Cuma, 2 Eki 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe YazılarıManşet

Sineyimillet: Bugün değilse ne zaman?

Aydın Sezer
Son güncelleme: 2 Ekim 2026 10:21
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

“Bugün bir belediyeye daha operasyon yapıldı.” Artık bu cümleyi olağan bir gelişme gibi kuruyor olmamız, aslında siyasi iklimimizdeki en büyük tehlikeye işaret ediyor.

Seçilmiş bir belediye başkanının sabaha karşı gözaltına alınması, yerine memur bir kayyumun veya şaibeli bir şeçimle birisinin atanması ve milyonlarca seçmenin iradesinin tek bir idari kararla yok sayılması, maalesef bir haber rutinine dönüştü. Bir gün bir ilçe, ertesi gün bir büyükşehir, ardından Eyüpsultan… Takvim değişiyor ancak iktidarın stratejik senaryosu hiç değişmiyor.

İktidarın bu süreci çok net bir siyasi hedefle ve belirli bir oyun planıyla yürüttüğü çok açık.  Adım adım, sabırla ve muhalefetin reflekslerini tartarak ilerliyorlar. Bugün gelinen noktada, muhalefet belediyelerine yönelik operasyonların birbirinden bağımsız soruşturmalar olmaktan çıkıp, sistematik bir siyasi tasfiye stratejisine dönüştüğünü görmemek için siyaseten kör olmak gerekiyor. Peki iktidar bu öz güveni nereden buluyor? Yanıtı çok basit: İktidar, muhalefetin ne kadar sert söylemler üretirse üretsin, ne kadar miting yaparsa yapsın, günün sonunda sistemin içinde kalacağını, ertesi gün Meclis sıralarına gelip oturacağını çok iyi biliyor. Kısacası, kendisine çizilen sınırların dışına çıkmayacağından emin. “Majestelerinin muhalefeti” tanımlamasının sıkça kullanmamın nedeni tam olarak bu siyasal konfordan kaynaklanıyor.

Vitrinine dönüşen meclis

Bu noktada Meclis’in mevcut işlevini sorgulamak zorundayız. Teorik olarak TBMM, milli iradenin tecelli ettiği, yürütmeyi denetleyen bir organdır. Ancak pratik gerçeklik bize bambaşka bir tablo sunuyor. Verilen soru önergeleri havada kalıyor, araştırma önergeleri iktidar bloku tarafından otomatik olarak anında reddediliyor, yasalar Meclis dışında şekillenip Genel Kurul’a yalnızca rutin bir onay için geliyor. Muhalefet vekillerinin o çok etkili sandıkları kürsü konuşmaları, sosyal medyada birkaç saatlik “trend” olmaktan öteye gidemiyor. “Sosyal medya” dediğim için gülmeyin lütfen. Sistem işlemiyor, sadece işliyormuş gibi bir simülasyon sunuluyor. Numan Kurtulmuş’un bu “işliyormuş gibi yapma” sürecindeki moderasyon başarısının da altını özellikle çizmemiz gerekiyor.

Sonuç itibarıyla muhalefetin o sıralarda mevcudiyetini sürdürmesi, dış dünyaya “Türkiye’de çok partili, işleyen bir parlamenter sistem var” mesajından başka bir amaca hizmet etmiyor.

Seçilmişlerin idari ve yargısal enstrümanlarla birer birer tasfiye edildiği bir konjonktürde bu mesaj, demokratik bir gerçekten çok bir dekoru temsil ediyor. Muhalefet de, belki de hiç istemeden! bu meşruiyet dekorunun bir parçası, bir aksesuarı haline geliyor.

Sineyimillet bir kaçış değildir

Sineyimillet fikri gündeme geldiğinde hemen o malum ezberler sıralanır, “Meydanı boş bırakmak olur”, “İktidarın işine yarar”, “Tek kalemizi de kaybederiz.” Elbette siyasetin rasyonalitesi içinde bu kaygılar tartışılabilir. Fakat aynı rasyonaliteyle şu soruyu da sormak gerekir: Bugün Meclis’te olmak hangi antidemokratik adımı engelleyebildi? İçeride kalmak, siyasi kuşatmayı yaramıyor, aksine, kuşatmanın sürdüğü gerçeğinin üzerini örtüyor.

Sineyimillet bir kaçış sendromu değil, aksine mevcut sınırları reddeden aktif bir siyasal tavırdır. Seçme ve seçilme hakkının fiilen askıya alındığı bir düzende, yetkiyi asıl sahibine, yani seçmene iade etmektir. Meselenin salt bir parti ya da birkaç belediye meselesi olmadığını, doğrudan halk egemenliğine yönelik yapısal bir tehdit olduğunu ilan etmektir. İktidarın “nasılsa sistemin içinde kalacaklar” hesabını bozacak, siyasi tutarlılığın gerektirdiği tek hamle budur. Zira bazen o Meclis sırasını boş bırakmak, dolu tutulan yüzlerce sıradan çok daha sağır edici ve güçlü bir siyasi mesaj verir.

Siyasette zamanlama

Siyasette doğru hamle kadar, o hamlenin yapıldığı zamanlama da hayatidir. Erken atılan adım karşılık bulmaz, geç kalınan adım ise anlamını tamamen yitirir. Bugün tartışmamız gereken, sineyimillet doğruluğundan ziyade, bu radikal kopuş için daha ne kadar bekleneceğidir. Bütün büyükşehirler kayyumla yönetildiğinde mi? İstanbul teslim alındığında mı? O vakit geldiğinde atılacak adımın adı siyasi bir eylem değil, ancak çaresiz bir veda olur.

Demokrasiler bir gecede çökmez, “bu kadarı da olmaz” denilen adımların yavaş yavaş aşındırılmasıyla tükenir. “Sarı öküz” hikayesini hatırlayalım. Muhalefetin, salt kurumsal varlığı üzerinden bir “pazarlık” ya da “normalleşme” kapasitesi üretebileceğini sanması büyük bir yanılgıdır. Çünkü siyasette pazarlık, ancak karşı tarafın seçilmiş iradeyi bir aktör olarak tanımaya devam ettiği zeminde mümkündür.

Sandıkla tesis edilen iradenin, sandık dışı yöntemlerle gasp edildiği bir düzlemde, o iradenin kaynağına dönmek verilebilecek en meşru demokratik cevaptır. Şunu açık ve net olarak sormak gerekiyor.

Sineyimillet seçeneği bugün masaya gelmeyecekse, tam olarak ne zaman gelecek?

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale Putin Valday’da ne dedi?

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Putin Valday’da ne dedi?

Medya Günlüğü
2 Ekim 2026
GünlükManşet

Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
2 Ekim 2026
GünlükManşet

S-400 füzelerinin kronolojisi

Medya Günlüğü
2 Ekim 2026
Köşe YazılarıManşet

Grek alfabesiyle Türkçe

Cumhur Deliceırmak
2 Ekim 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?