Teknolojiyle, silah üstünlüğüyle evet savaş kazanırsınız ama her savaşı değil. Ya da kazandınız gibi görünse de bedeli o kadar ağır olur ki gerçekte kazanmak bir yana mahvolmuşsunuzdur.
Uzun menzilli füzeler, akıllı bombalar, bilgisayarlı patlayıcılar, İHA’lar, SİHA’lar, uçaklar, helikopterler… Epstein çetesi yağmur gibi yağdırdı bunları İran semalarından. Ancak ötesi vardı ki ne tarihleri ne söylenceleri ne de Tevratları, İncilleri anlatmıştı onlara. Millet olma bilincidir o. Millet olma bilinci günümüzde algılandığı gibi değildir. Milliyetçilik yani millet olma bilinci ırkçılık değildir, faşizm değildir, emperyalizm değildir… Daha büyük bir şeyin parçası olmanın getirdiği hakiki gücün farkında olmak ve onda büyümektir.
Büyük toprakların kalabalık insanlarını bin yıllarca ayakta tutan şey işte bu duygudur. Bu bir büyük anlam dünyasıdır ki insanı diri tutar. İnsan hali hazırda kendini diri tutacak anlamı yalnız ve ancak uğruna ölünecek leylasını bulduğunda yaratır. Uğruna ölünecek leyla memleket olur, devlet olur, tanrı olur, millet olur. Burada kişisel leylalardan söz etmiyorum. Milletin kendini kendi milletinin leylası haline getirmesinden söz ediyorum. Hürriyeti orada bulur, egemenliği orada bulur, bağımsızlığı orada bulur. Hep dillerde dolaşan ama dolaşmasının işaret ettiği gibi asla sahip olunamayan o ‘’Bir olmak, iri ve diri olmak’’ ancak başlangıçtan bugüne tarihine sahip çıkmak, onu reddetmemek, değişim ve dönüşümlerin dinamiğini anlayarak, ona ayak uydurarak ancak çekirdeği asla kırmadan, bütünlüğüne halel getirmeden yola devam etmekle mümkündür. Çekirdek halktır. Çekirdek millettir. İnsanlar millet olma duygusunda birleştiğinde orada bağ dildir, dindir, binyıllar boyunca yürünen yoldan derlenmiş anlılar, hatıralar, sevinçler ve yıkımlardır ki adına tarih denir. Ortak sevinçler ve ortak acılardır onlar. Kahramanlık hikayeleridir. Yas günleridir.
İran milleti arasında özgürlüğü beli düşük kot pantolon ve göbeği açık bırakan ‘’crop’’ lar giymek sanan gençler ki Epstein çetesinin ilk bombaları Tahran’ın üstüne bıraktıkları anda, bu kıyafetlerle dansederek videolar paylaştılar, yanlış leylanın peşine düşmüşlerdi. Onları anlıyorum. Ancak daha sonra giyim kuşam özgürlüğünü bu yolla, Tramp’ı yücelterek, ona güvenerek, onu çağırarak elde edemeyeceklerini anladılar. Dediler ki evet, bu yönetimi sevmiyoruz ama milletimizi seviyoruz ve o yüzden de devletin yanındayız.
90 milyonluk ve Irak’ın dört katı büyüklüğünde toprağa sahip İran’a boyun eğdirmek insansız yani askersiz olmaz. Peki İran topraklarına sokulacak ABD askerinin leylası ne? Tramp’ın leylası ne? Dolar? Varil varil petrol? İktidar? Güç? Hükmetme arzusu? Bunların hiçbiri uğruna ölünecek leyla değil. Bunlar insanı iri, diri yapmaz. Bunlar insanı ve toplumu zehirler. ABD toplumu bu bağlamda hastadır. Büyük ölçüde. İsrail toplumu da öyle. Elbette tümü değil, ama büyük ölçüde. O yüzdendir ki Epstein denen garabetin yaratıcısıdırlar. O yüzdendir ki saldırgan ve kıyıcıdırlar. O yüzdendir ki akıl ve mantık dışı planların peşinden gitmekten geri durmazlar.
Ve gene bu yüzdendir ki gerçek bir savaşta, gerçek, insan askerlerin, milletin ordusunun yer aldığı bir savaşta asla galip gelemezler. Bunu bildikleri içindir ki hep uzun namertçe savaşırlar ve hep içerden hain devşirirler.
Fotoğraf: Dafydd Jones
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
