Cuma, 2 Eki 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
*Serbest Kürsü

Zor kararları MGK mi alacak?..

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 3 Eylül 2026 21:31
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

“Yasanın sonuç doğurması, MGK gibi tavsiye kararı veren idari bir organın raporuna bağlandı. Hiçbir yasa idari bir kurumun kararına bağlı olarak yürürlüğe girmez. Bu bile yapılan çerçeve yasanın anormalliğini ortaya koyuyor. MGK ‘silah bırakmamışlar’ derse geçmiş olsun, yasa hükümsüz. Diğer sorun, MGK’nin raporları nasıl denetlenecek?”

Bu sözler, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” hakkında bir hukukçunun sosyal medyada yaptığı değerlendirmeden. Bir başka hukukçu ise bu görüşe, “İmzamı atarım” diyerek destek vermiş.

Ortaya atılan sorular önemli.

Çünkü “Terörsüz Türkiye” sürecinde artık siyasi söylemlerin ötesine geçilip, hukukun ve devlet kurumlarının devreye gireceği çok daha hassas bir aşamaya gelindi.

Kabul edilen düzenleme, “Terörsüz Türkiye” hedefi açısından önemli ve cesur bir adım. Bu adımı yenilerinin izlemesi bekleniyor. Ancak yasa kabul edilmeden önce başlayan tartışmalar, yasalaşmasının ardından da devam ediyor.

Tartışmaların merkezindeki konulardan biri ise Milli Güvenlik Kurulu’na verilen rol.

Yasanın uygulanmaya başlanması bazı ön şartlara bağlandı. Öncelikle terör örgütünün varlığını sona erdirdiğinin ve sahip olduğu tüm silahları teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca kesin şekilde tespit ve teyit edilmesi gerekiyor.

Bu teyidin ardından Milli Güvenlik Kurulu’nun örgütün feshine ilişkin alacağı kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla düzenleme fiilen uygulanabilir hale gelecek.

MGK kararının yayınlanmasının ardından kanundan yararlanmak isteyenlere altı aylık başvuru süresi tanınacak. İlk aşamada başvuru ve kayıt işlemleri gerçekleştirilecek. Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberlerinde getirdikleri veya beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç ve patlayıcı maddeler kayıt altına alınarak devlet birimlerine teslim edilecek.

Aslında MGK’ye süreç içerisinde önemli bir sorumluluk verilmek istendiği aylar öncesinden belliydi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları hakkında 2025 Kasım ayı başlarında basına yaptığı açıklamada, “MGK, PKK’nın silahlı örgüt olmaktan çıktığı yönünde karar verirse hukuki süreç başlar, meselenin hukuki yönü tahkim olur” demişti.

Kurtulmuş, sürecin en kritik aşamasının örgütün silah bırakması olduğunu vurgularken, “Bir sonraki adım, örgütün silah bıraktığının ve kendini tasfiye ettiğinin tespit edilmesidir. Bu tespiti TBMM değil, MİT ve Milli Savunma Bakanlığı yapacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

O tarihte bu köşede yayımlanan “Tespiti kim yapacak?” başlıklı yazımızda tam da bu noktaya dikkat çekmiştik.

MGK’nin Anayasa’ya göre tavsiye niteliğinde kararlar alan bir kurul olduğunu, bu tavsiyelerin siyasi irade açısından nasıl değerlendirileceğinin ayrı bir konu olduğunu hatırlatmıştık.

Ve şu değerlendirmeyi yapmıştık:

“İktidarın PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin zor kararları MGK’yi devreye sokarak almayı planladığı anlaşılıyor.”

Bugün gelinen noktada kabul edilen yasa, o gün yaptığımız bu değerlendirmeyi doğrular nitelikte.

O halde o gün sorduğumuz soruları bugün yeniden soralım:

MGK, siyasi ağırlığı böylesine yüksek bir konuda PKK’nın silah bıraktığına ve artık silahlı bir örgüt olmaktan çıktığına ilişkin bir tespitte bulunabilir mi?

