Napolyon Bonapart 14 Eylül 1812 tarihini muhtemelen hayatındaki en büyük zaferlerden birinin başlangıcı gibi görünüyordu.
Fransız İmparatoru, Avrupa’nın dört bir yanından topladığı yüz binlerce askerden oluşan “Grande Armée” ile Moskova’ya girmişti ama karşılaştığı manzara hiç beklediği gibi değildi.
Şehir neredeyse tamamen boşaltılmıştı.
Napolyon’un Rusya seferi 24 Haziran 1812’de başlamıştı. Ama Rus ordusu Fransızlarla doğrudan büyük bir savaşa girmek yerine geri çekiliyor, geride kullanılabilecek yiyecek ve malzeme bırakmamaya çalışıyordu. Fransız ordusu Rusya’nın içlerine ilerledikçe ikmal hatları uzuyor, askerlerin ve atların ihtiyaçlarını karşılamak giderek zorlaşıyordu.
7 Eylül’de Moskova’nın yaklaşık 120 kilometre batısındaki Borodino’da büyük bir savaş yapıldı. Fransızlar savaş alanını ellerinde tuttu ancak Rus ordusu tamamen yok edilemedi ve çekilerek Moskova yolunu açtı. Napolyon bunun ardından Rus Çarı I. Aleksandr’ın barış istemek zorunda kalacağını düşünüyordu.
Ama 14 Eylül’de Moskova’ya girildiğinde ise şehirde beklenen zafer görüntüsü yoktu.
Yaklaşık 275 bin nüfuslu kentin büyük bölümü terk edilmişti. Napolyon’un karşısında Rus hükümetinin temsilcileri ya da barış görüşmesi yapacağı yetkililer bulunmuyordu. Yiyecek ve erzak da beklenenden çok daha azdı.
Sonra daha büyük bir felaket geldi.
Gece yarısından sonra Moskova’nın farklı noktalarında yangınlar başladı. Yangınlar günler boyunca sürdü ve şehrin büyük bölümü tahrip oldu. Yangınların Ruslar tarafından çıkarıldığına ilişkin yaygın tarihsel değerlendirme bulunsa da, kimin ne ölçüde sorumlu olduğu konusunda tartışmalar var.
Napolyon yine de Aleksandr’ın barış isteyeceğini umdu. Fakat Çar geri adım atmadı.
İmparator yaklaşık bir ay Moskova’da kaldı. Sonunda Rus kışının yaklaşması, ordusunun giderek zayıflaması ve beklenen barış teklifinin gelmemesi üzerine 19 Ekim’de Moskova’dan çekilme emri verdi.
Bundan sonrası Napolyon’un en büyük askeri felaketlerinden biri oldu. Açlık, hastalık, soğuk, Rus saldırıları ve ikmal sorunları Fransız ordusunu parçaladı. Rusya’ya giren yüz binlerce askerin yalnızca küçük bir bölümü geri dönebildi.
Napolyon Moskova’yı ele geçirmişti ama Rusya’yı yenememişti.
Bu yüzden 14 Eylül 1812, tarihte yalnızca Fransız ordusunun Moskova’ya girdiği gün olarak değil, Napolyon’un Avrupa’daki büyük yükselişinin sonunun başladığı günlerden biri olarak da hatırlanıyor.
Fakat bu işgal Rusların hafızasına yazıldı; üstüne 2. Dünya Savaşı’ndaki Alman işgali gelince yabancı bir gücün işgaline uğrama korkusu hem devletin hem de halkın genlerine işledi. Rusya’nın günümüzde Ukrayna’yı işgal etmesinin bir nedeni de, bilinçaltındaki NATO tarafından işgal edilme korkusuydu.
İlgili yazı:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
