Yaklaşık yarım asra yaklaşan geçmişiyle PKK, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde varlığı en uzun süre devam eden terör örgütü oldu.
Kırk yılı aşkın çatışmalı süreçte on binlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarca kişi doğrudan ya da dolaylı olarak etkilendi. Türkiye’nin siyasetini, ekonomisini, dış politikasını ve güvenlik anlayışını şekillendiren en önemli sorunlardan biri haline gelen PKK, bugün yeniden silah bırakma tartışmalarıyla gündemde.
Peki örgüt nasıl ortaya çıktı ve bugün hangi noktaya geldi?
PKK, 27 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Fis Köyü’nde Abdullah Öcalan ve arkadaşları tarafından kuruldu. O dönem Türkiye’de sağ-sol çatışmalarının yoğun yaşandığı, siyasi kutuplaşmanın derinleştiği yıllardı. 1970’lerin başında Ankara’da yükseköğrenim gören ve kendilerini “Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Derneği” (ADYÖD) çevresinde konumlandıran bir grup öğrenci tarafından temellendirildi. Grup, kendilerini “Apocular” veya “Kürdistan Devrimcileri” olarak adlandırdı. 1978 yılına gelindiğinde grup, bir parti çatısı altında illegal olarak örgütlenme kararı aldı ve PKK’yı kurdu.
Örgüt, Marksist-Leninist ideolojiyi benimsediğini açıkladı ve bağımsız bir Kürt devleti kurulmasını hedef koydu. İlk silahlı eylemlerini ise radikal sol örgütlere karşı düzenledi.
Kuruluşunun ilk yıllarında daha çok örgütlenmeye ağırlık verdi, 1980 askeri darbesinin ardından kadrolarının önemli bölümünü Suriye ve Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ne taşıdı. Burada eğitim kampları kuruldu.
PKK’nın silahlı mücadelesinin başlangıcı olarak kabul edilen tarih 15 Ağustos 1984. Örgüt o gün Siirt’in Eruh ve Hakkâri’nin Şemdinli ilçelerindeki güvenlik güçlerine yönelik saldırılar düzenledi.
Bu saldırılar, Türkiye’nin yaklaşık kırk yıl sürecek çatışmalı döneminin başlangıcı oldu.
1990’lı yıllar hem PKK’nın en güçlü olduğu hem de çatışmaların en yoğun yaşandığı dönem olarak kayıtlara geçti.
Örgüt kırsal alanda geniş bir hareket alanı elde ederken, güvenlik güçleri de kapsamlı askerî operasyonlar yürüttü.
Bu dönemde köy boşaltmaları yaşandı, koruculuk sistemi yaygınlaştı, olağanüstü hâl uygulaması sürdürüldü, çok sayıda sivil, asker, polis yaşamını yitirdi.
Çatışmalar yalnızca Türkiye sınırları içinde değil, Kuzey Irak’ta da yoğunlaştı.
1998 yılında Türkiye’nin baskısıyla Suriye, Abdullah Öcalan’ı ülkeden çıkardı.
Öcalan bir süre çeşitli ülkelerde kaldıktan sonra 15 Şubat 1999’da Kenya’nın başkenti Nairobi’de düzenlenen operasyonla yakalanarak Türkiye’ye getirildi.
Bu gelişme örgüt açısından tarihi bir kırılma noktası oldu. PKK ateşkes ilan etti ve militanlarının önemli bölümünü Türkiye dışına çekti.
Ancak ateşkes uzun sürmedi ve 2004 yılında örgüt yeniden silahlı eylemlere başladı.
Bu tarihten sonra çatışmalar farklı yoğunluklarda devam etti. Aynı dönemde Irak’ın kuzeyindeki kamplar örgütün ana üsleri haline geldi.
Çözüm süreci
2013 yılında hükümet ile Abdullah Öcalan arasında başlayan görüşmeler sonucunda “çözüm süreci” olarak adlandırılan dönem başladı.
PKK ateşkes ilan etti. Örgüt mensuplarının Türkiye dışına çekilmesi planlandı. Çatışmalar büyük ölçüde durdu ancak süreç kalıcı bir siyasi çözüme dönüşemedi.
2015 yılında çözüm sürecinin sona ermesiyle birlikte çatışmalar yeniden başladı.
Bu kez şehir merkezlerinde hendekler kazıldı, barikatlar kuruldu. Başta Cizre, Sur, Nusaybin, Silopi ve Yüksekova olmak üzere birçok ilçede aylar süren operasyonlar gerçekleştirildi. Şehirlerde ciddi yıkımlar meydana geldi.
Suriye denklemi değiştirdi
Suriye iç savaşı, PKK’nın tarihindeki en önemli kırılmalardan biri oldu.
Türkiye, PKK ile ideolojik ve kadro ilişkisi bulunduğunu savunduğu PYD ve YPG’nin Suriye’nin kuzeyinde geniş alanları kontrol altına almasını ulusal güvenliğine yönelik tehdit olarak değerlendirdi.
ABD ise IŞİD’e karşı mücadelede YPG ile iş birliği yaptı.
Bu durum Ankara ile Washington arasında uzun yıllardır devam eden önemli görüş ayrılıklarından biri haline geldi.
Son yıllarda Türkiye, Irak’ın kuzeyinde Pençe serisi operasyonları, Suriye’de ise Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve diğer askerî harekâtları düzenledi.
Ankara bu operasyonların amacının PKK’nın Türkiye sınırına yakın bölgelerdeki varlığını sona erdirmek olduğunu açıkladı.
Bugünkü tablo
PKK bugün kuruluş yıllarındaki hedeflerinden ve örgütlenme yapısından oldukça farklı bir noktada bulunuyor.
Örgütün Türkiye içindeki silahlı varlığı önemli ölçüde gerilerken faaliyetlerinin ağırlık merkezi uzun süredir Irak’ın kuzeyi ile Suriye’de bulunuyor.
Uzun süren çatışmalı dönem Türkiye’nin yakın tarihinde derin izler bıraktı. On binlerce insan yaşamını yitirdi, milyarlarca dolarlık ekonomik kaynak güvenlik harcamalarına ayrıldı, milyonlarca kişi çatışmalardan doğrudan veya dolaylı biçimde etkilendi.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
