Cuma, 17 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Hepimiz gönüllü ampüteleriz

Tijen Zeybek
Son güncelleme: 22 Şubat 2026 15:46
Tijen Zeybek
Paylaş
Paylaş

Ne yiyeceğimizden kimi seveceğimize kadar her şeye elimizdeki ekrana bakarak karar veriyorsak aklımız nerede?

Hangi hastalığımız olduğuna ya da bir hastalığımız olup olmadığına, hangi ilaçları alacağımıza elimizdeki ekrana danışarak karar veriyorsak mantığımız nerede?

Bir sorunumuz olduğunda onu nasıl çözebileceğimizi elimizdeki ekrandan öğreniyorsak zekâmız nerede?

Nasıl bir insan olduğumuzu, bizi burçlarla kategorize edip huy, tüy, karakter, kişilik atayanlardan öğreniyorsak algımız nerede?

Burnumuzu, kaşımızı, göz rengimizi, çenemizi, gıdımızı, dudaklarımızı modaya ve ünlülerin suratlarına göre yeniden şekillendiriyorsak beynimiz nerede?

Öyle görünüyor ki beynimizi iptal edip yerine elimizde taşıyabildiğimiz, yapay, ortalama bir beyin ampute etmeye razı olduk. Beynimiz elimizde. Gözümüz, insanlık olarak ortaklaştığımız, bir nevi ‘’kamu malı ‘’ olan ve herkesin gönüllü olarak hizmet ettiği o parlak şeyde. Cep beyinde. Derimizin dışında. Kontrolümüzün de. Hani ‘’Varlığım Türk varlığına armağan olsun’’ diyorduk ya, şimdi ‘’varlığım insanlığın ortak beynine armağan olsun’’ diyoruz. Diyoruz da elimizdeki şey insanlığın değil onu icat eden, programını yazan, üreten, geliştirenlerin beyni. O yüzden de hep onların lehine çalışıyor. 

İnorganik beyinleri elimize tutuşturmadan önce kendi beynimizi nasıl kullandığımızı hatırlayan var mı? Kendi benliğimizi nasıl bulduğumuzu, sorunlarımızı nasıl çözdüğümüzü, hangi fikirleri nasıl edindiğimizi, beğenilerimizi nerden, nasıl oluşturduğumuzu… “Organik ben nasıl bir ben olurdu” diye soranımız var mı? 

Acımızı, sevincimizi, umutlarımızı, öfkemizi ifade ettiğimiz nakışları, dokumaları, ördüğümüz desenleri, boyadığımız duvarları, kapıları hatırlayan var mı? Ya duaları, türküleri, deyişleri, masalları. Büyük besteleri. Marşları. İlahileri. Görkemli kutsal mekanları. Ve efsaneleri. Birer efsane olarak kutsal metinleri. Dede Korkut hikayelerinden, Gılgamış Destanı’na, Hızır’dan Noel Baba’ya, Nasrettin Hoca’dan, Don Kişot’a… İnsan hikayeleri, insanın hikayeleri. İnsanın aklı, hayal gücü, duyguları ile yaratılmıştı tümü. İnsan beyni eşsizdi. Her bir insanın beyninin bir eşi daha yoktu. Yüzünün, parmak izinin ve diğer organlarının olduğu gibi. 

İşte biz bu eşsizlikten vazgeçtik beynimizden vazgeçmekle. Biz kendimizden vazgeçtik. Biz kopyalanmayı, ortak aklı, ortak zevki, ortak beğeniyi yani vasatı seçtik. 

Artık beynimiz organik değil. Sadece bedenimiz organik. O da giderek otantikliğini, hakikiliğini yitiriyor. Silikonlaşıyor.

Hayırlı cumalar hepimize!

Görsel: Yapay zekâ

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanTijen Zeybek
Takip et:
1965 yılında Lefkoşa’da doğdu. İşletme lisans eğitiminden sonra Yakın Doğu Üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında master yaptı. Daha sonra Medya Çalışmaları ve İletişim alanında doktora yaptı. Halen Yakın Doğu Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümünde Yrd. Doç. Dr. olarak görev yapmaktadır. Sanat, edebiyat alanında çeşitli TV programları yaptı. Halen Bayrak Radyo ve Televizyon kurumunda Anahtar Kelimeler adlı programı sürdürmektedir. Edebiyat alanında faal bir geçmişe sahiptir. Uzun yıllar boyunca Türkiye ve KKTC’de çeşitli gazetelerde köşe yazıları yazmıştır, yazmaya devam etmektedir. Deneme ve makaleleri çeşitli dergilerde yayımlanmaktadır. Seramik Heykel, resim ve enstalasyon (yerleştirme) sergileri açmıştır. Seramik Heykel alanında iki ödülü vardır. Şimdiye kadar yayımlanmış üç romanı bulunmaktadır.
Önceki Makale Lenin’e benzemek…
Sonraki Makale ‘Gazeteciliğe ihanet etmedim’

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Türkiye iklim değişikliği zirvesine hazırlanıyor

Gürsel Demirok
17 Nisan 2026
*Serbest Kürsü

Ermenistan’da seçime giderken denge neden Paşinyan’dan yana?

Medya Günlüğü
17 Nisan 2026
ManşetSerbest Kürsü

Savaş artık evlerimizde

Dr. Nil Gönce
17 Nisan 2026
Serbest Kürsü

Güvenlik lüks değil haktır

Mustafa Böğürcü
16 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?