27.2 C
İstanbul
12 Haziran 24, Çarşamba
spot_img

20 soruda politik psikoloji

1. Politik psikoloji nedir?

1-Politik psikoloji, yurttaşların ve grupların siyasal duygu, biliş ve davranışlarını psikolojik açıdan inceleyen bir psikoloji alt dalıdır.

2. Siyasal davranışta kişilik özelliklerinin önemi nedir?

2. Yurttaşların siyasal davranışlarını açıklamakta, otoriteryen kişilik ve toplumsal baskınlık gibi kavramlar kullanırız. Her ikisi de eşitlik karşıtı, toplumsal hiyerarşileri yeniden üreten kişilik yapılanmalarıdır.

3. Siyasal davranışta bilişsel süreçler ne kadar etkilidir?

3.Bilişsel süreçlerden kasıt, örneğin “kaç seçmen parti programına bakarak oy atıyor?” sorusuna karşılık gelir. Oysa birçok örnekte, seçmenlerin akıllı, mantıklı siyasal kararlar vermediğini biliyoruz. Toplumsal etkilenmeler ve duygular siyasal davranışlarda oldukça önemli.

4. Siyasal davranışta toplumsal kimlikler ne derece etkilidir?

4. Oldukça etkilidir. Bir adayın hangi memleketten olduğu (örneğin Karadenizli olması) seçimi kazanmasında önemli bir etmen olur.

5. Siyasal davranışta duygular ne ölçüde etkilidir?

5. Oldukça etkilidir. İnsanlar korktuklarında ya da kendilerini tehdit altında hissettiklerinde siyasal davranışlarını değiştirebilirler. Ayrıca, duygusal nedenlerle belli bir adaya oy verebilirler.

6. Siyasal davranışta tutumlar ne ölçüde etkilidir?

6. Tutumları güçlü ve güçsüz tutumlar olarak ikiye ayırıyoruz. Güçlü tutumlar zor değişirler ve siyasal davranışta etkili olurlar. Güçsüz tutumlar ise iknayla değişir.

7. Grup davranışları siyasal kararları nasıl etkiler?

7. Yurttaş, aidiyet duyduğu grupların siyasal davranışlarını önemser. Siyasetçi de çevresindeki bakan-danışman-yandaş takımından büyük oranda etkilenir. Hatta öyle olur ki, siyasetçinin dış dünyayla bağı, “evet efendim, sepet efendim”ciler ya da diğer adlarıyla “evet efendim”ciler nedeniyle kopar.

8. Siyasal liderlerin psikolojik özellikleri nelerdir?

8. Çok tartışmalı bir konu. Eskiden Freud’dan esinlenen psikodinamik yaklaşımlar, siyasetçilerin çocukluğuna inip kimi psikolojik örüntüler yakalamanın peşine düşerdi. Bugün bu tür yaklaşımlar azınlıkta. Psikolojik özelliklerin liderler üstünde ne kadar etkili olduğunu, ancak kişiye özgü araştırmalarla ortaya çıkarabiliriz.

9. Oy verme davranışına hangi etmenler etki eder?

9. Ekonomik, sosyolojik, psikolojik ve ideolojik etmenler etki eder. Bunlar aynı zamanda, 4 seçmen profilini oluşturur. Bu seçmen profillerine farklı bir biçimde yaklaşılmalıdır.

10. Siyasal davranışta medyanın etkisi nedir?

10. Medya, kamuoyu oluşturmada etkilidir. Özellikle toplumun belli bir kesiminin temel bilgi kaynağının televizyon olduğu düşünülürse, medya genel olarak siyasal davranışa, özel olarak oy verme davranışına etki eder.

11. Siyasal davranışta etnisite ne ölçüde etkilidir?

11. Kimi ülkelerde etkilidir, kimi ülkelerde o kadar değildir. Bizim ülkemizde, %10 civarında etkili olduğunu biliyoruz, bu da azımsanmayacak bir oran.

