Türkiye Cumhuriyeti’nin çok partili siyasi hayata geçiş yolundaki ilk önemli denemelerinden biri olan Serbest Cumhuriyet Fırkası sadece üç ay yaşayabilse de, bu kısa siyasi deney Cumhuriyet tarihinin en çok tartışılan dönemlerinden biri olarak hafızalarda kaldı.
Parti, Mustafa Kemal Atatürk’ün teşvikiyle yakın arkadaşı ve eski başbakanlardan Fethi Okyar tarafından bundan tam 96 yıl önce, 12 Ağustos 1930’da kuruldu. Amaç, tek parti yönetimi altında çalışan siyasi sistemde iktidarı denetleyebilecek, Meclis’te farklı görüşleri dile getirebilecek bir muhalefet partisinin ortaya çıkmasıydı.
Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kuruluşunu anlamak için 1930’daki Türkiye’ye bakmak gerekiyor.
1925’te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kapatılmasının ardından ülkede fiilen tek parti dönemi yaşanıyordu. Cumhuriyet Halk Fırkası hem Meclis’te hem de devlet yönetiminde belirleyici güçtü.
Ancak ABD’de 1929’da başlayan Büyük Buhran’ın etkileri Türkiye’ye kadar ulaşmıştı. Özellikle tarıma dayalı ekonomide yaşanan sıkıntılar, çiftçilerin ve geniş halk kesimlerinin ekonomik durumunu ağırlaştırmıştı. Vergiler, hayat pahalılığı ve ekonomik politikalar konusundaki eleştiriler artıyordu.
Bu ortamda hükümeti ve uygulanan politikaları Meclis içinde denetleyebilecek bir muhalefet partisinin yararlı olacağını düşünen Mustafa Kemal, bu görev için de en yakın arkadaşlarından biri olan Fethi Okyar’ı seçti.
Serbest Cumhuriyet Fırkası, Cumhuriyet’in temel ilklerine bağlı olduğunu açıkça ilan ediyordu. Cumhuriyetçilik, milliyetçilik ve laiklik partinin temel esasları arasında yer alıyordu.
Ekonomide ise Cumhuriyet Halk Fırkası’nın devletçi çizgisine karşı daha liberal bir yaklaşım savunuyordu.
Parti programında öne çıkan bazı başlıklar şunlardı:
Vergilerin halkın ödeme gücünü aşmayacak şekilde düzenlenmesi
Devlet müdahalesinin sınırlandırılması
Özel girişimin desteklenmesi
Yolsuzluk ve rüşvetle mücadele
Mahkemelerin daha hızlı çalışması
Seçim sisteminin geliştirilmesi
Kadınların siyasi haklara sahip olması
Programda ayrıca özel girişimin yetersiz kaldığı alanlarda devletin devreye girebileceği de belirtiliyordu. Yani parti, mutlak bir “devlet karşıtlığı” değil, dönemin şartlarına göre daha serbest girişimci bir ekonomik anlayış savunuyordu.
Büyük ilgi gördü
Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın hikâyesindeki asıl dönüm noktası, partinin kısa sürede gördüğü büyük ilgi oldu.
Başlangıçta kontrollü bir muhalefet deneyimi olarak düşünülen parti, çok kısa sürede hükümetten memnun olmayan geniş kesimlerin dikkatini çekti. Ülkenin birçok yerinde teşkilatlar kurulmaya başladı.
Fethi Okyar’ın özellikle İzmir gezisi, Serbest Fırka’nın beklenenden çok daha güçlü bir toplumsal karşılık bulduğunu gösterdi. Okyar’ın karşılanması sırasında büyük kalabalıklar toplandı; iktidara yönelik eleştiriler ve siyasi gerilim de belirgin biçimde arttı.
Parti, Cumhuriyet Halk Fırkası’ndan ayrılan bazı milletvekillerinin katılımıyla Meclis’te de temsil edilmeye başladı. Fethi Okyar’ın meclis kürsüsünden yaptığı etkili konuşmalarla partinin Meclis’teki siyasi varlığı daha görünür hale geldi.
Serbest Cumhuriyet Fırkası, 1930 belediye seçimlerine de katıldı. Seçimler sırasında iki parti arasında sert tartışmalar yaşandı.
Muhalefet, bazı yerlerde seçimlere usulsüzlük ve baskı karıştırıldığı iddialarını gündeme getirdi. Serbest Fırka’nın beklenenden yüksek oy alması, iktidar ile yeni muhalefet arasındaki siyasi gerilimi daha da artırdı.
Ancak partinin yükselişi beraberinde başka bir sorunu da getirdi.
Hükümete ve mevcut düzene tepki duyan çok farklı kesimler Serbest Cumhuriyet Fırkası çevresinde toplanmaya başlamıştı. Parti yönetimi, Cumhuriyet ve laiklik karşıtı çevrelerin de bu hareketi kendi amaçları için kullanmasından endişe duyuyordu.
Başlangıçta hükümeti denetleyecek bir muhalefet hareketi olarak tasarlanan parti, kısa sürede kontrol edilmesi zor, geniş bir toplumsal muhalefet odağına dönüşmeye başlamıştı.
Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kuruluşunda Mustafa Kemal Atatürk’ün açık teşviki vardı. Ancak parti büyüdükçe ortaya önemli bir siyasi sorun çıktı.
Fethi Okyar’ın liderliğindeki parti, iktidardaki Cumhuriyet Halk Fırkası’na karşı giderek daha sert bir muhalefet yürütüyordu. Mustafa Kemal’in hangi tarafın başında yer alacağı konusu da tartışma yaratıyordu.
Fethi Okyar ve parti yöneticileri, mücadeleyi doğrudan Atatürk’e karşı yürütmek gibi bir konuma sürüklenmek istemiyordu.
Sonunda Serbest Cumhuriyet Fırkası kendi yöneticilerinin kararıyla 17 Kasım 1930’da kendini feshetti. Böylece Türkiye’nin ikinci çok partili siyasi hayat denemesi de yalnızca yaklaşık 97 gün sürdü.
Bu arada, Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kapanışıyla ilgili anlatımlarda bazen Menemen Olayı ile doğrudan bir bağlantı kuruluyor. Ancak 12 Ağustos 1930’da kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, 17 Kasım 1930’da kendini feshetti. Menemen’de Kubilay’ın öldürüldüğü ayaklanma ise, 23 Aralık 1930’da yaşandı.
Dolayısıyla Menemen Olayı, Serbest Cumhuriyet Fırkası kapandıktan sonra meydana geldi. Ancak olay, o dönemde çok partili siyasi hayata geçiş konusunda zaten var olan güvenlik ve rejim tartışmalarını daha da güçlendirdi.
Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın ömrü kısa oldu ama Türk siyasi tarihinde iz bıraktı.
Fotoğraftakiler: (Soldan sağa) Ali Fethi Okyar, Salih Bozok, Mustafa Kemal Atatürk, Nermin Okyar (Kırdar), Kılıç Ali. Ayaktakiler: Şükrü Özyörük ve Cevat Abbas Gürer. Kaynak: Hanri Benazus Koleksiyonu / Cemal Işıksel Arşivi
***
İlgili yazı:
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
