Fransız gazeteci-yazar Pierre Rehov, İsrail yanlısı aşırı sağcı Amerikan düşünce kuruluşu Gatestone Institute’ta yayımlanan yazısında, Gazze için hazırlanan 15 maddelik yol haritasında Türkiye ve Katar’ın garantör ülkeler arasında yer almasını eleştirdi.
ABD öncülüğündeki plan kapsamında Mısır, Katar, Türkiye ve ABD, Gazze’de Hamas’tan Filistinli teknokratlardan oluşacak bir yönetime geçiş sürecinin garantörleri olarak görev yapacak. Plan, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, tek bir sivil yönetim oluşturulmasını ve silahlı grupların yeniden askeri yapılanma kurmasının engellenmesini öngörüyor. Uygulamanın aşamalarının uluslararası bir doğrulama mekanizması tarafından denetlenmesi planlanıyor.
Rehov yazısında, “Hamas’la yakın ilişkileri bulunan Türkiye ve Katar, örgütün silahsızlandırılmasını tarafsız biçimde denetleyebilir mi” diye sordu.
Yazara göre garantör ülkelerin görevi yalnızca arabuluculuk yapmak değil, tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine karar vermek olacak. İsrail’in Gazze’den aşamalı çekilmesinin de Hamas’ın silahsızlandırılmasında sağlanacak ilerlemeye bağlanması nedeniyle, doğrulama mekanizmasının kritik öneme sahip olduğu belirtiliyor.
Rehov, özellikle Türkiye’nin Hamas’la ilişkilerine dikkat çekti. Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayya’nın 20 Temmuz’da göreve seçilmesinin ardından MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın kendisini telefonla kutladığını, dokuz gün sonra da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın el-Hayya ve beraberindeki heyeti Ankara’da kabul ettiğini hatırlattı (manşet fotoğrafı). Yazar, görüşmelerde Hamas’ın silahsızlandırılması konusunun öne çıkmadığını iddia etti.
Türkiye’nin Hamas’la ilişkilerinin yeni olmadığını belirten Rehov, örgütün üst düzey isimlerinin uzun yıllardır Türkiye’de bulunduğunu ve Ankara’nın Hamas’ı ABD ve Avrupa Birliği gibi terör örgütü olarak tanımadığını söyledi.
Rehov ayrıca Katar’ın Hamas’la ilişkilerini ele aldı ve Doha’nın örgüte uzun süredir siyasi ve mali destek verdiğini öne sürdü ve “Türkiye ve Katar’ın Hamas üzerindeki etkisi, garantörlük açısından bir avantaj olarak görülebilir; ancak örgüt üzerindeki nüfuz ile onu tarafsız biçimde denetleyebilmek aynı şey değil” diye yazdı.
Yazıda 22 Mart 2026’da İbrahim Kalın’ın İstanbul’da Hamas Siyasi Büro heyetiyle yaptığı görüşmeye değinildi. Rehov, görüşmeye ilişkin yayımlanan açıklamalarda İsrail’in operasyonları ve Gazze’deki anlaşma tartışmalarına yer verilirken Hamas’ın silahsızlandırılmasının gündeme gelmediğini savundu.
Gazze yol haritasının yalnızca silahların teslim edilmesini değil, Hamas’ın komuta yapısı, finans kaynakları, silah üretimi, lojistik ağı, istihbarat yapılanması ve tünelleriyle birlikte askeri kapasitesinin tamamen tasfiye edilmesini öngördüğüne dikkat çeken Rehov, asıl sınavın uygulama aşamasında yaşanacağını belirtti.
Yazar, İsrail’in de Türkiye ve Katar’ın doğrulama mekanizmasına katılmasına itiraz ettiğini hatırlattı.
Buna karşılık ABD tarafı, iki ülkenin ateşkesin korunması ve görüşmelerin ilerletilmesinde önemli rol oynadığını savunuyor. BM’ye sunulan uygulama raporunda da Mısır, Katar, Türkiye ve ABD’nin ateşkesin sürdürülmesinde “vazgeçilmez” rol oynadığı belirtiliyor.
Fotoğraf: Dışişleri Bakanlığı
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
