Rus akademisyen Doç. Dr. Pavel Sevostyanov, Orta Doğu’da yaşanan gerilimin uzaması halinde Türkiye dahil bazı gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde ciddi değer kaybı riski oluşabileceği uyarısında bulundu.
Ria Novosti Haber Ajansının sorularını yanıtlayan Rusya Plehanov Ekonomi Üniversitesi öğretim üyesi Sevostyanov, Türkiye, Mısır ve Pakistan’ın bu süreçten daha fazla etkileneceğini öne sürdü ve “Cari açığı yüksek ve enerji ithalatına bağımlı ekonomilerin para birimleri baskı altında kalır. Bu nedenle Türk lirası, Mısır poundu ve Pakistan rupisi en kırılgan para birimleri arasında yer alıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Doç. Dr. Pavel Sevostyanov
RİA’nın haberinde, “Verilere göre, Ocak ayından bu yana Türk lirası dolar karşısında yüzde 5,2 değer kaybederken, Mısır poundundaki düşüş yüzde 11,5’e ulaştı. Pakistan rupisinin ise aynı dönemde sınırlı da olsa değer kazandığı söyleniyor” denildi.
Jeopolitik risklerin belirleyici olduğuna işaret edilen makalede şu değerlendirmeler yer aldı:
“Gerilimin temelinde, 28 Şubat’ta İran’a ABD ve İsrail tarafından başlatılan saldırılar var. Çatışmaların ardından 8 Nisan’da ateşkes ilan edilse de taraflar arasındaki müzakerelerden somut bir sonuç çıkmadı. Diplomatik girişimler sürerken, bölgede kalıcı bir çözüm sağlanamaması durumunda enerji fiyatlarında artış ve ticaret yollarında aksama riski bulunuyor. Bu da özellikle dışa bağımlı ekonomilerde döviz kurlarını olumsuz etkileyebilir. Uzmanlara göre, mevcut koşulların devam etmesi halinde söz konusu ülkelerin para birimlerinde ilave değer kayıpları gündeme gelebilir.”
Abzats haber sitesi ise, “Rusya–Türkiye ticaretinde gerileme: Üç yıldır süren düşüş hızlandı” başlıklı makalesinde, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin, yaptırımların etkisiyle üst üste üçüncü yıl da gerileme eğiliminde olduğunu yazdı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıklamalarına da atıfta bulunulan haberde, ülke arasındaki ticaretin özellikle 2026’nın ilk aylarında belirgin şekilde yavaşladığı kaydedildi.
Makalede, “Yılın ilk dört ayında Rusya’dan Türkiye’ye yapılan ithalat yüzde 23 düştü. Böylece, 2022–2023 döneminde Rus şirketleri için çıkış kapısı olarak görülen Türkiye pazarı, giderek daralan bir alan haline geldi. Toplam ticaret hacmi 49 milyar dolar oldu, bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 6,6’lık gerileme demek” bilgisi yer aldı.
Türkiye’nin Rusya’ya ihracatının geçen yıl yüzde 21,5 düşerek 6,7 milyar dolara kadar gerilediği kaydedilen makalede, “Rusya’dan Türkiye’ye ihracattaki düşüş ise daha sınırlı, yaklaşık yüzde 4 seviyesinde kaldı. Uzmanlara göre, Türk lirası bazında bakıldığında düşüş daha ılımlı görünse de dolar bazlı gerileme trendi yapısal bir yavaşlamaya işaret ediyor” denildi.
Makalede artan Çin etkisi ve Türkiye’nin merkez rolünü kaybetmeye başlaması için şu değerlendirme yapıldı:
“Analistlere göre, Rusya açısından Türkiye’nin son yıllarda üstlendiği lojistik köprü rolü giderek zayıflıyor. Yaptırımların etkisiyle ticaret akışlarının Asya’ya yönelmesi, Ankara’nın bölgesel ticaret merkezi olma potansiyelini de yeniden şekillendiriyor. Bu tablo, Rusya’nın yeni lojistik rotalar geliştirmesini ve Asya pazarlarına daha fazla yönelmesini zorunlu hale getirirken, Türkiye’nin dış ticaretteki ağırlığının da farklı coğrafyalara kaydığını gösteriyor.”
İlgili haberler:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
