Cuma, 17 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörSerbest Kürsü

Güvenlik lüks değil haktır

Mustafa Böğürcü
Son güncelleme: 16 Nisan 2026 19:29
Mustafa Böğürcü
Paylaş
Paylaş

Son günlerde Türkiye’nin birçok şehrinde, okullarında (Şanlıurfa Siverek’teki lisede ve Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda) yaşanan saldırı gibi parklarında, trafikte, yollarında art arda yaşanan silahlı saldırılar ve bireysel şiddet olayları, güvenlik risklerinin alarm verici düzeyde yükseldiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Uzun namlulu silahlar, tüfekler ve tabancalarla şehir merkezlerinde gerçekleştirilen bu saldırılar artık “münferit olay” olarak nitelendirilip geçiştirilemeyecek bir boyuta ulaşmıştır. Bu olaylar, yalnızca basit bir asayiş meselesi değil, yıllardır biriken yapısal sorunların toplumun günlük hayatına yansımasıdır. Bugün Türkiye, can ve mal güvenliği açısından kırılgan bir süreçten geçmektedir.

Türkiye’de güvenlik politikalarının sonuçlarına öncelikle 2025 yılı ve 2026 başının ilk iki ayını da kapsayan, ortaya çıkan verileriyle bakmakta fayda var.

Ruhsatsız Silah ve Şiddet Mücadelesi (Sıfır Tolerans); 2025’te 110.104 ruhsatsız silah ele geçirildi (50 binden fazlası tabanca).

119 bin 175 kişi hakkında işlem yapıldı.

81 ilde haftalık/aylık baskınlar hız kesmeden sürüyor. Silah kaçakçılığına karşı güvenlik kurumlarının merkezi teşkilatlarının koordinasyonunda operasyonlar devam ediyor. Ruhsatsız tabanca taşımakla ilgili ceza alt sınırı 2 yıla, üst sınır 4 yıla çıkarıldı (2024 sonu yasası).

Organize suç ve kaçakçılık

552 suç örgütü çökertildi, 6.788 üye tutuklandı ancak adil ve hızlı yargılamayla mahkumiyetlerin onanması gerekli.

Uyuşturucu ve finans kaynakları hedefte; uluslararası iş birliği (FATF, INTERPOL) son yıllarda güçlendirildi. Otorite boşluklarını doldurma odaklı operasyonlar etkili, ancak yapısal sorunlar (siyasi nüfuz, gençlerin suç döngüsü, ruhsatsız tabanca taşıma merakı) devam ediyor.

10.11. Yargı Paketleri (2025-2026)

Denetimli serbestlik genişletildi, bazı suçlarda (terör/örgüt hariç) erken tahliye/3 yıl avantaj sağlandı (50 bin kişi etkilendi). Kasten öldürme, cinsel suçlar gibi ağır suçlar kısmen kapsam dışı bırakıldı.

12. Paket hazırlık aşamasında gözüküyor.

TCK ve infazda “eşitlik” odaklı değişiklikler bekleniyor; genel af yok, “cezasızlık algısını bitirme” hedefi vurgulanıyor,ancak bu durum Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir durum yaratacağı kanaatindeyim.

Genel çerçeve

İçişleri Bakanlığı bütçesi ve “Terörsüz Türkiye” hedefiyle iç güvenlik öncelikli gözüküyor. Kent güvenliği modernleşiyor (yaka kamerası, istihbarat), ancak sosyoekonomik nedenler, göç yönetimi ve kalıcı reformlara ihtiyaç tüm şiddetiyle sürüyor. TBMM’de infaz/TCK çalışmaları kritik; güvenlik “haktır” vurgusu politikaların temelinde.

Kök nedenlerle mücadele (sosyolojik analiz, finans kurutma) hâlâ eksik görünüyor ortaya çıkan sonuçlara göre. Sahada operasyonel başarı yüksek olsa da kalıcı politika için daha kapsamlı adımlar şart.

