Bundan tam 488 yıl önce, 28 Eylül 1538 tarihinde Osmanlı donanması ile Andrea Doria komutasındaki müttefik donanması, bugünkü Yunanistan’ın kuzeybatısındaki Preveze açıklarında karşı karşıya geldi.
Deniz savaşları tarihinde önemli bir dönüm noktası sayılan bu karşılaşmanın bir tarafında Osmanlı kaptanıderyası Barbaros Hayreddin Paşa, diğer tarafında ise dönemin Avrupa’sının en deneyimli denizcilerinden Andrea Doria vardı.
Savaşın sonucu, Akdeniz’deki güç dengelerini uzun süre etkileyecekti.
Preveze’ye gelen müttefik donanması, Osmanlı donanmasından sayıca çok daha güçlüydü.
İspanya, Venedik, Papalık, Ceneviz, Malta ve Portekiz’in katıldığı ittifakın donanmasında çok sayıda büyük kalyon bulunuyordu. Kaynaklarda müttefik donanmasının yaklaşık 300 gemi ve 55 bin askerden oluştuğu belirtiliyor.
Barbaros’un emrindeki Osmanlı donanması ise yaklaşık 122 gemi ve 20 bin askerden oluşuyordu.
İlk bakışta rakamlar Osmanlı donanmasının işini oldukça zorlaştırıyordu.
Ancak Barbaros’un asıl avantajı gemi sayısı değil, manevra kabiliyeti ve savaş taktiğiydi.
Barbaros Hayreddin Paşa, donanmasını savaş sırasında hilal biçiminde düzenledi.
Kendisi merkezde bulunurken sağ kanadı Salih Reis, sol kanadı Seydi Ali Reis yönetiyordu. Turgut Reis ise gerideki kuvvetlerle destek sağlıyordu.
Müttefik donanması ise büyük kalyonlarını öne çıkararak Osmanlı gemilerini top ateşi altında bırakmayı amaçlıyordu.
Fakat savaş sırasında rüzgârın kesilmesi dengeleri değiştirdi. Yelkenli büyük kalyonlar hareket kabiliyetlerini kaybederken, Osmanlı kadırgaları daha rahat manevra yapabildi.
Barbaros da bu avantajı değerlendirdi.
Osmanlı gemileri müttefik donanmasının saflarını yararak ilerledi. Andrea Doria’nın Osmanlı donanmasını kuşatma girişimleri Barbaros’un karşı manevralarıyla sonuçsuz kaldı.
Yaklaşık beş saat süren savaşın ardından müttefik donanması geri çekilmek zorunda kaldı.
Neden önemliydi?
Preveze yalnızca kazanılmış bir deniz savaşı değildi.
Savaş, Osmanlıların Akdeniz’deki deniz gücünü ortaya koyan en önemli olaylardan biri oldu. TDV İslâm Ansiklopedisi, Preveze’nin Akdeniz’deki Osmanlı hâkimiyetini kesin biçimde belirlemesi bakımından büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Zaferin haberi Kanuni Sultan Süleyman’a 14 Ekim 1538’de ulaştı. Barbaros’un gönderdiği fetihname devlet erkânı tarafından ayakta dinlendi ve İstanbul’da büyük sevinç yarattı.
Preveze’den sonra Osmanlı donanmasının Akdeniz’deki ağırlığı daha da arttı. Savaşın bir başka sonucu da gemi teknolojisi açısından dikkat çekiciydi: Büyük kalyonlara karşı kadırgaların manevra üstünlüğü, Osmanlı donanmasının uzun süre kadırgalara ağırlık vermesinde etkili oldu.
İlgili yazı:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
