Bir ülkenin adı, içeride toplumun tarihsel kimliğini ve kolektif belleğini, dışarıda ise tanınırlığını yansıtan güçlü bir sosyokültürel göstergedir.
Bu bağlamda “İran” adı da yalnızca bir yerin adı olmaktan öte, tarih, sosyoloji ve dilin iç içe geçtiği bir kimlik anlatısı barındırıyor. Kronolojik olarak izini sürdüğümüzde, İran içinde ve dışında farklı diller ve siyasi gelenekler içinde dolaşıma giren değişik adlarla karşılaşıyoruz.
Bir ülke ve toplumu adlandırma biçimi, o toplumun kendisini nasıl gördüğü ve dışarıdan nasıl algılandığı arasındaki farkı da ortaya koyar.
Dil biliminde bu ikili adlandırma, topluluğun kendisi için kullandığı ad “endonym” ile dışarıdan verilen ad “exonym” terimleriyle açıklanıyor.
İranlılar tarih boyunca, iç adlandırma geleneği doğrultusunda, kendilerini tanımlamak için “Aryān” kökünden türemiş olan “İran” adını ve türevlerini kullanmış.
Aşağıda, İranlıların kendi ülkeleri için kullandığı adların bir listesi var:
Avesta ve Zerdüşti gelenekte: Ariyā, Ērān-wēz
Ahameniş döneminde: Aryān
Sasani döneminde: Erānşehr, Ērān
İslâmi Orta Çağ ve sonrasında: Īrān-zamīn
Sasani- Kaçar döneminde: Mamālek-e Īrān
19.–20. yüzyıl resmi ad: Dowlat-e ʿAliyye-ye Īrān: (Yüce İran Devleti) ve Kešvar-e Šāhanšāhi-ye Īrān (İran Şahanşahlık ülkesi)
İlginç bir nokta: Pers ya da Fars adları İran’ın tarihsel adları arasında yer almaz. Bu adlar, İranlıların dilinde son derece eski ve yerli unsurlar olmakla birlikte, İran coğrafyasının tamamını değil, esasen Fārs eyaletini ve bu bölgeden türeyen dilsel ve kültürel mirası temsil eder.
Bu yüzden bu iki ad, ülkenin bütün siyasi coğrafyasını kapsayan genel ve yerleşik bir adlandırmaya dönüşmemiş.
Öte yandan, İranlı topluluklar çok eski dönemlerden beri “İran” adı ve türevlerini kapsayıcı bir üst kimlik olarak benimseyegelmiş. Bu ad, farklı etnik ve kültürel toplulukları ortak bir tarihi ve siyasal aidiyet çerçevesinde birleştirmiş.
Binlerce yıldır kendi halkı tarafından “İran” olarak anılan topraklar, dış dünyada genellikle farklı isimlerle tanındı.
Bodrumlu hemşehrimiz tarihçi Herodot’un “Persis” olarak adlandırmasıyla başlayan bu algı, Roma geleneğiyle pekişti ve Batı dillerinde “Persia” olarak yerleşti.
İran ülkesi için dış kaynaklarda yaygınlaşmış adların listesi:
Sümer, Babil, Akad döneminde: Šušan, Elam
Asur döneminde: Media
Arkaik Çağ’da: Persis
Helenistik Çağ’da: Parthia, Part
Roma/Bizans geleneğinde: Persia
İslami literatürde: Bilād al-Furs (Perslerin ülkesi)
8. yüzyıldan itibaren (Arapça–Türkçe kullanım): Ajam, Acem
Orta Çağ’dan 1935’e kadar: Persia
1935’ten günümüze: İran’ın girişimiyle İran “Persia” yerine geçti
İran’ın, yabancı devletlerin uluslararası yazışmalarda “Persia” yerine “Iran” adını kullanmaları yönündeki çabaları büyük ölçüde başarılı oldu.
Bugün İran, diplomatik platformlarda resmi ad olarak tüm ülkelerce tanınmakta. Bununla birlikte, günlük kullanımda eski alışkanlıkların sürüdüğüne, İran’a “Persia”, Farsçaya da “Persian” denmeye devam edildiğini görüyoruz.
Bir toplumun kendisi için kullandığı ad ile dışarıdan ona verilen adın farklı olması, İran’la sınırlı bir olgu değil; aynı durum başka ülkelerde de görülür. Örneğin Almanya (Deutschland), Finlandiya (Suomi), Estonya (Eesti), Hindistan (Bhārat) ve Güney Kore (Hanguk) gibi ülkelerde de benzer bir durum söz konusu.
İran sözcüğünün kökenini araştırdığımızda, binlerce yıla yayılan bir kimlik öyküsünden söz ediyoruz. Bu ad, Eski İran dillerinde “soylu ve özgür insanlar” anlamını taşıyan “Aryā- > Aryān-“ kökünden geliyor. Bir ailenin soyadının kuşaklar boyunca bir mirasa dönüşmesi gibi, bu ad da minik değişimlere İran şeklinde canlı kalmıştır.
Benzer yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
