Cumartesi, 31 Oca 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Kıbrıs’ta iki devletli çözüm

Alper Eliçin
Son güncelleme: 24 Kasım 2025 06:30
Alper Eliçin
Paylaş
Paylaş

Türkiye Cumhuriyeti artık Kıbrıs’ta iki bağımsız devletin yan yana yaşaması tezini savunmaya başladı. Gerekçesi de Crans Montana’da Kıbrıs Türk tarafının verdiği olağanüstü tavizlere rağmen Rumların maksimalist tavırlarından vazgeçmemeleri.

2004 Annan Planı’nı kabul etmeyen, ardından Crans Montana’da masadan kalkan Rumların asıl amaçlarının Kıbrıs Türk Toplumu ile Türkiye arasındaki tüm bağları koparmak ve birkaç yüz bin nüfuslu bu toplumu AB içerisinde eritmek olduğuna ben de inanıyorum.

Ancak, tıpkı Maraş’ın bir strateji kapsamında olmaksızın açılması gibi, iki devlet yaklaşımının da iyice olgunlaştırılmadan tamamen Türkiye iç politikasına yönelik hamaset yapmak için ortaya atıldığı konusunda da ciddi şüphelerim var. Nitekim üzerinden iki yıl geçmesine rağmen Maraş’ta en ufak bir değişim olmadı. Ne bir malına dönen Rum var ne de yerli veya uluslararası bir yatırım var. Maraş harabe olarak durmaya devam ediyor.

Öte yandan sanki Rumlar ve Atina’nın da Kıbrıs konusundaki düşünceleri Ankara’dan daha derinlikli değil. Onlar da çok yüzeysel bir düşünce yapısına sahipler. Tam bir sonuca ulaşılmak üzereyken ve Kuzey’de yapılan referandumda evet çıkacağı bilinirken Rumların büyük bir yüzde ile Annan Planı’na hayır demeleri pek mantıki değildi.

Şimdi Plan kabul edilmiş olsaydı, aradan 18 yıl geçtiğine göre, pek çok derogasyon kalkmış olacak, hem Güzelyurt ve Maraş başta olmak üzere pek çok bölgeye kendi yönetimleri altında geri dönmüş olacaklar, hem 650 civarına inmiş olan Türk askeri bir kışlaya hapsedilmiş olacak,hem de Kuzey’de kalan mallarının bir kısmı için tazminat almış, bir kısmına da fiilen gelip yerleşmiş olacaklardı. Üstüne üstlük Kuzey’in ekonomisi tamamen ellerine geçmiş olacaktı. Türkiye ile Kıbrıslı Türklerin de ilişkisi büyük oranda kopacak, TC vatandaşları Kıbrıs’a pasaportla, belki de vize ile girebilecekti.

Ama olmadı. Rumlar daha da fazlasını istediler. Zira AB’ye her durumda onlar girecekti ve referandumda hayır demelerinin onlara önemli bir olumsuzluk getirmeyeceğini biliyorlardı. Annan Planı’nın üzerine Türklerin daha da fazla taviz vermeyi kabul ettiği Crans Montana’da da masadan kalkmaları aynı nedene dayanıyordu. Halen maksimalist taleplerle beklemeye devam ediyorlar.

Şimdi masada Türkiye’nin şapkadan çıkardığı iki devlet önerisi var. Ancak, başta da değindiğim gibi, sanki bu öneri de tamamen içe dönük bir propaganda çabası ve tıpkı Maraş gibi yeterince üzerinde düşünülmemiş. Konuyu açayım.

Bir an için, Rumların ve Yunanistan’ın Türkiye’nin ortaya attığı iki devlet tezini kabul ettiğini farz edelim. Ayrıca AB’nin de KKTC’yi çok hızlı bir şekilde adaylığa kabul ettiğini varsayalım. O zaman Kuzey-Güney arasındaki sınırlar kalkacak. Rumlar mallarını ya geri alacak ya da kendilerine tazminat ödenecek. Ödenecek tazminat da, denizden çıkacak doğal gazın Türklerin payına düşecek olan bölümünden mahsup edilerek belli bir süre içerisinde Kuzey’de malı olan ve tazminatı tercih edenlerin hesaplarına aktarılabilecek.

