Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin basın özgürlüğünün önemini vurgulamak amacıyla 1989 yılından bu yana verdiği Basın Özgürlüğü Ödülleri törenle sahiplerini buldu.
Tören, Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü olan 24 Temmuz 2026 Cuma günü TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlendi. Törende kişi dalında gazeteci İsmail Arı ve Alican Uludağ, kurum dalında ise T24 İnternet Gazetesi, TELE2 Haber Basın Emekçileri ve Cumhuriyet TV Basın Emekçileri ödül aldı.
Tören Mustafa Kemal Atatürk, çalışma ve silah arkadaşlarıyla, mesleklerini sürdürürken ölen-öldürülen tüm gazeteciler için yapılan saygı duruşuyla başladı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar törenin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bugün burada, yalnızca ödüllerimizi sahiplerine takdim etmek için değil; basın özgürlüğünün, bağımsız gazeteciliğin ve halkın haber alma hakkının taşıdığı değeri bir kez daha birlikte hatırlamak ve hatırlatmak için bir araya geldik. Basın özgürlüğü, çağdaş demokrasilerin vazgeçilmez temelidir. Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesinin değil, toplumun gerçekleri öğrenme ve doğru haber alma hakkının da güvencesidir. Bu özgürlüğün önüne konulan her engel, aslında bu ülkede yaşayan her yurttaşın yaşamını ve geleceğini doğrudan etkilemektedir. Ne yazık ki bu yıl da 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’nü mesleğimiz ve meslektaşlarımız açısından ağır sorunlarla karşılıyoruz. Sansür, oto sansür, haberlere erişimin engellenmesi, yayın durdurma kararları, ağır para cezaları, resmi ilan kesintileri, gazetecilere yönelik haksız tutukluluk uygulamaları basın özgürlüğünün önündeki en önemli engeller olmaya devam ediyor.”
Törenin sunuculuğunu yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş ödüllerin her yıl titiz bir çalışmayla belirlendiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Medyada en büyük işverenin kayyım, gazeteciliğin tutukluluk nedeni olduğu bir ülkede Basın Özgürlüğü Ödülleri’ni veriyoruz. Tüm zor koşullara rağmen umudumuzu hiç yitirmiyoruz. Basın özgürlüğü için, gazetecilerin görevlerini yapabilmesi için mücadelemize devam edeceğiz. TGC Basın Özgürlüğü Ödülleri basın özgürlüğünü savunan, bu uğurda çaba harcayan gazete, dergi, ajans, televizyon, radyo ve internet siteleriyle, düşünceyi ifade özgürlüğü için çaba harcayan akademik kuruluşlara, bu kuruluşlarda çalışmalarıyla öne çıkan kişilere veriliyor. Ödül verilecek kişi veya kuruluşun basın özgürlüğünü savunma yolunda son bir yıl içinde yaptığı çalışmalar değerlendiriliyor. ”
İsmail Arı
Kişi dalında Birgün gazetesi muhabiri İsmail Arı’ya ödülünü Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk ve Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Adnan Özyalçıner takdim etti. Törende yaptığı konuşmada gazetecilerin susturulmak istendiğine dikkat çeken İsmail Arı sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu anlamlı günde bu ödüle değer görüldüğüm için çok teşekkür ederim. Türkiye’de basın özgürlüğü, tarihinde görülmediği kadar büyük bir saldırı altında. Bu süreçte de hukuk bir silah olarak kullanılıyor. Hem bağımsız gazeteciliği ortadan kaldırmak, hem de gazetecileri susturmak istiyorlar. Hukuk adına bir şeylerin düzeleceğine dair umutlu değilim. Tutuklu yargılandığım dosyanın 75. gününde soruşturma sürecindeki birçok hukuksuzluğu hakime anlattım. Sulh Ceza Hakimliği kararı olmadan keyfi olarak cep telefonuma el konuldu. Çıplak arama oldu. Bunlarla ilgili olarak mahkemenin suç duyuruları dikkate alınmadı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik kararı verdi. Tek bir kamera kaydı incelenmedi. Tek bir log kaydına bakılmadı. Kolluk görevlilerinin birinin dahi ifadesini almadan savcılık bu dosyayı kapattı. Meslek örgütlerimizin öncülüğünde bu hukuksuzluklara ses yükseltmemiz gerektiğini düşünüyorum.”
