Bundan 61 yıl önce, 22 Ağustos 1965 sabahı İstanbul Caddebostan’dan küçük bir yelkenli denize açıldı.
Teknenin adı “Kısmet”ti. Dümende, çocukluğundan beri deniz hayali kuran Sadun Boro, yanında Alman asıllı eşi Oda Boro vardı.
Önlerinde ise Akdeniz, Atlantik, Pasifik ve henüz hiç görmedikleri binlerce deniz mili uzanıyordu.
Bu yolculuk, Türk denizcilik tarihine geçecekti. Sadun ve Oda Boro, yaklaşık 10,5 metre uzunluğundaki Kısmet’le dünya turuna çıkan ilk Türk denizciler oldular. Yolculuk 2 yıl 10 ay sürdü ve çift, 15 Haziran 1968’de yeniden Türkiye’ye döndü.
Sadun Boro’nun deniz tutkusu İstanbul’un Anadolu yakası kıyılarında başladı. Ancak dünya denizlerine açılma hayalinin gerçek anlamda şekillenmesi İngiltere’de öğrenciyken oldu.
1952’de, Ling adlı bir yelkenliyle İngiltere’den Karayipler’e yapılan açık deniz yolculuğuna katıldı. Atlantik’i küçük bir yelkenliyle geçmek, onun için yalnızca bir macera değildi. Bu deneyimden sonra kendi teknesiyle dünyayı dolaşma fikri artık bir hayalden çok bir hedefe dönüştü.
Kısmet’in doğuşu
Boro, yıllar sonra hayalini gerçekleştirecek teknesini İstanbul’da yaptırmaya başladı. Kısmet’in omurgası 1963 yazında Salacak’ta, Athar Beşpınar’ın atölyesinde kızağa kondu.
Amerikalı tasarımcı William Atkin’in planından yararlanılarak yapılan tekne, klasik “double ender” yani başı ve kıçı birbirine benzeyen bir tasarıma sahipti. Kısmet 10,30 metre uzunluğunda, 3,30 metre genişliğindeydi ve özellikle uzun okyanus seyahatlerinin zorlu koşulları düşünülerek hazırlanmıştı.
Sonunda beklenen gün geldi.
22 Ağustos 1965’te Sadun ve Oda Boro, Kısmet’in palamarlarını çözdü ve batıya doğru yelken açtı.

(Soldan sağa) Miço, Oda, Deniz ve Sadun Bora
Önce Atlantik sonra Pasifik
Kısmet’in rotası İstanbul’dan Cebelitarık Boğazı’na, oradan Kanarya Adaları’na uzandı. Ardından Atlantik Okyanusu geçildi ve Barbados’a ulaşıldı.
Kanarya Adaları’nda yolculuğun en sevimli yolcusu da ekibe katıldı: Miço.
Boro çifti tekneye aldıkları kediye Miço adını verdi. Küçük kedi, dünyanın çevresinde süren uzun yolculuğun ayrılmaz bir parçası oldu.
Kısmet daha sonra Panama Kanalı’ndan geçerek Pasifik Okyanusu’na çıktı. Galapagos, Markiz Adaları, Tuamotu, Tahiti, Tonga ve Fiji gibi sayısız ada ve liman geride kaldı. Yolculuk daha sonra Yeni Gine, Endonezya, Singapur, Hint Okyanusu, Kızıldeniz ve Akdeniz üzerinden yeniden Türkiye’ye yöneldi.
Günümüzde bile bir yelkenlinin dünyanın çevresini dolaşması hâlâ büyük bir macera. Ancak 1960’ların koşullarında bu, çok daha farklı bir anlam taşıyordu.
GPS yoktu, uydu iletişimi yoktu ve tabii ki internet de yoktu.
Sadun Boro, yolculuk sırasında tuttuğu seyir notlarını Türkiye’ye gönderiyor, anılar Hürriyet gazetesinde yayımlanıyordu. Böylece Türkiye’de binlerce kişi, küçük Kısmet’in dünyanın öteki ucundaki yolculuğunu gazete sayfalarından takip ediyordu. Bu yazılar daha sonra “Pupa Yelken” adıyla kitaplaştırıldı.
Romantik bir dünya turunun arkasında oldukça zor günler de vardı.
Okyanusların sert havası, uzun ve yorucu geçişler, teknik sorunlar ve iletişim güçlükleri yolculuğun doğal parçalarıydı. Bir noktada Kısmet’ten uzun süre haber alınamaması Türkiye’de endişeye bile yol açtı. Daha sonra Oda Boro’nun Singapur’da ciddi bir sağlık sorunu yaşaması, yolculuğun en zor dönemlerinden biri oldu. Ancak tedavisinin ardından yeniden Kısmet’e döndü ve çift yolculuğa devam etti.

Üç yıl sonra İstanbul
Yaklaşık 2 yıl 10 ay süren yolculuğun ardından Kısmet, 15 Haziran 1968’de yeniden Türkiye’ye ulaştı.
Yola çıkarken sadece birkaç dostu uğurlamıştı ama dönüşte on binlerce kişiyle yüzlerce tekne karşıladı. Ertesi gün çıkan Hürriyet gazetesi muhteşem karşılamaya birinci sayfasının tamamını ayırdı (manşet fotoğrafı).
Sadun ve Oda Boro artık yalnızca dünya turundan dönmüş iki denizci değildi. Yolculukları, Türkiye’de amatör denizciliğin sembollerinden biri haline geldi. Sadun Boro’nun ardından başka Türk denizciler de okyanuslara ve dünya denizlerine açıldı; onun macerası birçok kişiye ilham verdi.
Bugün Kısmet, artık denizlerde dolaşmıyor. Sadun Boro tarafından bağışlanan tekne, İstanbul’daki Rahmi M. Koç Müzesinde sergileniyor.
Sadun Boro 5 Haziran 2015’te, 87 yaşında Marmaris’te hayatını kaybetti. Eşi ve dünya turundaki yol arkadaşı Oda Boro da 2020 yılında bu dünyadan ayrıldı.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