12. Milliyetçilik ve ulusalcılığın altında yatan psikolojik dinamikler nelerdir?

T12. emel olarak, iyilikleri iç grubuna (bizden olanlar) kötülükleri dış gruba (ötekiler, bizden olmayanlar) yansıtma biçiminde kendini gösterir. Bu kesimin anlayamadığı, her grubun içinde iyilerin ve kötülerin olduğudur. İyilik ve kötülük, bir milliyetten ileri gelmez. Bu nedenle, örneğin ‘Sırp kasabı’ ifadesi yanlıştır; çünkü siyasal anlamda kasaplık Sırp olmaktan değil faşist olmaktan ileri gelir.

13. Sağın ve solun altında yatan psikolojik dinamikler nelerdir?

13. İkisini birden ‘totaliterlik’ kavramı altında eriten liberal tezlerin tersine, ikisinin çok farklı dinamikleri vardır. Konuyla ilgili araştırmalarda, iki etmen öne çıkar: Eşitlik ve toplumsal değişim yanlısı olmak solu niteler, tersi de sağı…

14. Uluslararası/devletlerarası ilişkiler psikolojik açıdan nasıl açıklanabilir?

14. Bu konuda, öncü rolde Kıbrıslı Türk psikolog Vamık Volkan’ı görüyoruz. O, uluslararası ilişkileri psikanalizin kavramlarıyla açıklama çabasındadır. Öte yandan, bu, yaygın kabul gören bir yaklaşım değil. Birçok araştırma, uluslararası arenada duyguların etkisini inceliyor. Örneğin, tehdit algısı çok çalışılan bir konu.

15. Gelişim psikolojisi açısından siyasal davranışları nasıl açıklayabiliriz?

15. Genç yaşlarda ortalama bireylerin daha radikal olduğunu, ileri yaşlarda radikalliğin düşüşe geçip var olan düzenle bütünleşmenin yaygın olduğunu biliyoruz. Ünlü söz, “paraya bulana kadar komünist olunduğunu” söyler. Ancak, bunun birçok istisnası da var.

16. Psikolojik açıdan ön yargı ve ayrımcılıklarla nasıl başa çıkılabilir?

16. Bunun için kurumların değişmesi gerekiyor. Ön yargıları ortadan kaldırmak, ayrımcılıkla başa çıkmak için yeterli değil. Çeşitli sosyal psikoloji deneylerinde, Filistinli ve İsrailli bireylerin karşılıklı önyargılarını azaltacak bir program uygulanıyor; bu program başarılı sonuçlar veriyor; ancak laboratuvar ortamını bırakıp gerçek yaşama geldiğimizde sonuçlar etkisiz oluyor. Neden? Çünkü dışarıda toplumsal, ekonomik, askeri eşitsizlikler söz konusu. Barış için tarafların eşit olması gerekiyor.

17. Siyasal ayaklanmalar psikoloji açısından nasıl yorumlanır?

17. Ana akım psikoloji, 1960’lara kadar ayaklanmalara olumsuz yaklaşıyordu. Bu anlayışa göre, bireyler bir araya geldiklerinde hayvanlaşıp kötü şeyler yapıyorlardı. İlk akla gelen, taraftar davranışları. 1960’lardaki sivil haklar mücadelesi ve Vietnam-Amerikan Savaşı karşıtı kitle hareketleri, insanların bir araya geldiklerinde iyi sonuçlar alabildiklerini de gösterdi. Örneğin, depremler sonrasında insanlar toplumsal dayanışma gösterir. Bir araya geldiklerinde her zaman kötülük yapmazlar. Siyasal ayaklanmalar da bu nedenle eleştirel psikoloji penceresinden, toplumsal değişim umuduyla daha olumlu yorumlanıyor.

18. Psikolojiye göre toplumsal travmaların nasıl önüne geçilebilir?

18. Psikoloji, insan eliyle ortaya çıkan travmaları, suç ve ceza bağlamında değerlendirir. Bir katliam cezasız kalırsa, bir sonrakine davetiye çıkarılmış olur. Toplumsal travmaların sorumluları cezasız kalmamalıdır.

19. Psikolojik açıdan farklı Kesimlerle bir arada nasıl barış içinde yaşayabiliriz?

19. Bunun çözümü, çoğulcu bir toplum olmaktadır. Bu durum, tekçi olan tüm toplumsal kurumların dönüştürülmesini gerektirir. Bunların başında eğitim sistemi gelir. Çoksesli bir eğitim anlayışına ihtiyacımız var.