Böyle bir tespitte bulunmak MGK’nin yetkileri arasında mıdır?

MGK’nin alacağı bir kararla hukuki süreç başlatılabilir mi?

Daha da önemlisi, böylesine siyasi sonuçlar doğuracak nihai bir kararın sorumluluğunu kim üstlenmelidir?

MGK mı, siyasi irade mi?

Asıl tartışılması gereken konu budur.

Anayasa’ya göre MGK’nin konumu belli. Kurul, milli güvenlikle ilgili konularda değerlendirmelerde bulunur ve tavsiye kararları alır. Nihai siyasi sorumluluk ise seçilmiş siyasi iradeye aittir.

Bu nedenle güvenlik kurumlarının sahadaki tespitlerini yapması, MGK’nin bu tespitleri milli güvenlik açısından değerlendirmesi doğaldır. Ancak bütün bunların sonucunda hukuki ve siyasi sonuç doğuracak nihai kararın siyasi irade tarafından alınması daha doğru olacaktır.

Geçmişte AK Parti iktidarlarının MGK’nin bazı tavsiye kararlarını uygulamadığı örnekler yaşandı. Gelecekte de gelişmelerin seyrine göre MGK’nin değerlendirmelerinin siyasi irade tarafından yeterli görülmemesi ihtimali vardır.

O zaman ne olacak?

Yasanın uygulanması bekleyecek mi?

Süreç duracak mı?

Yoksa siyasi irade sorumluluk alarak yoluna devam mı edecek?

Bugün tartışılması gereken sorulardan biri de budur.

Siyasi irade, “Terörsüz Türkiye” sürecini bu aşamaya getirene kadar önemli bir sorumluluk üstlendi ve cesaretle hareket etti. Bundan sonra karşılaşılacak zor kararların sorumluluğunu da aynı cesaretle üstlenmesi gerekir.

Zor kararların arkasına kurumları koymak yerine, gerektiğinde o kararların siyasi sorumluluğunu üstlenmek demokratik siyasetin gereğidir.

Ancak sürecin bütün yükünü yalnızca iktidarın omuzlarına bırakmak da doğru değildir.

Terör meselesi Türkiye’nin onlarca yılına, binlerce insanının hayatına ve ülkenin geleceğine mal olmuş bir meseledir. Böyle bir sorunun çözümü günlük siyasi hesapların üzerinde tutulmalıdır.

Muhalefet partileri de aşırı beklentileri ve iç politika hesaplarını bir kenara bırakarak, yanlış gördüklerini eleştirirken doğru buldukları adımlara destek vermekten kaçınmamalıdır.

Çünkü “Terörsüz Türkiye” bir partinin değil, Türkiye’nin meselesidir.

Daha demokratik bir Türkiye de öyle.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde yalnızca MGK’nin ne karar vereceğini değil, siyasi iradenin ve muhalefetin ne kadar sorumluluk üstleneceğini de göreceğiz.

Asıl zor kararlar bundan sonra başlayacak.

İlgili yazı:

Tespiti kim yapacak?

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanGürsel Demirok
Takip et:
Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
Önceki Makale Hastalık mı bağımlılık mı?
Sonraki Makale Ankara’nın Libya’da gerçeklerle imtihanı

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Haritanın ötesinde Ermenistan

Özer Arslanpay
2 Ekim 2026
*MG Özel

“Fon krizi” Rusları tedirgin etti…

Fuad Safarov
2 Ekim 2026
EditörSerbest Kürsü

Dünya KKTC’yi artık tanımalı

Gürsel Demirok
1 Ekim 2026
*Köşe Yazıları

Netanyahu’nun telaşı, Fidan’ın rutin ve teknik Abu Dabi mesaisi

Aydın Sezer
29 Eylül 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?