Cuma, 17 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Yapay zekâda “Çernobil” riski

Alper Eliçin
Son güncelleme: 25 Mart 2026 19:32
Alper Eliçin
Paylaş
Paylaş

Türkiye’nin gündeminde şu sıralar pek çok önemli konu var; ABD ve İsrail’in İran’a saldırması ve ülkemize olası yansımaları, Öcalan’ın özgürlüğü tartışmalarına indirgenen Kürt sorunu, İmamoğlu başta olmak üzere pek çok politikacının yargılanması, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, yoksulluk, eğitim ve sağlıkta yaşanan tıkanıklık bunların bazıları.

Bu kadar önemli olaylar arasında önem vermemiz gereken bazı konular gözden kaçabiliyor. Bunlardan birini, Yunanistan’ın Türkiye’yi kuşatmaya çalışmasını geçen hafta anlatmıştım. Bu hafta ise dünya için büyük bir potansiyel tehlike taşıyan ama Türkiye’de çok kısıtlı çevrelerde gündeme gelen başka bir konudan bahsedeceğim: yapay zekânın (YZ) neden olabileceği bir felaketten. Buna uluslararası literatürde YZ’nin Çernobil’i adı veriliyor.

Bilindiği gibi, YZ bilimsel çalışmaları hızlandırmak, hastalıkların hızlı ve doğru teşhisi gibi pek çok konuda olumlu katkılar sağlarken, kötü amaçlı yazılım geliştirmede, oltalama saldırılarında ve sosyal mühendislik yöntemlerinde de kullanılmakta. Örneğin son araştırmalar, YZ tarafından yazılan oltalama e-postalarının bugüne kadar bilgisayar korsanları tarafından klasik yöntemlerle üretilenler kadar etkili ve inandırıcı olabildiğini göstermekte. Bir başka endişe ise, YZ’nin son derece öldürücü biyolojik ve kimyasal silahlar geliştirilmesinde kullanılması. Siber güvenlikte ise sistem açıklarının YZ tarafından bulunmasıyla kötü niyetli kişilerin kritik sistemlere müdahale etmesi olasılığı çok yüksek. Nitekim geçenlerde, Meksika Hükümeti’ne ait bir veri tabanına Claude kullanarak erişen bilgisayar korsanları, tüm vergi kayıtlarına, seçmen kütüklerine ve devlet memurlarının kayıtlarına ulaştılar.

YZ’nin kötü amaçlı olarak kullanılması, hatta bir noktada tamamen insan kontrolünden çıkarak bağımsız hareket etmeye başlaması, bu şekilde tüm dünyayı kontrol altına alması ve bir Frankenstein’a dönüşmesi endişesi, pek çok bilim insanı ve düşünür tarafından gittikçe daha fazla gündeme getiriliyor. Bu gerekçelerle, YZ konusunda yoğun çalışmaların yapıldığı ABD ve Çin başta olmak üzere, tüm ülkelerin bazı temel güvenlik konularında anlaşması gerektiği sık sık vurgulanıyor. Hatta, bu nedenle Büyük Britanya’da kurulmuş olan YZ Güvenlik Enstitüsü (AI Security Institute) gibi bazı uluslararası oluşumlar da var.

Ancak, her şeyi kontrol edebilecek YZ’ye ulaşacak ilk ülkenin, diğer ülkelere karşı olağanüstü bir avantaj sağlayacak olmasının getirdiği cazibe ve bu yarıştaki ABD-Çin rekabeti, güvenlik konularında etkili mekanizmalar üzerinde anlaşmayı zorlaştırıyor. ABD-Çin rekabeti devam ederken ABD/İsrail’in İran’a saldırması da aşağıda açıklayacağım gibi bu tartışmaya yeni bir boyut getirdi.

ABD Savunma Bakanlığı/Pentagon’a (şimdiki adıyla Savaş Bakanlığı!) YZ konusunda destek veren şirketlerden en önemlisi Anthropic. Etik konusuna hassasiyet göstermesiyle de bilinen Anthropic ABD’nin komuta kontrol merkezlerinde karar süreçlerini hızlandırmak ve kararları kolaylaştırmak için kullandığı Marvin isimli sisteme, geliştirdiği YZ ürünü Claude ile önemli katkılar sağlıyor. Bu sayede, Marvin savaşı yöneten komutanlara hedefler konusunda daha sağlıklı seçenekler sunuyor, saldırılardan sonra hasar değerlendirmesi yapıyor, bir sonraki dalgada hedef alınması gereken yerler konusunda önerilerde bulunuyor. Ayrıca iletişim sisteminin felç edilmesi, komuta sistemlerinin çalışamaz hale getirilmesi gibi pek çok eylemi de gerçekleştiriyor. YZ ile donatılmış SİHA’lar, kendi komuta kontrol merkezleriyle ilişkileri kopsa da, otonom olarak hedeflerini seçip vurabiliyorlar. Bu özellikleri nedeniyle, anlık kararlar insanların değerlendirmesinden çok daha hızlı bir şekilde YZ tarafından yapılabiliyor. Ancak YZ de hata yapabiliyor. Örneğin, İran’da vurulan kız okulunun YZ’nin veri tabanındaki bir hatadan veya güncelleme eksikliğinden kaynaklandığı konusunda da spekülasyonlar var.