Alican Uludağ
DW Yargı Muhabiri Alican Uludağ, kişi dalında verilen ödülünü TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeynel Lüle’den aldı. Alican Uludağ ödülü alırken duygularını şöyle dile getirdi:
“Bu ödülü öncelikle 18 yıllık gazetecilik hayatımın özellikle son döneminde en çok bedelini ödeyen çocuklarıma ithaf etmek istiyorum. Ayrıca ödülümü gazetecilik yaptğı için şehit olan, saldırıya uğrayan, hapis yatan ve gazetecilikte ısrar eden meslektaşlarıma ithaf ediyorum. 118 yıl önce basında sansür kaldırıldı ama bugün basında sansür, oto sansür hepimizin ağızlarımıza, beynimize yerleşmiş durumda. 19 Şubat’ta gözaltına alınmama sebep olan 22 tane sosyal medya paylaşımı aslında benim oto sansür uygulayarak attığım tweetlerdi. Ona rağmen tutuklandım. Çıktıktan sonra yeniden insanlar uyardı. Yeniden dikkat ettim. Şu anki sistem bizi konuşmayan bireyler haline getirmek istiyor. 90 günlük tutukluluk yaşadım. Onun üzerine 2 aylık bir özgürlük sürecinin ardından tekrar gözaltına alındım. Savcı ifademi bile almadan adli kontrole sevk etti. Benim üzerimden herkese bir gözdağı verildi. Yol ayrımında olduğumuzu düşünüyorum. Ya gazeteciliğin onurunu çiğnetmeyeceğiz. Ya da klasik bir laf vardır. Simit satıp onurlu yaşayacağız.”
T24
T24 Yazı İşleri Müdürü Gözde Yel ödülü TGC Başkanı Vahap Munyar ve Genel Sayman Hakan Güldağ’dan aldı. Ödülü alırken Gözde Yel şunları söyledi.
”T24, yaklaşık 17 yıl önce genel yayın yönetmenimiz Doğan Akın’ın bağımsız gazetecilikteki ısrarıyla kuruldu. Ve hala bugün hem kendisinin, hem genel yayın koordinatörümüz Gökçer Tahincioğlu’nun hem de T24’ü her gün yeniden var eden editörlerimizin, muhabirlerimizin ve yazarlarımızın aynı bağımsız gazetecilik ısrarını sürdürmesiyle yayın hayatına devam ediyor. Bu ortak emeğin en yakın şahitlerinden biri olarak bu ödülü onlar adına teslim almak da benim için gerçekten gurur verici. Türkiye 180 ülke arasında basın özgürlüğünde maalesef 163. sırada. Ama her şeye rağmen hepimiz gazetecilikte ısrar ediyoruz. Umarım gazetecilerin haber yaptığı için yargılanmadığı, haberlerin engellenmediği günlerde yeniden bir araya geliriz.”
TELE 2
TELE 2 Haber Basın Emekçileri adına ödülü Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Sarılar aldı. Ödülünü TGC Genel Sekreter Yardımcısı Uğur Güç ve Onur Kurulu Üyesi Ayşe Özek Karasu’dan alan Sarılar konuşmasında yaşadıkları zorluklara dikkat çekti:
“Merdan Yanardağ dokuz aydır cezaevinde. Tam 9 ay önce 24 Ekim’de kapımıza dayanan bir kayyım ve polisler yayınımızı kesmişlerdi. Biz de topluca ayrılırken ‘ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız’ demiştik. Üç hafta sonra bir yol yapmıştık. İnternet sitesi ve YouTube kanalıyla bir televizyon yayını gibi yayına başladık. Ama sadece YouTube’dayayınlayabiliyorduk. Maalesef imkanlarımız çok dardı, arkadaşlarımızın fedakarlığıyla basın özgürlüğüne sahip çıkmayı ve izleyiciye ulaşmayı hedefledik. Kurulur kurulmaz RTÜK bizden lisans almamızı istedi. Bizi denetim altına almak istiyorlar. Yani sadece ‘bizim izin verdiğimiz ölçüde yayın yapabileceksiniz’ diyorlar. Biz bunu da reddediyoruz. İktidar, kontrol ettiği haberlerin dışında başka bir şey duyulsun istemiyor. Buna hepimiz direneceğiz.”
Cumhuriyet TV
Cumhuriyet TV Basın Emekçileri adına ödülü cumhuriyet.com.tr Yayın Koordinatörü Ercan Erdal, TGC Yönetim Kurulu Üyesi Göksel Göksu ile Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı Nazan Moroğlu’dan aldı.
Ercan Erdal ödülü alırken şöyle konuştu:
“Biz Cumhuriyet ve Cumhuriyet TV olarak gece-gündüz demeden baskılara, sansüre ve tutuklamalara karşı korkusuzca çalışan bir genç ekibiz. O yüzden ödülün gerçek sahibi aslında sahadaki arkadaşlarımızdır. O yüzden ben de arkadaşlarımızı sizlerle birlikte alkışlayıp tebrik etmek istiyorum. Baskının, sansürün olmadığı, sadece haberleri konuştuğumuz özgür yarınlarda buluşmayı umuyoruz.”
(TGC)
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
