Pazar, 23 Ağu 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörGünlük

Mesele “şapka” değil

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 23 Ağustos 2026 00:01
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Mustafa Kemal Atatürk 23 Ağustos 1925’te Cumhuriyet tarihinin en sembolik devrimlerinden birini başlatmak üzere Çankırı ve Kastamonu’ya doğru yola çıktı.

Yanında o dönem için henüz alışılmadık bir şey vardı: Bir Panama şapkası.

Bugün “Şapka ve Kıyafet Devrimi” denildiğinde çoğu zaman yalnızca “fes kaldırıldı, şapka geldi” diye özetlenen olay, aslında çok daha geniş bir dönüşümün parçasıydı. Çünkü asıl mesele yalnızca insanların başlarına ne taktığı değil, yeni Cumhuriyet’in kendisini Osmanlı geçmişinden nasıl ayıracağı ve toplumun görünüşünden yaşam biçimine kadar hangi yöne evrileceğiydi.

23 Ağustos’ta başlayan gezi, Çankırı, Kastamonu, İnebolu ve çevredeki ilçeleri kapsıyordu. Mustafa Kemal, gittiği yerlerde halkla doğrudan temas ediyor, yeni kıyafet anlayışını önce topluma gösteriyor, ardından bunun neden gerekli olduğunu anlatıyordu.

Kastamonu’da ve daha sonra İnebolu’da yaptığı konuşmaların temel mesajı açıktı: Türkiye Cumhuriyeti, görünüşüyle de çağdaş dünyaya uyum sağlamalıydı.

İnebolu Türk Ocağı’nda yaptığı tarihi konuşmada, “medenî ve beynelmilel kıyafet” anlayışını savundu. Pantolon, ceket, gömlek, kravat ve bunları tamamlayan başlığın da şapka olması gerektiğini söyledi.

Böylece mesele açıkça ortaya konmuştu.

Yeni Türkiye yalnızca yönetim biçimini değiştirmiyor, günlük hayatın sembollerini de değiştiriyordu.

Peki, halk hemen şapka taktı mı?

Hayır. Ancak Kastamonu gezisinde ortaya çıkan tablo, beklenenden daha olumlu oldu.

Mustafa Kemal’i gören birçok kişi, başındaki fesini, kalpağını ya da diğer başlıklarını çıkararak onu başı açık karşıladı. Gezi ilerledikçe şapka kullanımı da hızla yayılmaya başladı.

Özellikle memurlar ve şehirlerdeki okumuş kesim arasında şapkaya büyük ilgi oluştu. İstanbul’daki şapka satan dükkânlarda yoğunluk yaşandı, yerli üretim yetersiz kalınca Avrupa’dan şapka ithal edildi.

Ancak herkes için bu değişim kolay değildi.

Şapka ekonomik olarak da yeni bir yük anlamına geliyordu. Hükümet, kıyafet almakta zorlanan memurlara borç verilmesi gibi çözümler geliştirdi.

Asıl mesele ise yalnızca para değildi. Fes, Osmanlı toplumunda sıradan bir giysi olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyordu. Dolayısıyla şapka, bazı çevreler tarafından kültürel ve dini bir sembol değişimi olarak görülüyordu.

Kastamonu gezisinden yaklaşık üç ay sonra konu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önüne geldi.

Konya Milletvekili Refik Koraltan ve arkadaşlarının verdiği teklif, 25 Kasım 1925’te kabul edildi. 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun’la milletvekilleri ve devlet memurlarının şapka giymesi zorunlu hale getirildi.

Kanun, halkın genel serpuşunun (başlık) şapka olduğunu belirtiyordu.

Ancak Meclis’te hiçbir itiraz olmadan kabul edilmiş değildi. Bursa Milletvekili Nurettin Paşa, kanuna karşı çıkan isimlerden biriydi. Tartışmaların temelinde devletin vatandaşın kıyafetine ne ölçüde müdahale edebileceği sorusu vardı.

Sonuçta kanun kabul edildi, böylece Kastamonu’da başlayan sembolik değişim, birkaç ay sonra devlet politikası haline geldi.

Tepkiler

Şapka Kanunu ülkenin her yerinde aynı biçimde karşılanmadı.

Birçok yerde insanlar yeni uygulamaya uyum sağlarken, bazı bölgelerde protestolar yaşandı. Rize, Erzurum ve çeşitli Anadolu kentlerinde şapka karşıtı gösteriler düzenlendi.

Hükümet ise bu tepkileri yalnızca bir kıyafet tartışması olarak görmedi.

Cumhuriyet’in yeni düzenine yönelik bir direnç olarak değerlendirilen bazı olaylarda sert önlemler alındı. İstiklal Mahkemeleri devreye girdi; yargılamalar yapıldı ve ağır cezalar verildi.

Bu nedenle Şapka Devrimi, Cumhuriyet tarihinin en tartışmalı reformlarından biri oldu.

Cumhuriyet birkaç yıl önce ilan edilmiş, saltanat kaldırılmış, halifelik sona erdirilmişti. Yeni devlet, hukukundan eğitim sistemine, alfabesinden kıyafetine kadar eski düzenle arasına mesafe koymaya çalışıyordu.

Şapka da bu büyük dönüşümün en görünür sembollerinden biri oldu.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale İsrail’in şımarıklığı, Rusya’nın mesajı ve Türkiye’nin zor sınavı
Sonraki Makale Sadece “İyi” yaşıyor

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Dış borçla tanıştığımız gün

Medya Günlüğü
23 Ağustos 2026
GünlükManşet

Tarihte bu hafta

Medya Günlüğü
23 Ağustos 2026
EditörKöşe Yazıları

Herkes kendine yakışanı yapar

Dr. Nevin Sütlaş
23 Ağustos 2026
EditörSerbest Kürsü

ABD’nin en ilerici eyaleti

Alper Eliçin
23 Ağustos 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?