TBMM’ye sunulan çerçeve yasa teklifi, iktidarın “Terörsüz Türkiye” adını verdiği yeni sürecin hukuki zemini olarak görülüyor. Ancak Türkiye’nin terörü sona erdirmeye yönelik girişimleri yeni değil.
Son kırk yılda farklı hükümetler, farklı yöntemlerle PKK’yı silah bırakmaya ikna etmeye veya örgütün toplumsal tabanını zayıflatmaya yönelik çok sayıda girişimde bulundu. Kimileri güvenlik politikalarını öne çıkarırken, kimileri siyasi diyalog ve demokratik reformları tercih etti.
İşte Türkiye’nin bu konudaki başlıca dönüm noktaları…
1993: Özal’ın yarım kalan girişimi
Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Kürt meselesinin yalnızca güvenlik yöntemleriyle çözülemeyeceğini savunan ilk devlet adamlarından biri oldu.
PKK’nın tek taraflı ateşkes ilan ettiği 1993 yılı, yeni bir dönemin başlangıcı olabilirdi. Ancak Özal’ın ani ölümü ve ardından Bingöl’de 33 askerin şehit edilmesiyle süreç tamamen sona erdi.
Bugün birçok araştırmacı, bu dönemi kaçırılmış en önemli fırsatlardan biri olarak değerlendiriyor.
1999: Öcalan’ın yakalanması
Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirilmesi, örgüt üzerinde büyük sarsıntı yarattı.
PKK sınır dışına çekilme kararı aldı ve çatışmalar önemli ölçüde azaldı.
Ancak kalıcı siyasi çözüm üretilemeyince birkaç yıl sonra çatışmalar yeniden başladı.
2005: Diyarbakır konuşması
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’da yaptığı “Kürt sorunu benim de sorunumdur” açıklaması yeni bir dönemin işareti sayıldı.
Aynı yıllarda TRT Kurdî’nin kurulması, Kürtçe üzerindeki bazı yasakların kaldırılması ve Avrupa Birliği reformları dikkat çekti.
2009: Demokratik Açılım
AK Parti hükümeti “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi” adıyla bilinen demokratik açılım sürecini başlattı.
Amaç, demokratik reformlarla PKK’nın etkisini azaltmaktı.
Habur Sınır Kapısı’nda örgüt mensuplarının karşılanma görüntüleri kamuoyunda büyük tartışma yarattı ve süreç ciddi yara aldı.
2013-2015: Çözüm Süreci
Türkiye’nin en kapsamlı girişimi oldu.
İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşmeler yapıldı.
Dolmabahçe Mutabakatı açıklandı.
Çatışmalar uzun süre büyük ölçüde durdu.
Ancak Suriye’deki gelişmeler, hendek olayları ve artan siyasi gerilim nedeniyle süreç 2015 yazında tamamen sona erdi.
Ardından şehir çatışmaları yaşandı ve güvenlik politikaları yeniden ön plana çıktı.
2016-2024: Güvenlik dönemi
Bu dönemde Türkiye, sınır ötesi operasyonlara ağırlık verdi.
Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Pençe serisi operasyonları ve Irak’ın kuzeyindeki sürekli askeri varlık sayesinde PKK’nın hareket alanı önemli ölçüde daraltıldı.
Ankara, bu dönemde askeri baskının örgütü zayıflattığını savundu.
2025-2026: “Terörsüz Türkiye”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan yeni süreçte ilk kez silahlı mücadelenin sona erdirilmesine yönelik yeni bir siyasi zemin oluştu.
PKK’nın silah bırakma açıklamaları ve ardından TBMM’ye sunulan çerçeve yasa hazırlığı, bu sürecin hukuki altyapısını oluşturmayı amaçlıyor.
Bu kez önceki girişimlerden farklı olarak, güvenlik operasyonları devam ederken siyasi ve hukuki düzenlemelerin eş zamanlı yürütülmesi hedefleniyor.
Bu süreç neden farklı görülüyor?
Uzmanlara göre bugünkü girişimi önceki denemelerden ayıran birkaç önemli unsur bulunuyor.
Bunların başında PKK’nın uzun yıllar süren askeri operasyonlar sonucu ciddi ölçüde zayıflaması geliyor. Irak ve Suriye’deki dengelerin değişmesi, örgütün hareket alanının daralması ve bölgesel gelişmeler de yeni sürecin arka planını oluşturuyor.
Bununla birlikte, geçmişteki deneyimler nedeniyle kamuoyunda temkinli bir yaklaşım hâkim.
Fotoğraf: krdnews.org
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
