Türkiye ile Yunanistan arasında, özellikle mutfak kültüründe “bize ait” tartışması yıllardır sürüp gider.
İki ülkenin “hak iddia ettiği” popüler ürünler şunlar:
Baklava/Baklavás
Cacık/Tzatziki
Dolma-Sarma/Dolmades
Kuru fasulye/Fasolada
Lahmacun/Lahmatzoun
Beyaz peynir/Feta
Lokma/Loukoumades
Künefe/Kataifi
Lokum/loukoumi
Revani/Revani-Ravani
Türk kahvesi/Yunan kahvesi
Döner/Gyro-Souvlaki
Ancak mesela, Gaziantep baklavası Avrupa Birliği’nde (AB) Türkiye adına tescilli. Buna karşılık Feta yani beyaz peynir AB’de sadece Yunanistan’a ait coğrafi işaretli. Türk kahvesi kültürü ise, UNESCO’da Türkiye adına kayıtlı.
Bunlar dışında zeybekten nazar boncuğuna iki ülke tarafından sahiplenen pek çok ürün var ki ama aslında bunların çoğunun Anadolu kökenli olduğu biliniyor.
Baklavanın kökeni
İlginç konuların tartışıldığı Quora sitesinde sık sık Türkiye, Türkler ve Türkçe de konuşuluyor. Sitede geçenlerde Joe Venetos adındaki bir Yunan vatandaşı baklavanın kendilerine ait olmadığı olduğu konusunda şunları yazdı:
“Yemekler modern ulus devlet sınırlarını aşar; ancak baklavanın öncülü günümüzde Türkiye’nin güneydoğusunda yer alan bir bölgeden ya da ona yakın bir yerden, muhtemelen Kuzey Levant’tan (Suriye’nin kuzeyi, Lübnan ve Türkiye’nin güney kıyılarını kapsayan bölge) gelmektedir.
Eğer bu tatlının yerel mutfaklarda kök saldığı coğrafi bölgeyi çizerseniz, bu bölgenin ortalarında bir yerde ortaya çıkmış olması son derece muhtemeldir ve bu yer Yunanistan değildir. Eğer baklava Yunanistan’da ortaya çıkmış olsaydı, muhtemelen Fransa, İtalya ve İspanya’da da yaygın şekilde tüketilirdi.
Beni asıl şaşırtan, internetteki Yunan milliyetçilerin ki bunların büyük çoğunluğunun aileleri II. Dünya Savaşı’ndan önce bu tatlıyı hiç duymamıştı, baklavayla 1000 yıl öncesine ait “Bizans placenta keki” arasında bir bağ kurmaya çalışmaları. Bu kek Bizans dönemi Doğu Anadolu’sunda ya da Levant’ta, yani Yunanların yaşamadığı yerlerde ortaya çıkmış olabilir.
Modern baklavaya en yakın öncülün Kuzey Levant ya da Türkiye’nin güneydoğusu civarından geldiğine dair güçlü tarihsel kanıtlarımız var; yani Yunanların yaşamadığı bir bölgeden. Buradan sonra Osmanlı döneminde İstanbul’daki sarayda Türk aşçılar tarafından yaygınlaştırılmış; o dönemde İstanbul’da Yunanlar da yaşıyordu. Yunanların büyük çoğunluğu bu tatlıyı II. Dünya Savaşı’ndan sonra tanıdı.
Yunanistan’da hepimiz evde makarnalar, yahni türü yemekler, deniz ürünleri, çorbalar, dolmalar ve etli patates yemekleri yiyerek büyüdük. Ama yabancılara kendimizi pide ve baklava gibi Amerikanlaşmış klişelerle tanıtıyoruz. Neden böyle yaptığımızı gerçekten anlamıyorum. Fransa ve İtalya, aslında Yunan mutfağına çok benzeyen kendi mutfaklarını dünyaya pazarladı. Bizim de şaraplarımız, zeytinyağlarımız, makarnalarımız, yahnilerimiz, peynirlerimiz ve hatta salyangozlarımız var. Baklavayı Türkiye’ye bırakın.”
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
