Çarşamba, 3 Haz 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
GünlükManşet

Suriye’de aslında ne oldu?

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 3 Haziran 2026 19:20
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Panthéon-Sorbonne Paris 1 Üniversitesi akademisyenleri Adam Baczko, Gilles Dorronsoro ve Arthur Quesnay’in “Suriye: Bir İç Savaşın Anatomisi” adlı eseri, Ayşe Meral’in Fransızcadan çevirisiyle 2018 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

Kitap, savaşı yalnızca“Esad rejimi ile muhalefet arasındaki çatışma” olarak değil; devletin çözülmesi, toplumsal yapının parçalanması, kimliklerin siyasallaşması ve uluslararası müdahalelerin iç içe geçtiği çok katmanlı bir süreç olarak ele alır. Bu açıdan eser hem siyasal sosyoloji hem de iç savaş literatürü bakımından güçlü bir teorik çerçeve sunmaktadır.

Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, mezhepçiliği doğal ya da tarihsel olarak kaçınılmaz bir olgu gibi sunmamasıdır. Yazarlar özellikle Suriye toplumundaki Alevi-Sünni, Arap-Kürt ya da Hristiyan-Müslüman ayrımlarının savaşın başından beri mutlak düşmanlıklar üretmediğini vurgular.

Aksine bu ayrımların büyük ölçüde rejim stratejileri, güvenlik korkuları, savaş ekonomisi ve dış müdahaleler tarafından giderek sertleştirildiğini savunurlar. Bu nedenle kitap, “kadim nefretler” tezine karşı duran güçlü bir politik sosyoloji çalışmasıdır. Eserin merkezindeki temel kavramlardan biri “devlet tekelinin çözülmesidir.”

Yazarlara göre bir iç savaşı tanımlayan şey yalnızca silahlı çatışma değildir; devletin şiddet üzerindeki meşru tekelini kaybetmesidir. Devlet geri çekildikçe yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda hukuk, vergi, sınır kontrolü, ekonomik dolaşım ve siyasal meşruiyet de parçalanır.

Suriye’de tam olarak bu süreç yaşanmıştır. Devletin bazı bölgelerden çekilmesiyle birlikte yerel meclisler, silahlı gruplar, aşiret yapıları, İslamcı örgütler ve PYD gibi aktörler alternatif egemenlik alanları kurmaya başlamıştır. Böylece Suriye savaşı yalnızca bir rejim değişikliği mücadelesi olmaktan çıkıp çok merkezli bir egemenlik krizine dönüşmüştür.

Kitap ayrıca Esad rejiminin yapısına dair oldukça önemli bir analiz sunmaktadır. Özellikle Beşar Esad dönemindeki neoliberal dönüşümün savaşın toplumsal arka planını oluşturduğu vurgulanır.

2000’li yıllarda uygulanan ekonomik liberalizasyon politikaları, rejime yakın sermaye çevrelerini güçlendirirken orta ve alt sınıfların giderek yoksullaşmasına neden olmuştur. Özelleştirmeler, rant ağları, kaçakçılık ekonomisi ve iktidar çevresine yakın yeni burjuvazinin yükselişi toplumdaki eşitsizlikleri derinleştirmiştir. Yazarların dikkat çektiği nokta şudur:

Suriye’de ekonomik liberalizasyon demokratikleşme yaratmamış, tam tersine güvenlik devleti ile iç içe geçen bir oligark sistemi üretmiştir.

Bu ekonomik dönüşüm aynı zamanda toplumsal yapıyı da dönüştürmüştür. Rejim uzun yıllar boyunca kimlikleri kontrol eden ve yöneten bir “cemaat siyaseti” yürütmüştür. Kitapta“kimlik rejimi” olarak tanımlanan bu yapı, mezhepsel ve etnik gruplar arasındaki ilişkileri devlet eliyle düzenleyen bir mekanizma olarak açıklanır. Özellikle Alevilerin güvenlik kurumlarında yoğunlaştırılması, Kürtlerin uzun yıllar vatandaşlıktan mahrum bırakılması ve farklı toplulukların birbirlerine karşı denge unsuru olarak kullanılması, rejimin toplumu parçalı halde yönetme stratejisinin parçasıdır.

(Berra Şensoy Tutkun, tasam.org)

Makalenin devamını okumak için tıklayın

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Reha Muhtar hayatını kaybetti
Sonraki Makale Rusya’da karneyle benzin

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Kemal Kılıçdaroğlu testi

Medya Günlüğü
3 Haziran 2026
GünlükManşet

Rusya’da karneyle benzin

Medya Günlüğü
3 Haziran 2026
EditörGünlük

Reha Muhtar hayatını kaybetti

Medya Günlüğü
3 Haziran 2026
Günlük

Köşe yazılarından özetler

Medya Günlüğü
3 Haziran 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?