Perşembe, 30 Tem 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörSerbest Kürsü

Deliler yönetilemez!

Tijen Zeybek
Son güncelleme: 29 Temmuz 2026 19:43
Tijen Zeybek
Paylaş
Paylaş

Düşüncelerini ifade etmek insanın yakıcı bir ihtiyacıdır. İnsan bu ihtiyacını bastırmak zorunda bırakılabilir ki zaten toplumsal hayatı birlikte yaşamayı mümkün kılan da bazı düşüncelerimizi kendimize saklamayı öğrenme yeteneğimizi geliştirmek olmuştur.

Bunun adına usul deyin, adap deyin, görgü, nezaket, medeniyet deyin. Ama bu doğal halimizde olan bir şey değildi, öğrendik. Bedenimizin ihtiyaçlarını da -tuvale, cinsellik, tükürme, sümkürme, yellenme- uygun yer ve zamana ertelemeyi, kendimizi “tutmayı” öğrendik. Hâlâ öğreniyoruz. Ancak toplumsal alan siyasal alandır. İktidarlar bu alanda sarf edilen her cümleyi, her şikâyeti, her düşünceyi, her eleştiriyi kendilerine bir tehdit olarak görür ve doğası gereği, yani ihtiyaç olduğu için engellenmesi de mümkün olmayan, eğer olursa bireyde ruhsal yaralar açan, bireyi psikolojik açından sakatlayan baskılar artarsa yani “konuşma özgürlüğü” ortadan kaldırılır, konuşmak yasaklanırsa insanlar delirir.

Delirmemek için “takiye”, iki yüzlülük, yalan, riya alır başını gider. Bu duruma düşen birey önce içinde bulunduğu ortama, sonra topluma, sonra hayata ve nihayet kendine yabancılaşır. Delirme bu aşamada gerçekleşir. Psikolojik jargonu kullanmıyorum, bu yazıda kullanmayacağım. Çünkü bir çeşit kibarlık budalalığı yüzünden kelimelerin gücünün ve etkisinin azaldığını düşünüyorum. Kör bir insan için körlük kötü bir şey, kör insana “sen körsün, görmüyorsun, o zaman konuşma” derseniz ona zulmetmiş olursunuz. Ama gören birine “Kör müsün be adam” dediğinizde herhangi bir köre ne zulmetmiş ne de hakaret etmiş olursunuz. Oysa biz kör demeyi ayıp sayıp “âmâ” dedik, sonra onu da beğenmedik “görme özürlü” dedik, o da olmadı “görme engelli”, nihayet “özel gereksinimli birey” demeyi icat ettik ki, kişi hakkında hiçbir şey ifade etmiyor. Neyse…

Bizim beş duyumuz var değil mi? Görmek, duymak, tatmak, dokunmak, koklamak. Peki dil tatma organıdır da, konuşma organı değil midir? Kulak duyma organıdır da, dinleme organı değil midir? Göz görme organı ise “dik dik” ya da göz ucuyla bakma organı da değil midir?

Beyin ne organıdır ey insan! Beyin düşünme organı ise zihin nedir? Düşünen beyin midir, zihin midir? Bunlardan biriyle eğer insan nedir? Düşünmeyi bilen insandır ki yazardır, gazetecidir, felsefe hocasıdır, filozoftur, sanatçıdır, insanın hakları peşindedir, sendikacıdır, siyasetçidir, yurttaştır. Düşünüyorsa ve düşüncesini ifade edebiliyorsa insandır. Bu yeteneği kazanmak için de çok uzun yıllar çabalar. Kendisi birey olarak ayrı çabalar, aile, öğretmenler, toplum ayrı çabalar.

Sonra siz hükûmet etme yetkisini bu insanlardan konuşa konuşa aldınız ve şimdi artık hep biz ve bize biat edenler konuşacak geriye kalanlar susacak, susmazsa da biz susturacağız diyorsunuz.

Yapamazsınız. Ancak bu yapma çabasında insanları delirtirsiniz ve buraya dikkat, delileri yönetemezsiniz.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanTijen Zeybek
Takip et:
1965 yılında Lefkoşa’da doğdu. İşletme lisans eğitiminden sonra Yakın Doğu Üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında master yaptı. Daha sonra Medya Çalışmaları ve İletişim alanında doktora yaptı. Halen Yakın Doğu Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümünde Yrd. Doç. Dr. olarak görev yapmaktadır. Sanat, edebiyat alanında çeşitli TV programları yaptı. Halen Bayrak Radyo ve Televizyon kurumunda Anahtar Kelimeler adlı programı sürdürmektedir. Edebiyat alanında faal bir geçmişe sahiptir. Uzun yıllar boyunca Türkiye ve KKTC’de çeşitli gazetelerde köşe yazıları yazmıştır, yazmaya devam etmektedir. Deneme ve makaleleri çeşitli dergilerde yayımlanmaktadır. Seramik Heykel, resim ve enstalasyon (yerleştirme) sergileri açmıştır. Seramik Heykel alanında iki ödülü vardır. Şimdiye kadar yayımlanmış üç romanı bulunmaktadır.
Önceki Makale Yapay koridorlar, jeopolitik illüzyonlar ve hayatın gerçekleri
Sonraki Makale Ataol Behramoğlu’ndan veda

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörGünlük

TGC’den başsağlığı mesajı

Medya Günlüğü
30 Temmuz 2026
EditörGünlük

Kıbrıs’ta ne oluyor?

Medya Günlüğü
30 Temmuz 2026
EditörGünlük

Müthiş filmler geliyor

Medya Günlüğü
30 Temmuz 2026
EditörKöşe Yazıları

Yapay koridorlar, jeopolitik illüzyonlar ve hayatın gerçekleri

Aydın Sezer
29 Temmuz 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?