Cenaze törenine katılan bir kadın, “Sanırım ülkemdeki en cesur insanlardan biriydi. Başına gelenlerden dolayı son derece üzgünüm” demişti.
Rus muhalif lider Aleksey Navalnı’nın cezaevinde ölümünün üzerinden tam iki yıl geçti. Yıl dönümünden birkaç gün önce İngiltere, Almanya, Fransa, İsveç ve Hollanda, Navalnı’nın Güney Amerika’daki ok kurbağalarında bulunan bir zehir kullanılarak öldürüldüğünü ileri sürdü. Aslında zehirlenme iddiası eşi Yulya Navalnaya (fotoğrafta) tarafından daha önce defalarca dile getirilmişti. Beş Avrupa ülkesinin açıklamasının ardından Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov suçlamayı kesin bir dille reddetti.
2008 yılında daha çok büyük kentlerde yaşayan orta sınıfın desteğini alarak yolsuzluklara savaş açan Navalnı, iktidara karşı hiçbir etkin muhalefet olmamasının da etkisiyle kısa sürede adını duyurdu.
2013 yılında Moskova belediye başkanlığı seçimlerine katılan popülist muhalif politikacı engellemelere rağmen oyların yüzde 27’sini almayı başardı.
2020 yılının ortalarında zehirlenen Navalnı, bu olayın perde arkasında Rus gizli servisinin bulunduğunu ileri sürdü ve yurt dışına gitti. Almanya’da tedavi gördüğü sırada Başbakan Angela Merkel’in hastanede onu ziyaret etmesi uluslararası alanda tanınırlığını artırdı.
2021 başlarında tutuklanacağını bilerek ülkesine döndü ve gerçekten de havaalanına ayak basar basmaz tutuklandı. Karadeniz kıyısında Devlet Başkanı Vladimir Putin’e ait olduğunu ileri sürdüğü bir sarayın görüntülerini yayınlayan Navalnı’nın videosu tüm dünyada dört günde 80 milyondan fazla izlendi.

Aleksey Navalnı’nın “Yurtsever” kitabı
Avrupa Parlamentosu’nun her yıl insan hakları ve düşünce özgürlüğü alanında verdiği Saharov Ödülü 2021’de Navalnı’ya verilmişti.
İki ayrı davada 19 yıl aşkın hapis cezasına çarptırılan Navalnı, sağlığının kötüye gittiği yolunda haberlerin ardından 16 Şubat 2024 tarihinde cezaevinde hayatını kaybetti. Yetkililer, muhalif politikacının doğal nedenlerle öldüğünü açıkladı, ailesi ise zehirlendiğini ileri sürdü.
Navalnı aslında halkın çoğu tarafından desteklenen bir politikacı hiçbir zaman olmadı. Cezaevine konulmasa ve siyaset yapmasına izin verilse bile Kremlin’in adayını yenebilecek popülariteye çok büyük olasılıkla hiçbir zaman ulaşamayacaktı. Ne var ki sonuçta “gül bahçesindeki tek diken” olmanın bedelini ödedi.
Gerçekten zehirlendi mi bilinmez ama Rusya’da muhalif olmanın zorluğu su götürmez…
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
