Cuma, 17 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

Atatürk, Ankara, istasyon

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 16 Mart 2026 05:57
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

1892 sonlarında ilk tren bu istasyona geldiğinde, bir Macar orkestrası eşliğinde binlerce kişinin coşkusuyla karşılanmıştı. Bu kasaba-kentin 31 yıl sonra başkent olacağı kimsenin aklına gelmezdi.

İlk konuklar, aydınlık bir kent görsün diye kale burcu beyaza boyatıldı. “Taşhan” denilen kervansaray benzeri hana, yabancılar için “Hotel Angora” levhası asıldı. Ve Ankara, dünya ile tek bağlantısı olan istasyona kavuşmuştu. 1. Dünya Savaşı sonrasında istasyon, Sevr Antlaşması gereği İngilizlerin kontrolündeydi. Kurtuluş Savaşı günlerinde ise cepheye asker ve cephane gönderildiği, yaralıların karşılandığı bir yer hâline geldi.

Mustafa Kemal Paşa, Çankaya’daki bağ evine geçmeden önce, güvenli ve Meclis’e yakın olduğundan, istasyondaki direksiyon binasında kalırdı. Şimdi müze olan bu bina, daha sonra da Paşa’nın özel kalemi ve bürosu olarak kaldı. O yıllarda istasyon ayrı, Ankara ayrı bir yerdi. İstasyondan Ankara’ya iki yanında pis buharlar yükselen, bataklıkla çevrili toprak bir yolla gidiliyordu. Bu yol, Taşhan Meydanı’na ve Kale’ye uzanıyordu.

Geceleri Taşhan’ın odalarını dolduran milletvekilleri, gündüzleri karşıdaki kiremitleri kırık dökük Meclis binasına geçerlerdi. Burası, İttihat ve Terakki’nin Kulüp Binası olarak tasarlanmış ancak savaş nedeniyle tamamlanamamıştı. Bu şanslı bina, hep zaferlerle taçlandı, defne dalları ve al bayraklarla donandı. Atatürk’ün ve ilk Meclis’in dinamik havası, bu kenti birdenbire canlandırdı.

Ankara’ya çekidüzen verilmeye Taşhan ve civarından başlandı. Meydanın adı “Hâkimiyet-i Milliye” olarak değiştirildi. Daha sonraları bu ad Türkçeleşip “Ulus” hâline gelecektir. Meydana Kurtuluş Savaşı’nı simgeleyen anıtın dikilmesi için Yunus Nadi Bey öncülük etti. Heinrich Krippel’in taslağı beğenilip sipariş edildi. Başkentin bu ilk anıtı, 1927’de açıldı. Aynı yıl Ankara’nın ilk çağdaş oteli olan Ankara Palas hizmete girdi. Bayramlarda ve önemli gecelerde balolara gelen smokinli erkekler ve gece kıyafetli kadınlar, o dönem için farklı bir görünüm sergiliyorlardı. Ankara Palas, 2 yıl önce yapılan, ikinci Meclis binasının tam karşısındaydı.

Atatürk, yeni devrimleri ve atılımları, en önemlisi Büyük Nutuk’u bu Meclis’te okumuştur. Önemli görüşmeleri, özel locasından izlerdi. 2. Meclis binasının bahçesine Ankaralılar, “Nilüfer Havuzu” adını verdiler. Riyaset-i Cumhur Orkestrası burada halka, açık hava konserleri verirdi. Bu bina, 36 yıl boyunca Meclis olarak kullanıldı. Zaman içinde istasyon tarafına doğru stadyum, hipodrom, atış poligonu, paraşüt kulesi gibi tesisler yerini aldı. Bataklığın kurutularak yapıldığı Gençlik Parkı’nın inşaatı, 1936’da başladı ve 2 yıl sürdü. 1952’de Lunapark eklendi. Yıllar boyunca Ankaralının modern mesire yeri olarak kullanıldı.

Angora Palas ya da Taşhan, 1933’te yıkıldı ve yerine Sümerbank binası yaptırıldı. Taşhan’dan Kale’ye giden yolun sağındaki Karaoğlan Çarşısı’nda dükkânlar vardı ama henüz vitrin olgusu yoktu. Meclis-i Mebusandan gelen milletvekilleri, Beyoğlu’nu mumla arıyorlardı. Falih Rıfkı, “Küçük bir masayı aynı tür bardak ve tabakla donatamazdık.” diye yazmıştı. Bu caddeye Cumhuriyet ilan edildikten sonra parke döşendi ve Ankara’nın ilk sineması olan “Yeni Sinema” burada açıldı.

Caddeye bakan hanlarda kahveler vardı. Meşhur İstanbul Pastanesi de buradaydı. Şair ve Urfa Mebusu Yahya Kemal, İstanbul’a dönüş günlerini bu pastanede beklerdi. Ankara’nın ilk muhallebicisi de caddedeki tek akasya ağacının arkasında yerini almıştı.

(Şener Mete, tdk.gov.tr)

Yazının devamını okumak için tıklayın

Not: Görsel yapay zekâyla üretilmiştir.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Mehmet Şüküroğlu çiziyor
Sonraki Makale “Baklava bizim değil!”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Mehmet Şüküroğlu
17 Nisan 2026
Günlük

Köşe yazılarından seçmeler

Medya Günlüğü
16 Nisan 2026
EditörGünlük

“Dik dur eğilme…”

Medya Günlüğü
16 Nisan 2026
EditörGünlük

Özkök demans mı oldu?

Medya Günlüğü
16 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?