20. Psikoloji açısından dünya barışı nasıl sağlanır?

20. Sosyal psikoloji deneylerinin gösterdiğine göre, taraflara birlikte başarabilecekleri ortak hedefler verilmelidir. Dünya ölçeğinde düşünürsek, bu, iklim değişikliği, terörizmle mücadele vb. gibi konular olabilir. Örneğin, Somali’de korsanlık nedeniyle, birbirine benzemez devletler dayanışma sergiliyorlar. Aynısı, bir gün uzaylılar ortaya çıkarsa olacak.

ulasbasar@gmail.com

Ulaş Başar Gezgin

1978 İstanbul doğumlu. Türkiye, Vietnam, Tayland ve Malezya’da 23 yıl ders verme deneyimine ve Yeni Zelanda (doktora), Avustralya (ortak proje) ve Latin Amerika’da (gazetecilik) araştırma deneyimine sahip bir akademisyen-yazar. Eğitimini Darüşşafaka (1989-1996), Boğaziçi Üniversitesi (Eğitim Bilimleri (Psikolojik Danışmanlık), lisans, 2000; Sosyal Psikoloji, yüksek lisans 2002), ODTÜ (Bilişsel Bilimler, doktora, 2006) ve yurt dışında (2009, üniversite düzeyinde ders verme yetkisi, Avustralya; Darmstadt Teknik Üniversitesi, Şehir Plancılığı, yüksek lisans, 2011) tamamlayan Gezgin’in toplam 116 kitabı bulunmaktadır. 2014’te Türkiye’de doçent, 2017’de yurt dışında profesör olmuştur. Akademik çalışmalar dışında, çeşitli dergi ve gazetelere köşe yazıları yazmakta; şiir, şarkı sözü, şarkı, deneme, yazınsal inceleme, öykü, film öyküsü, film çözümlemesi, tiyatro oyunu, masal ve roman türlerinde yapıtlar vermekte ve çeşitli ülkelerden şairleri ve şarkıcıları Türkçeye kazandırmaktadır. Çeşitli çalışmaları 13 dile (Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce, Rusça, Japonca, Vietnamca, Tayca, Gürcüce ve Azerbaycan Türkçesi) çevrilmiştir.

Ulaş Başar Gezgin
1978 İstanbul doğumlu. Türkiye, Vietnam, Tayland ve Malezya’da 23 yıl ders verme deneyimine ve Yeni Zelanda (doktora), Avustralya (ortak proje) ve Latin Amerika’da (gazetecilik) araştırma deneyimine sahip bir akademisyen-yazar. Eğitimini Darüşşafaka (1989-1996), Boğaziçi Üniversitesi (Eğitim Bilimleri (Psikolojik Danışmanlık), lisans, 2000; Sosyal Psikoloji, yüksek lisans 2002), ODTÜ (Bilişsel Bilimler, doktora, 2006) ve yurt dışında (2009, üniversite düzeyinde ders verme yetkisi, Avustralya; Darmstadt Teknik Üniversitesi, Şehir Plancılığı, yüksek lisans, 2011) tamamlayan Gezgin’in toplam 116 kitabı bulunmaktadır. 2014’te Türkiye’de doçent, 2017’de yurt dışında profesör olmuştur. Akademik çalışmalar dışında, çeşitli dergi ve gazetelere köşe yazıları yazmakta; şiir, şarkı sözü, şarkı, deneme, yazınsal inceleme, öykü, film öyküsü, film çözümlemesi, tiyatro oyunu, masal ve roman türlerinde yapıtlar vermekte ve çeşitli ülkelerden şairleri ve şarkıcıları Türkçeye kazandırmaktadır. Çeşitli çalışmaları 13 dile (Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce, Rusça, Japonca, Vietnamca, Tayca, Gürcüce ve Azerbaycan Türkçesi) çevrilmiştir.

İlginizi Çekebilir

4,757BeğenenlerBeğen
678TakipçilerTakip Et
11,500TakipçilerTakip Et

Popüler İçerikler