans yaptı Dünya Bankası'na değişik projelerde danışmanlık yaptı, Çukurova Metropolitan Bölgesi Kentsel Gelişim Projesi'nde ise proje direktör yardımcılığı görevini üstlendi. Gayrimenkul geliştirme projelerindeki deneyimini zaman içerisinde turizm yatırımlarına yönlendirmiştir. İş yaşamına 1990 yılından itibaren Pegasus Havayolları'nda kurucu ortak olarak devam etti, şirkette genel müdür yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. İstanbul Havayolları'nda genel müdür yardımcılığı, Kavrakoğlu Management Institute’da başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Havayolu yönetimi, yeniden yapılandırılması, şirket birleştirme, ayırma ve satın almaları ve gayrimenkul yönetimi konuları uzmanlık alanlarından. Merkezi Paris'te olan Milletlerarası Ticaret Odası Havacılık Komitesi'nde uzun yıllar Türkiye'yi temsil etti, Türkiye Havacılık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği Başkan Yardımcılığı görevlerinde de bulundu. 2008 yılında BCD Eğitim ve Danışmanlık Ltd’nin kurucu ortağı oldu. Halen serbest danışman ve eğitmen olarak çalışmaktadır. Bugüne kadar Türkiye, KKTC, Rusya, Gürcistan, Azerbaycan, Romanya, Mısır, Belçika, İsviçre ve Avusturya’da eğitimler vermiş, danışmanlık yapmıştır. Ayrıca, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde dijital yayın organlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Çok iyi düzeyde Almanca ve İngilizce biliyor. Dağ tırmanışları ve doğa yürüyüşlerine ilgi duyuyor, Ağrı ve Musa dağları tırmandığı dağlar arasındadır. Okumak ve seyahat etmekten büyük zevk alıyor.
Önceki Makale “Lale Devri”ni bitiren isyan
Sonraki Makale Denetimsizliğin ağır bilançosu

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Denetimsizliğin ağır bilançosu

Mustafa Böğürcü
29 Eylül 2026
GünlükManşet

“Lale Devri”ni bitiren isyan

Medya Günlüğü
29 Eylül 2026
EditörSerbest Kürsü

Kusursuz vurgunun faturasını kim ödeyecek?

Yıldırım Aktuğan
28 Eylül 2026
Köşe YazılarıManşet

Güvenli limanın yüksek faturası

Metin Duyar
28 Eylül 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?