Deutsche Welle (DW) Türkçe muhabiri Alican Uludağ, gözaltına alındığını duyurdu.
Uludağ X hesabından yaptığı paylaşımda, “Gözaltına alınıyorum” diye yazdı.
Avukatının edindiği bilgilere göre Uludağ hakkında Türkiye’de yargı sistemini eleştirdiği paylaşımı sebebiyle soruşturma başlatıldı.
DW Türkçe’ye göre Uludağ hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesi ve 217/A maddeleri uyarınca soruşturma yürütüldüğü öğrenildi.
“Türklüğü, cumhuriyeti, devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçunu düzenleyen TCK’nın 301’inci maddesi 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası, “gerçeğe aykırı bilgilerin kamuoyunda korku, endişe veya panik yaratmak amacıyla alenen yaymak” suçlamasını düzenleyen TCK 217/A maddesi ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Bu madde kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak da biliniyor.
Uludağ’ın geceyi Ankara Emniyeti’nde geçirmesi ve bugün (çarşamba) savcılığa çıkarılması bekleniyor.
Soruşturmaya konu olan paylaşımı alıntılayan Avukat İrem Çiçek’in adının da aynı dosyada şüpheli olarak geçtiği öğrenildi.
Uludağ, “Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret”, “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlarından üç ay tutuklu kaldıktan sonra 21 Mayıs’ta tahliye edilmişti.
“Endişe verici”
Uludağ’ın gözaltına alınması ile ilgili olarak DW Genel Müdürü Barbara Massing de bir açıklama yaptı. Alican Uludağ’ın yeniden gözaltına alınmasının “son derece endişe verici” olduğunu belirten Massing, “Gazetecilik faaliyeti suç olmamalıdır. Alican, uzun yıllardır Türkiye’de kamu yararını gözeterek yargı, siyaset ve toplumsal konularda bağımsız araştırmalar yapıyor ve haberler hazırlıyor. Haklarının eksiksiz şekilde korunmasını bekliyor, ayrıca hukukun üstünlüğüne uygun ve adil bir yargı süreci talep ediyoruz. Deutsche Welle olarak Alican’ın yanında durmaya devam ediyoruz” dedi.
TGC açıklaması
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, DW Yargı Muhabiri Alican Uludağ’ın gözaltına alınmasıyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:
“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 2026 Basın Özgürlüğü Ödülü’ne Kişi Dalı’nda değer görülen gazetecilerden olan Alican Uludağ’ın ikinci kez gözaltına alınmasını kaygıyla karşılıyoruz.
Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü, yurttaşların doğru, tarafsız ve eksiksiz bilgiye ulaşma hakkının güvencesidir. Basın özgürlüğünün zayıflatıldığı bir ortamda toplumun gerçekleri öğrenmesi mümkün değildir.
Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir toplumsa, kamuoyunu ilgilendiren tüm olaylar hakkında, halkı objektif ve gerçekleri yansıtacak biçimde aydınlatmanın basının varĺık nedeni olduğu bilinmelidir. Halkı olumsuz etkileyen, kamu yararını zedeleyen sorunlarla ilgili olarak iktidarı ve yöneticileri eleştirmek, uyarmak, bu varlık nedeninin olmazsa olmazıdır. Haber gerçekse, haber güncelse, yayınlanmasında kamu yararı varsa, haber yapılır, yayınlanır, sunulur ve yorumlanır. Gazetecilerin sürekli gözaltı ve soruşturma tehdidiyle karşı karşıya bırakılması halkın haber alma hakkını hedef almaktadır. Basın üzerinde caydırıcı bir etki yaratmaktadır. Gazetecilerin haksız yere gözaltına alınmasından, tutuklanmasından vazgeçilmelidir. Alican Uludağ’ın bir an önce özgür bırakılmasını talep ediyoruz.”
Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve DİSK Basın-İş de Uludağ’ın serbest bırakılması çağrısında bulundu.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