Claude ürününün gerçek bir muharebe ortamında gösterdiği başarı, yukarıda değindiğim potansiyel hataya rağmen, ABD yönetiminin dikkatini çekmiş olacak ki, ABD Savaş Bakanlığı Anthropic’e Claude’un sınırsız ve kontrolsüz olarak Pentagon’un kullanımına açılması için bir öneri yaptı. Bir özel şirket olan Anthropic açısından bu durum potansiyel olarak yüz milyonlarca dolarlık bir kaynak anlamına geliyor. Buna rağmen, Anthropic tepe yöneticisi Dario Amodei sözleşme imzalamak için bazı kısıtlamalara yer verilmesini istediğini Savaş Bakanı Pete Hegseth’e iletti. Kısıtlanmasını istediği konular, Claude vasıtasıyla ABD vatandaşlarının kitlesel gözetiminin yapılmaması ve tamamen otonom silah sistemleri gibi uygulamalardan kaçınılmasıydı. Yani, karar zincirinin bir aşamasında mutlaka bir insanın devreye girmesini istiyordu. Nitekim, İsrail’in kullandığı benzer bir sistemin bazı durumlarda bir insana danışmadan karar verdiği, ABD’li komutanlar tarafından son saldırılarda hayretle ve endişeyle gözlemlenmiş. Oldukça ürkütücü bir durum…

ABD Hükümeti ise, Anthropic’e getirmek istediği kısıtlamalar nedeniyle son derece sert bir tepki verdi ve bir başka önemli YZ geliştiricisi ve ChatGPT’nin yaratıcısı olan OpenAI ile bir anlaşma imzalayarak Anthropic ile olan anlaşmalarını feshetti. Ancak Claude’un askeri konularda elde etmiş olduğu deneyim nedeniyle, ChatGPT’nin ihtiyaç duyulan konularda ne kadar ve ne zaman başarılı olacağı halen meçhul. Ayrıca, başta OpenAI olmak üzere Google, xAI, Meta gibi tüm önemli YZ geliştiricilerinin yüzlerce uzmanının Anthropic’e destek mesajları yayınlamış olması OpenAI’in tepe yöneticisi Sam Altman’ı da bazı kısıtlamalar talep etmeye zorladı. Savaş Bakanlığı ile imzaladığı sözleşme dil olarak daha esnek olsa da, Antrophic’inkilere benzer talepleri kapsıyor.

Burada tartışılan başka bir konu daha var: O da, 21. yüzyılda stratejik teknolojileri kimin yöneteceği; devletler mi yoksa şirketler mi? 20. yüzyılda ilk bilgisayarlar, nükleer silahlar, uzay teknolojileri, internet gibi kritik teknolojiler, hep devletler tarafından geliştirilmişti. Ancak YZ’de durum farklı. En güçlü sistemleri artık özel şirketler geliştiriyor. Bu nedenle Pentagon, kritik askeri sistemler için gerekli olan YZ teknolojilerinin kullanımını hiçbir şekilde özel sektöre bırakmak istemiyor. Anthropic’in herhangi bir askeri kullanıma izin vermemesini de hükümranlık haklarına bir müdahale olarak görüyor.

Bir diğer konu ise yukarıda da değindiğim gibi Çin ile rekabet. Çin’de devlet istediği anda YZ üzerinde çalışan DeepSeek, Alibaba, Baidu gibi şirketlere el koyma hakkına sahip. Çin’deki bu durum nedeniyle de ABD’de devleti yönetenler “biz niye farklı hareket ederek rekabet gücümüzü kaybedelim” diye düşünüyorlar.

Öte yandan, YZ’nin askeri alandaki önemi, nükleer silah seviyesine ulaşmak üzere. Artık siber savaş, istihbarat analizi, S/İHA sürüleri, otonom silah sistemleri, askeri planlama konularında kritik öneme haizler. Zaten Pentagon’un hazırladığı bazı raporlarda YZ’den 21. yüzyılın nükleer teknolojisi olarak bahsediliyor. Bu nedenle de, başta Çin ve ABD gibi YZ’deki öncüler olmak üzere, bu teknolojiye sahip olacak tüm ülkelerde devlet kontrolünün artması kaçınılmaz gibi görünüyor.

