Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, İspanyol basınına verdiği son röportajda Washington’un Küba’ya yönelik üç farklı senaryo üzerinde çalıştığını öne sürdü
Díaz-Canel’e göre ABD’nin ilk hedefi ekonomik baskıyı artırarak ülkede sosyal patlama yaratmak, ikinci hedefi Küba ekonomisini kontrol altına alarak siyasi dönüşümü zorlamak, üçüncü ve en sert seçenek ise doğrudan askeri müdahale.
Bu açıklamalar ilk bakışta Havana’nın klasik antiemperyalist söyleminin devamı gibi görülebilir. Ancak 2026 yılı boyunca yaşanan gelişmeler, Küba yönetiminin neden bu kadar sert bir güvenlik söylemine yöneldiğini anlamayı kolaylaştırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi son aylarda Küba üzerindeki baskıyı önemli ölçüde artırdı. Washington, Díaz-Canel ve Castro ailesinin bazı üyelerine yaptırım uygularken, yabancı şirketleri de Küba ile iş yapmamaları konusunda tehdit ediyor. Aynı zamanda enerji arzını hedef alan politikalar nedeniyle ada ülkesi ciddi elektrik kesintileri ve yakıt sıkıntısıyla karşı karşıya bulunuyor.
Díaz-Canel’in sözlerinde dikkat çeken nokta askeri müdahale ihtimalinden çok ekonomik savaş vurgusu oldu. Küba yönetimi, ABD’nin doğrudan askeri operasyon yerine ekonomik baskı yoluyla toplumsal huzursuzluk yaratmaya çalıştığına inanıyor. Nitekim ülkede son aylarda elektrik kesintileri, enflasyon ve temel ihtiyaç maddelerindeki sıkıntılar nedeniyle toplumsal memnuniyetsizlik giderek artıyor.
Bu nedenle Havana açısından en tehlikeli senaryo Amerikan askerlerinin adaya çıkmasından çok ekonomik krizin siyasi istikrarsızlığa dönüşmesi olarak görülüyor.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth son günlerde Küba’ya yönelik oldukça sert açıklamalar yaptı. Hegseth Washington’un gerekirse askeri seçenekleri değerlendirebileceği mesajını verdi. Ancak mevcut uluslararası konjonktürde doğrudan bir Amerikan işgalinin maliyeti son derece yüksek görünüyor.
Bununla birlikte Washington ile Havana arasındaki söylem savaşının son haftalarda belirgin şekilde sertleştiği görülüyor. Díaz-Canel birkaç hafta önce de olası bir ABD saldırısının “kanlı sonuçlar” doğuracağını söylemişti.
Díaz-Canel’in üç senaryosu, dış politika açıklaması olmakla birlikte aynı zamanda Küba’nın yaşadığı derin ekonomik krizin siyasi yansıması olarak okunmalı. Havana yönetimi, ABD’nin nihai hedefinin rejim değişikliği olduğunu savunurken, Washington ise ekonomik ve diplomatik baskıyı artırmaya devam ediyor. Mevcut tablo doğrudan bir askeri müdahaleden ziyade, ekonomik kuşatma ve siyasi yıpratma mücadelesinin önümüzdeki dönemde de süreceğine işaret ediyor.
Fotoğraf: tribuna.cu
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
