Çarşamba, 10 Haz 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
*Serbest Kürsü

CHP bu tuzağa nasıl düştü?..

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 10 Haziran 2026 19:33
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olduğu 2023 seçimlerinden önce sosyal medya hesabından “Kirli İşler” başlıklı bir video yayınlamıştı.

Video o tarihte kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Kılıçdaroğlu videoda, her gün binlerce dezenformasyon haberi üretildiğini belirterek büyük çaplı iftira kampanyaları ve muhalefeti etkisiz hale getirmeye yönelik girişimlerle karşı karşıya olduklarını söylemişti.

Kılıçdaroğlu’nun işaret ettiği kara propaganda, dezenformasyon ve kirli siyaset yöntemleri aslında Türk siyasetinin yabancı olmadığı olgulardır. Son günlerde sıkça dile getirilen “CHP’ye tuzak kuruldu” görüşlerini okuyunca aklıma bu video geldi.

İktidar partisi ve ona yakın çevrelerin CHP’de yaşanan gelişmelerden memnun olduğu görülüyor. Birbiri ardına çeşitli siyasi senaryolar üretiliyor. Yaşananlar, siyasette kirli yöntemlerin ve siyasi mühendislik çalışmalarının nasıl işlediğine dair dikkat çekici örnekler sunuyor.

CHP’nin bugün içinde bulunduğu kaotik ortam, ister istemez “Parti bu tuzağa nasıl düştü?” sorusunu gündeme getiriyor. Aslında yaşananların işaretleri aylar öncesinden görülmeye başlanmıştı. İktidarın CHP’yi baskı altında tutma, başarısız gösterme, yıpratma ve parçalama stratejisi uzun zamandır bilinen bir gerçekti. Bu nedenle 38. Kurultay sonrasında yaşanan gelişmelerden iktidarın memnuniyet duyması şaşırtıcı değildir.

CHP’nin 2024 yerel seçimlerinde elde ettiği başarı, iktidar açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyordu. Bu başarının ardından CHP’deki yükselişi durdurmaya, partiyi itibarsızlaştırmaya ve kamuoyu nezdinde yıpratmaya yönelik hamlelerin hız kazandığı görüldü. Siyasi açıdan bakıldığında bu stratejinin iktidar tarafından bilinçli biçimde uygulandığı söylenebilir.

38. Kurultay’a ilişkin yargı süreci ve “mutlak butlan” tartışmaları da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Ancak asıl dikkat çekici nokta, CHP yönetiminin böyle bir sürecin yaratabileceği sonuçları yeterince öngörememiş olmasıdır. Daha da önemlisi, yargı kararı açıklanmadan önce parti içindeki farklı kanatların bir araya gelerek uzlaşma zemini oluşturamamasıdır.

Oysa kriz davul zurna çala çala geldi. Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel çizgisini temsil eden isimlerin mahkeme kararı öncesinde bir araya gelerek ortak bir çözüm arayışına girmemeleri, bugün yaşanan tablonun oluşmasına zemin hazırladı. Gelinen noktada CHP’nin görüntüsü, partiye gönül veren milyonlarca seçmen açısından kaygı verici ve umut kırıcıdır.

Bugün yapılması gereken, tarafların birbirlerini yıpratma yarışını bırakıp uzlaşma yollarını aramasıdır. Çünkü CHP’nin ikiye bölünmesinden siyasi fayda sağlayacak olan yalnızca iktidardır. Parti içindeki farklı görüşlerin ortak bir zeminde buluşması ve yeniden birlik görüntüsü verilmesi büyük önem taşımaktadır.

CHP gibi köklü, demokratik gelenekleri güçlü ve çok sesli bir partiyi yönetmek hiçbir zaman kolay olmadı. Farklı görüşlerin, farklı eğilimlerin ve güçlü siyasi kişiliklerin bulunduğu bir yapıda uzlaşmayı sağlamak her zaman liderlik becerisi gerektirdi.

Bugün CHP’nin karşı karşıya olduğu sorun da tam olarak budur. Mahkeme kararları, siyasi hesaplar ve parti içi çekişmelerin ötesinde asıl mesele, partinin birlik ve bütünlüğünü koruyup koruyamayacağıdır. Bu nedenle olağanüstü kurultayın gecikmeden gerçekleştirilmesi ve tüm tarafların ortak bir zeminde buluşması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Aksi halde kaybeden yalnızca bir grup ya da bir isim olmayacaktır. Kaybeden CHP olacak, kaybeden muhalefet olacak, kaybeden milyonlarca seçmen olacaktır. Eğer parti içindeki düğüm çözülemez ve CHP kendi iç hesaplaşmalarının esiri haline gelirse, ortaya çıkacak siyasi tablonun en büyük kazananı yine AKP olacaktır.

Tarih, kriz dönemlerinde uzlaşmayı değil ayrışmayı tercih eden siyasi aktörleri genellikle haklı çıkarmamıştır. CHP’nin önündeki soru artık “Kim haklı?” sorusu değil, “Parti bu süreçten nasıl güçlenerek çıkar?” sorusudur.

Verilecek cevap, yalnızca CHP’nin değil, Türkiye siyasetinin geleceğini de etkileyecektir.

İlgili yazı:

Siyasette kirli işler, ilişkiler…

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanGürsel Demirok
Takip et:
Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
Önceki Makale Büyük futbol şöleni başlıyor

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörSerbest Kürsü

Bir Türk’ün gözünden “Rusya’nın Ruhu”

Mehmet Doğan
10 Haziran 2026
Serbest Kürsü

Paşinyan’ın “eylül savaşı”

Özer Arslanpay
10 Haziran 2026
EditörSerbest Kürsü

Modern çağın prangaları

Aylin Boğa
10 Haziran 2026
EditörSerbest Kürsü

İdam sehpalarının gölgesinde demokrasi

Mustafa Böğürcü
9 Haziran 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?