Ayrıca, Rumlar Kuzey’de yerleşebilecek, ticaret yapabilecek. Yani, Hollanda ile Belçika arasındaki ilişkilere benzer bir durum ortaya çıkacak. Ancak, iki toplum arasında hâlihazırdaki refah ve nüfus farkı nedeniyle Rumların Kuzey’de Türklere ait pek çok mülkü satın alabileceğini de unutmayalım. Eminim kilise de kendilerini bu konuda teşvik edecek hatta mali destek sağlayacak. Sonuçta tüm ekonomi onların eline geçecek. AB’ye giren KKTC, doğal olarak Türkiye’den gelenlerden pasaport talep edecek ve vize uygulayacak. Kıbrıslı Türklerin de büyük bir bölümü refah düzeyinin daha da yüksek olduğu AB ülkelerine bir kısıtlama olmaksızın göç edebilecek.

Bir AB ülkesi haline gelen KKTC’de Türk askerinin kalması, garantilerin devam etmesi de herhalde pek kolay olmayacak. Yani Makarios’un 1963’te arzu ettiği ama başaramadığı yapının bir benzeri oluşacak. O dönemde de Makarios yönetimi Kıbrıslı Türklerin Ada’dan göç etmesi için her türlü imkanı tanır, Avustralya gibi bazı ülkelerde kendilerine iş bulur, gayrimenkullerini cazip fiyatlarla satın alır, tek gidiş uçak bileti verirmiş.

Rumların aklına karpuz kabuğu düşürmüş olmayayım ama olur da Rumlar yan yana iki devleti kabul ederlerse, Türkiye yaptığı önerinin altını akılcı bir şekilde doldurmadığı taktirde başını derde sokabilir. Umarım Türkiye’yi yönetenler iki devlet derken bu tezin nasıl uygulanacağını da çok iyi düşünmüşlerdir.

Sizce düşünmüşler midir?..

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAlper Eliçin
Takip et:
1974 yılında Alman Lisesi’nden mezun oldu. Öğrenimine Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde devam etti. İngiltere’de Sussex Üniversitesi’nde Yöneylem Araştırması ve ABD’de Clemson Üniversitesi’nde İşletme alanlarında yüksek lisans yaptı Dünya Bankası'na değişik projelerde danışmanlık yaptı, Çukurova Metropolitan Bölgesi Kentsel Gelişim Projesi'nde ise proje direktör yardımcılığı görevini üstlendi. Gayrimenkul geliştirme projelerindeki deneyimini zaman içerisinde turizm yatırımlarına yönlendirmiştir. İş yaşamına 1990 yılından itibaren Pegasus Havayolları'nda kurucu ortak olarak devam etti, şirkette genel müdür yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. İstanbul Havayolları'nda genel müdür yardımcılığı, Kavrakoğlu Management Institute’da başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Havayolu yönetimi, yeniden yapılandırılması, şirket birleştirme, ayırma ve satın almaları ve gayrimenkul yönetimi konuları uzmanlık alanlarından. Merkezi Paris'te olan Milletlerarası Ticaret Odası Havacılık Komitesi'nde uzun yıllar Türkiye'yi temsil etti, Türkiye Havacılık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği Başkan Yardımcılığı görevlerinde de bulundu. 2008 yılında BCD Eğitim ve Danışmanlık Ltd’nin kurucu ortağı oldu. Halen serbest danışman ve eğitmen olarak çalışmaktadır. Bugüne kadar Türkiye, KKTC, Rusya, Gürcistan, Azerbaycan, Romanya, Mısır, Belçika, İsviçre ve Avusturya’da eğitimler vermiş, danışmanlık yapmıştır. Ayrıca, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde dijital yayın organlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Çok iyi düzeyde Almanca ve İngilizce biliyor. Dağ tırmanışları ve doğa yürüyüşlerine ilgi duyuyor, Ağrı ve Musa dağları tırmandığı dağlar arasındadır. Okumak ve seyahat etmekten büyük zevk alıyor.
Önceki Makale Diplomasinin incelikleri
Sonraki Makale Stalingrad dönüyor

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Devşirme kızlara niçin Arap adları verilmiş?

Metin Gülbay
31 Ocak 2026
ManşetSerbest Kürsü

Türkçe ve Japonca akraba mı?

Halil Ocaklı
31 Ocak 2026
Serbest Kürsü

YDÜ Hastanesi’nde bir garip muamele

Alper Eliçin
27 Ocak 2026
Serbest Kürsü

Ah özgürlük vah özgürlük!

Tijen Zeybek
26 Ocak 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?