Silicon Valley’deki YZ şirketlerinin ise endişeleri biraz daha farklı. Devlet kontrolünün artması halinde, yaratıcılığın azalacağı, siyasal baskıların artacağı ve YZ’nin devletin gözetim aracı haline geleceğinden korkuyorlar. Zira YZ sayesinde milyarlarca veri noktası analiz edilebilir, tüm insanların davranışları takip edilebilir ve sosyal ağlar izlenebilir hale gelebilir. Bu da George Orwell’in 1984 isimli romanının 21. yüzyılda gelişmiş teknolojilerle gerçekleşmesi demek. Hele bir de, belli bir aşamadan sonra, kontrol tamamen insanlardan çıkıp YZ’ye geçerse, insanlığı kölelik hatta yok oluş bekliyor olabilir.

YZ şirketlerinin bir endişesi daha var. O da YZ’nin neden olabileceği bir büyük felaket. YZ destekli siber bir saldırıyla elektrik şebekelerinin çökertilmesi, yine YZ tasarımı mikropların neden olduğu büyük bir salgın, kontrolden çıkan otonom silahların yapacağı saldırılar, bu potansiyel felaketlere bazı örnekler. Böyle bir olasılığın YZ’nin (ve insanlığın) Çernobil’i olabileceği düşünülüyor.

Türk düşünürlerin de bu konulara biraz daha fazla kafa yormalarında ve toplumu gelecekteki tehlikelere karşı uyarmasında yarar var. Ancak bu şekilde ülkeyi yöneten ve yakında yönetmesini beklediğimiz kişilerin konuya eğilmesi sağlanabilir.

Not: Bu yazım ilk olarak noktakibris.com sitesinde yayınlanmıştır.

Kaynaklar:

1-An AI disaster is getting ever closer, The Economist 5 Mart 2026

2-Savaşta Devrim, Ergin Yıldızoğlu, Cumhuriyet gazetesi 16 Mart 2026

3-How America and Israel built vast military targeting machines, The Economist 12 Mart 2026

4-https://t24.com.tr/haber/yapay-zekl-firmasi-anthropic-kimyasal-silah-alaninda-uzman-almayi-planliyor,1307759

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAlper Eliçin
Takip et:
1974 yılında Alman Lisesi’nden mezun oldu. Öğrenimine Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde devam etti. İngiltere’de Sussex Üniversitesi’nde Yöneylem Araştırması ve ABD’de Clemson Üniversitesi’nde İşletme alanlarında yüksek lisans yaptı Dünya Bankası'na değişik projelerde danışmanlık yaptı, Çukurova Metropolitan Bölgesi Kentsel Gelişim Projesi'nde ise proje direktör yardımcılığı görevini üstlendi. Gayrimenkul geliştirme projelerindeki deneyimini zaman içerisinde turizm yatırımlarına yönlendirmiştir. İş yaşamına 1990 yılından itibaren Pegasus Havayolları'nda kurucu ortak olarak devam etti, şirkette genel müdür yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. İstanbul Havayolları'nda genel müdür yardımcılığı, Kavrakoğlu Management Institute’da başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Havayolu yönetimi, yeniden yapılandırılması, şirket birleştirme, ayırma ve satın almaları ve gayrimenkul yönetimi konuları uzmanlık alanlarından. Merkezi Paris'te olan Milletlerarası Ticaret Odası Havacılık Komitesi'nde uzun yıllar Türkiye'yi temsil etti, Türkiye Havacılık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği Başkan Yardımcılığı görevlerinde de bulundu. 2008 yılında BCD Eğitim ve Danışmanlık Ltd’nin kurucu ortağı oldu. Halen serbest danışman ve eğitmen olarak çalışmaktadır. Bugüne kadar Türkiye, KKTC, Rusya, Gürcistan, Azerbaycan, Romanya, Mısır, Belçika, İsviçre ve Avusturya’da eğitimler vermiş, danışmanlık yapmıştır. Ayrıca, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde dijital yayın organlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Çok iyi düzeyde Almanca ve İngilizce biliyor. Dağ tırmanışları ve doğa yürüyüşlerine ilgi duyuyor, Ağrı ve Musa dağları tırmandığı dağlar arasındadır. Okumak ve seyahat etmekten büyük zevk alıyor.
Önceki Makale Soylu miras: “No pasarán!”
Sonraki Makale Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Türkiye iklim değişikliği zirvesine hazırlanıyor

Gürsel Demirok
17 Nisan 2026
*Serbest Kürsü

Ermenistan’da seçime giderken denge neden Paşinyan’dan yana?

Medya Günlüğü
17 Nisan 2026
ManşetSerbest Kürsü

Savaş artık evlerimizde

Dr. Nil Gönce
17 Nisan 2026
Serbest Kürsü

Güvenlik lüks değil haktır

Mustafa Böğürcü
16 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?