Rus bilim insanları, Kanal İstanbul projesinin ekosistemde tehlikeli değişikliklere yol açabileceği uyarılarda bulundu.
Rusya Bilimler Akademisi’ne bağlı Güney Bilim Merkezi’nin hazırladığı rapora göre, yeni kanalın derinliği ve düzlüğü, Azak ve Karadeniz ekosistemleri için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bilim insanları, daha karmaşık bir topografyaya ve sığ sulara sahip olan Boğaz’dan farklı olarak, Kanal İstanbul’un biyolojik istilalar için doğrudan bir yol oluşturduğunu belirtiyor. Merkezin uzmanları, yabancı türlerin kanala girme olasılığının iki katına veya daha fazlasına çıkabileceğini düşünüyor.
Raporda şöyle deniliyor:
“Bu durum sadece Akdeniz türleri için değil, Atlantik ve Pasifik okyanuslarından gelebilecek potansiyel ‘işgalciler’ için de geçerli. Örneğin, bakteriler, balık ve deniz memelilerinin parazitleri, mikroalgler, omurgasızlar ve bazı balık türleri gibi… Azak Denizi’nin tuzlanmasının devam etmesiyle, bunların birçoğu yerel ekosistemlere daha kolay uyum sağlayabilecek ve yerleşebilecek.”
Bilim insanları ayrıca, bazı yeni türlerin yerel deniz faunasına karşı saldırgan davranarak yerlerinden edebileceğini veya besin kaynakları için rekabet yaratabileceğini vurgulayarak, “Bu durum, bugün önemli çevresel değişiklikler yaşayan Karadeniz ve Azak Denizi için projenin etkisini özellikle hassas hale getiriyor” diye uyarıyor.
2019 yılında Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov, Kanal İstanbul projesinin Karadeniz’deki hukuk rejimini belirleyen Montrö Anlaşması’nı değiştirmeyeceğini, bu nedenle de Türkiye’nin meselesi olduğunu söylemişti. YetkinReport’un sorularını yanıtlayan Yerhov, Kanal İstanbul’un İstanbul Boğazı’ndaki trafiği değiştirebileceğini, ancak Çanakkale trafiğini değiştirmeyeceği için fazla bir farklılığa yol açmayacağını savunmuştu.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
