İnsan önce doğadan korktu. Hayvanlardan, gök gürültüsünden, depremden, uçsuz bucaksız, karanlık ormanlardan, alıp götüren nehirlerden, sellerden. Ateşten korktu.
Sonra bunlarla arasına mesafe koydu. Uzaklaştı doğadan. Doğal kültürünü terk etti ve kendine, kendini güvende hissedebileceği bir yapay kültür inşa etti. Ana kültür doğa ise, kültür dediğimiz ve insan eliyle yapılmış, insan aklıyla yaratılmış her şey yapay kültürdür. Belirli bir sayının üstündeki kalabalık topluluklar yapaydır. Kentler yapaydır. Toplumsal hayat, din, eğitim, toplumsal hayatı mümkün kılan normlar, demokrasi, para, ekonomi vb. her şey insan dünyasına aittir ve yapaydır.
Kendi doğasından firar ederek araya sınırlar koyan ve kaçtığı doğayı da asla rahat bırakmadan, onu sömüren, insanın kendi yarattığı kültür sürsün diye durmaksızın yakan, kesen, yok eden insan sonra yeni kendinden de usandı. İcat ettiği milliyetten kaçar oldu. İcat ettiği lisana küfreder oldu. İcat ettiği topluma düşman kesildi. Dedi ki ‘’Bennnn, yalnız ve ancak bennn’’. Vatandaşlık haklarını icat eden ve onlara yaslanan bilinçli vatandaş zaten hükümet edenlerin hep canını sıkıyordu. Din aracılığıyla toplum kurulurken dayanışma, eşitlik arzusu, merak ve bilme ihtiyacı adeta istenmeyen yan etkiler gibi ortaya çıkmıştı. Yönetenler bunlarla hep mücadele ettiler.
Şimdilerde insan milliyetinden soyundu, ana dilinden soyundu, toplumsallığından soyundu, memleket duygusundan soyundu, aile bireyi olmaklığından istifa etti, evlilikten de kurtulmak için her şeyi yaptı yapıyor. Ama bitmedi. Kendi cinsiyetinden de kurtulmak istiyor. Uterus, rahim, yumurtalık, süt vermek üzere donatılmış memeler beni kadın yapmaz diyor. Öte yandan bir penis, iki testis, bolca kas, geniş omuzlar, dar kalçalar, bolca kılla süslenmiş erkek itiraz ediyor. Hiç de bilem, diyor. Bunlar benim erkek olduğumu göstermez. İki grup da bir ağızdan ‘’Biyolojik cinsiyet yoktur!’’ diyorlar. Hepsi toplumun dayatmasıymış.
Böylece cinsiyetinden de soyunan insan huzur buldu mu dersiniz? Hayır! Şimdi de kaşı gözü derken yüzünü, derken karnını, derken cinsel organını, derken kulaklarını ve burnunu vb. modifiye ediyor. Kimi kendini bir başka insana kimi de bir hayvana ya da olmayan bir türe falan benzetmeye çalışıyor. Yapay akıl, yapay kol, bacak, göz, kulak derken insan kendini elden geçiriyor. Görüntü ve beden olarak.
Modifiye insan yükseliyor.
Doğal insan “out.”
İnsanlık? Yani ahlak, erdem, iyilik, herkesin iyiliği, refahı, sadakat, bağlılık… Yangında ilk terk edilenlerden. Yangın çoktandır sürüyor ve kalabalıklar için artık çok geç. Ama insan illaki kalacak.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
