İsrail’in Suriye’deki son hava saldırısının Türkiye ile doğrudan askeri çatışmaya yol açıp açmayacağı Moskova’da polemik konusu oldu.
İzvestiya gazetesinin sorularını yanıtlayan askeri uzman Yuri Lyamin, İdlib kırsalındaki saldırının öncelikle coğrafi konumu açısından dikkat çekici olduğunu belirterek, İsrail savaş uçaklarının Suriye’nin kuzeyine, Ankara’nın doğrudan çıkar alanına giren bölgelere kadar ilerlediğini söyledi.
İsrail’in bugüne kadar İdlib’deki operasyonlardan büyük ölçüde kaçındığını hatırlatan Lyamin, “Suriye Hava Kuvvetleri ve hava savunma sistemlerinin yeniden yapılandırılması, İsrail’e göre hava sahasındaki üstünlüğü açısından tehdit oluşturuyor” dedi.
Lyamin, Suriye’deki hava üssüne yönelik saldırının hem Şam’a hem de Ankara’ya verilmiş bir mesajı olduğunu belirterek, “Ancak taraflar doğrudan çatışmadan kaçınacak ve gerilim büyük ihtimalle sınırlı olaylar ile diplomatik girişimler çerçevesinde kalacak” diye konuştu.
Orta Doğu uzmanı Kirill Semyonov ise, İsrail’in saldırısının Ankara’ya mesaj vermeyi amaçladığı değerlendirmesi için acele edilmemesi gerektiğini, Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü’nün hukuken ve fiilen Suriye’ye ait olduğunu, bölgede Türk askerlerinin bulunmadığını söyledi.
Semyonov, “İsrail’in hedefi, Suriye Hava Kuvvetleri’nin yeniden faaliyete geçmesini engellemek. Saldırı sonrasındaki tartışmalar ise İsrail’in medya ve siyasi baskı stratejisinin bir parçası. Türkiye ileride bölgede resmi olarak asker konuşlandırırsa, İsrail doğrudan bir çatışmaya girmemek için benzer saldırılardan kaçınır” dedi.
Siyaset bilimci Vladimir Sotnikov İsrail’in Suriye’deki operasyonlarının bölgesel çapta bir savaşa hazırlanıldığı anlamına gelmediğini söyledi.
Siyaset bilimci ve Orta Doğu İlişkileri Stratejik Araştırma ve Geliştirme Merkezi Direktörü Ahmed Vakhşiteh ise, Türkiye ile İsrail’in bozulan ilişkilerinin Suriye üzerinden yaşanan bir çatışma olmaktan çıktığını ve Orta Doğu’da yeni bir güç dengesi mücadelesine dönüştüğünü vurguladı.
RUSSTRAT Enstitüsü Direktörü Yelena Panina da, İsrail’in saldırılarının Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını güçlendirmesinin önüne geçmeyi amaçladığını savundu.
Vesti TV’nin sorularını yanıtlayan Rusya Bilimler Akademisi Doğu Araştırmaları Enstitüsü uzmanı Boris Dolgov ise, “Türkiye açısından İsrail’in Orta Doğu’daki etkisini genişletmeyi sürdürmesi kabul edilemez” dedi.
RT TV’nin konuğu olan Moskova Devlet Pedagoji Üniversitesi Tarih ve Politika Enstitüsü Müdür Yardımcısı Vladimir Şapovalov da, Orta Doğu’da İsrail karşıtı güçlü bir koalisyonun oluşabileceğini ve bu yapıda birbirleriyle rekabet eden Türkiye ile İran’ın dahi yer alabileceğini söyledi.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
