Ben taraftarım, Fenerbahçe’nin bir parçasıyım ama yönetime ilişkin en ufak etkim yok ve artık yanlışları savunmaktan yoruldum.
Kulübe üye olmam, böyle çarpık bir düzenin parçası olmam. Şöyle bir düşünüyorum da, geçmişten beri Fenerbahçe’nin en büyük problemi kongre, gruplar, sonra bedava üyelik ile ele geçirilen irade, en son binlerce yeni üye vs. vs.
“Mourinho’yu kovmayın, Tedesco kalsın, gençlere yönelin, alt yapıya önem verin” dedim, hepimiz dedik, tam tersini yaptılar.
Eski futbolcumuz diye yeryüzünde hiçbir spor adamı ile ilişkisi olmayan, televizyonlarda Fenerbahçe kollanıyor diyen bir adama katlanmak zorunda mıyım?
Kenarda yaprak gibi titreyen, lider demeye bin şahit isteyen, sadece katiplik yapan, bana göre tek özelliği “evet efendim” demek olan, hiçbir sportif başarısı bulunmayan ve bence öz güvensizliğini ego söylemleri ile örtmeye çalışan birine neden katlanmak zorundayım?
18 yılın en önemli maçına saçma kadro tercihleri ile çıkıp beni haftada iki kere uykusuz bırakan bir sistemin neyini savunayım?
Tedesco’yu durduk yerde kovan, hiç üstüne vazife değilken bunu yapıp hesap vermeden defolup giden birini seçen sisteme neden güveneyim?
Fenerbahçe’yi tefeciye düşürenlere, “tekrar düşür” diyen sistemin neden parçası olayım?
Ürettiği son iki başkan “egosu şişik, her şeyi bilen, her kararı tek başına alan” insanlar olan kongreye neden mecbur olayım?
Biz 35 milyon değil miyiz, neden 3-5 kişinin verdiği kararların ceremesi bize patlıyor, üzüntü oluyor?
Tüm dünyada tanınan NBA yıldızlarının takip ettiği markaya layık gördüğünüz insanlar bunlar mı?
Kongre çürümüş, eskimiş, zamanı dolmuş artık Fenerbahçe’yi taşımayan bir organizasyondur ve reform kaçınılmazdır. Yoksa üzüntü kaderimiz olmaya devam eder.
Fotoğraf: fenerbahce.org
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
