Uluslararası gelişmeleri, özellikle de Rusya ile ilgili haberleri takip edenler için Dmitriy Peskov adı yabancı gelmeyecektir.
Uzun süredir Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sözcülüğünü yapan Peskov’un çok iyi Türkçe bildiği sır değil. Hemen hemen Ruslar gibi o da Türkçeyi Moskova Devlet Üniversitesi Asya ve Afrika Ülkeleri Enstitüsünde (İSAA) öğrenmiş.
Peskov, enstitünün 70. kuruluş yıl dönümüyle ilgili olarak Vesti’ye yaptığı açıklamada, gönlünde Arapça varken Türkçeyi öğrenmesinin, daha doğrusu “öğrenmek zorunda kalmasının” perde arkasını şöyle anlattı:
“Sovyet döneminde çok katı kurallar vardı, bir dili seçme hakkına sahip olmak için gerekli olan en yüksek puanı almak gerekiyordu. Ben en yüksek puanı alamadım, bu yüzden dil seçme hakkım olmadı. Bana zorunlu olarak Türkçe verdiler. Başlangıçta bu benim için korkunç bir trajediydi, sanki bir ceza gibiydi. Ancak daha sonra, dili sevmeye başlayınca hem Türkçeye hem de Türkiye’nin tarihine, kültürüne ve edebiyatına âşık oldum.”
2014 yılında Moskova’da Rus-Türk İşadamları Birliği’nin (RTİB) düzenlediği “Zirve Sohbetleri”ne konuk olan Peskov, hayatının önemli kısmının geçtiği Türkiye’nin her zaman hatıralarında ve kalbinde yer aldığını söyledi.
Peskov, “Türkiye ile aslında tesadüfen tanıştım. İlk kez 1980 yılında gittim. O zaman dili bilmiyordum. Libya’dan gemiyle Odessa’ya giderken İstanbul’a uğramıştık. Türkiye’de o günlerde darbe olmuştu. İstanbul’da gemiden çıktığımızda her yerde askerler, silahlı kişiler vardı, korkunç bir tabloydu” dedi.
Türkoloji bölümündeki hocaları sayesinde Türkiye’yi sevdiğini ve iyi bir Türkolog olarak yetiştiğini anlatan Peskov, “1990’ların başında Dışişleri Bakanlığında memur oldum. İlk yurt dışı görevim Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği’ydi. Rahmetli büyükelçi Albert Çernışev ile Türkiye’nin aşağı yukarı her bölgesini gezdik” diye konuştu.
Gençliğinde Sovyetler Birliği’nin, daha sonra da Rusya’nın ekonomik ve siyasi belirsizlik içinde bulunduğunu, Türkçe bildiği için bir ara Milliyet’in Moskova bürosunda çalışmayı düşündüğünü söyleyen Peskov, 100 dolar karşılığında Türkçe tercüme yaparak hayatının ilk parasını kazandığını anlattı. Sonunda diplomatlıkta karar kılan Peskov, Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği’nde 10 yıl çalıştı.
Peskov, birkaç yıl önce Hürriyet’ten Nalan Koçak’a yaptığı açıklamada, “Milliyet’in Moskova ofisinde çalışmak istediğiniz bir dönem vardı…” hatırlatması üzerine, “Evet. Gazetecilik okumadım, bu yüzden benim için kesin bir çekiciliği yoktu. Cenk Başlamış Milliyet’in Moskova ofisindeydi, biz de arkadaştık o zaman. Yine de öğrenmek ve bilgi almak ilgimi çekiyordu. Gazetecilik benim için bilinmeyen topraklardı” demişti.
Kızı da Türkolog
Peskov’un eşi Tatyana Navka, buz dansında olimpiyat şampiyonu olmuş eski bir sporcu. Ankara’da görev yaptığı 1998 yılında Ankara’da doğan kızı Liza Peskova da babasının izinden giderek Moskova Devlet Üniversitesi’nde Türkoloji eğitimi aldı.

2016 yılı ortalarında Liza uluslararası toplumun Türkiye’deki terör saldırıları karşısında tepkisiz kalmasını eleştirmiş ve Instagram hesabından şu mesajı paylaşmıştı:
“Ben Ankara’da doğdum, hayatımın ilk yıllarını orada geçirdim. Babam ve dedem Türkolog ve ben de Moskova Devlet Üniversitesi’nde Türkçe öğreniyorum. Böyle biri olarak kırgınım ve çevremizde olanların iki yüzlü olduğunu ve çifte standart uyguladığını hissediyorum. Neden internet Türk bayrakları ile dolu değil? Ankara’da pazar gecesi evine otobüsle dönen insanların ölümü, Paris’teki insanların ölümünden daha mı önemsiz? Yani terör saldırıları, daha önemli ve az önemli diye ikiye mi ayrılıyor?”
Peskov’un ayrıldığı eşi Yekaterina da Türkçe biliyor.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
