Nice okumuş yazmış, nice filozof, nice varsıl, nice yönetici, nice insan arayadursun Âdem amca Yâren leylek ile hayatın tadını çıkarıyor.
Anlam sevmektedir. Anlam ait olduğun dünyayı kuşuyla kurduyla, otuyla çiçeğiyle, dağı taşıyla sevebilmek ve onlarla olan bağından hoşnut olabilmektir.
Sevgi kendini kendi gözünde büyütmemektedir.
Sevgi yönetmek istememekte,
para ve gücün peşinde koşmamaktadır,
Sevgi paylaşmayı ve başka varlıklara saygı duymayı bilmektir.
Hırs ile hınç ile kendini doldurmak, kindar ve dindar olmak, dünyaya hükümdar kesilmek, aile içinde krallık, reislik gütmek, pazı gücünü başkalarını boyun eğdirmek için kullanmak, makama, mevkiye doymamak…. İnsani özellikler değildir. Açık söylüyorum, değildir.
Hayatın anlamı insanın kendi ömrü içinde, kendi içinde potansiyel olarak var olan insani özelliklerini bulup çıkarma çabasından başka bir şey olamaz. Sufiler başka bir şey demişler bunun adına, bilim başka bir şey. Maslow’un en tepe noktaya yerleştirdiği kendini gerçekleştirmek insanın içinde bulunan bütün insani özelliklerini hayata geçirmesidir. Orada artık insan için arayış, beğenmeyiş, inkâr, reddiye, hırs, nefret ya da herhangi bir şeye karşı açlık duyulmaz.
Arayacaksan kendini, kendinde arayacaksın.
Sevgisizlikten yakınıyorsan kendine bak.
Şiddetten yakınıyorsan kendine…
Ayrılıktan yakınıyorsan sen kendini kimlerden, nelerden ayrı tutuyorsun, ona bak.
Yoldan çıkanlar çok.
Onların menzili başka. Yitenlerimiz çoktur ve hep çok olacaktır.
Onları gör, uzaktan izle. Sonra dön içine.
Çiçek bul, ışık bul, renk bul, kelebek bul, uğur böceği bul, cennete dönüştürülmüş, çiçek bahçesi haline getirilmiş minicik bir balkon bul. Ona bak. Nasıl sığmış koca cennet oraya hayret et. Kim sığdırmış, kimin cenneti acaba diye düşün.
Sevecek bir şey bul. Bak Âdem amca nasıl buldu. Âdem amca arayanlardandı ki buldu. Her arayan bulmaz ama bulanlar hep arayanlardan çıkmıştır.
Sevgiyi arayacaksın eyy insan.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