Hiçbir vatandaş sokağa çıktığın da tedirgin olmamalı;

Okula gönderdiği çocuğunun bugün başına bir şey gelir mi diye düşünmemeli;

Hiçbir vatandaş sokağa çıktığında endişe duymamalı;

Çocuğunu okula gönderirken kaygı yaşamamalı;

Yaşadığı mahallede silah sesleriyle uykuya dalmak zorunda kalmamalıdır.

Bu, devlet olmanın en temel ve vazgeçilmez sorumluluğudur. Güvenlik, bir ayrıcalık ya da lüks değil; Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının koruma altına aldığı en temel bir haklardan bir tanesidir.

Kanunlarda ve kamu bürokrasisindeki uygulamalarda boşluk varsa, suç bunu doldurur.

Bazı bölgelerde zamanla oluşan güvenlik ve otorite boşlukları, hızla illegal yapılar tarafından doldurulmaktadır.

Bu yapılar;

Sokakta baskı kurmakta,

Yerel siyasete nüfuz etmekte,

Kaçakçılık faaliyetlerini kontrol etmekte,

Özellikle gençleri suç döngüsüne sürüklemektedir.

Devletin otoritesinin zayıfladığı yerde, örgütler ve suç şebekeleri kendi düzenlerini kurar. Son dönemde yaşanan olaylar, bu acı gerçeğin en somut göstergesidir.

Kalıcı çözüm şart

Artık geçici operasyonlarla, günü kurtaran uygulamalarla yol alınamaz. Türkiye’nin ihtiyacı, kök nedenlerle yüzleşen, kalıcı ve sürdürülebilir bir güvenlik politikasıdır. Bu doğrultuda acilen atılması gereken temel adımlar şunlardır:

Ruhsatsız silaha karşı denetim, caydırıcı ve eşit infaz sistemi,

Hızlı ve adil yargılama (cezasızlık algısını bitiren net sonuçlar),

Gençleri suçtan uzaklaştıracak eğitim, istihdam ve sosyal politikalar,

Yerel düzeyde güçlü kamu otoritesi ve denetim,

Suç ekonomisinin finans kaynaklarını kurutan sistematik mücadele,

Göç, kentleşme ve sosyolojik risklere yönelik uzun vadeli planlama, Kolluğun asayiş kısmına bakanların da yaka kamerası takması,

Önleyici istihbarat

Suç öncesi, mahalle bazlı “güvenlik konseyleri” veya suç ekonomisine karşı mali istihbaratın güçlendirilmesi çalışmalarına hız verilmesi gerekmektedir.

Güvenlik bir ayrıcalık değildir.

Güvenlik bir lütuf değildir.

Güvenlik, devletin varlık sebebidir.

Fotoğraf: İHA

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanMustafa Böğürcü
Takip et:
Kamu yönetimi, güvenlik politikaları, hukuk devleti ve toplumsal güvenlik konularında çalışmalar yapıyor. "PARALEL POLİSLER" kitabının yazarı. Uzun yıllar kamu kurumlarında yöneticilik yapmış; kamu düzeni ve kriz yönetimi alanlarında görev almıştır. Yazılarında ve çıktığı televizyon yayınlarında güvenlik ve özgürlük dengesi, güvenlik ve suç araştırmaları, devletin sorumluluğu ve hukukun üstünlüğü konularına odaklanmaktadır.
Önceki Makale Köşe yazılarından seçmeler
Sonraki Makale “İHA üretenler meşru hedef!..”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

*Serbest Kürsü

Ermenistan’da seçime giderken denge neden Paşinyan’dan yana?

Medya Günlüğü
16 Nisan 2026
ManşetSerbest Kürsü

Türkiye iklim değişikliği zirvesine hazırlanıyor

Gürsel Demirok
16 Nisan 2026
ManşetSerbest Kürsü

Savaş artık evlerimizde

Dr. Nil Gönce
16 Nisan 2026
EditörMG Özel

Türkiye üzerinden dönmüş

Fuad Safarov
16 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?