Salı, 20 Eki 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
*EditörKöşe Yazıları

NAVTEX savaşı ve kablo gerilimi

Aydın Sezer
Son güncelleme: 19 Ekim 2026 05:40
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Doğu Akdeniz’de sular yine ısındı. Her yeni kriz bir öncekinin devamı ve bir sonrakinin habercisi olarak bu jeopolitik fay hattını gündemden düşürmüyor.

Son günlerde Türkiye ile Yunanistan arasında tırmanan yeni NAVTEX restleşmesi, ilk bakışta denizde kimin tatbikat yapacağı ya da deniz tabanından bir kablonun nereden geçeceği gibi teknik bir meselesi olarak algılanabilir. Ancak meselenin özüne indiğimizde, karşımızda yıllardır çözümsüz kalan, taraflarca iç siyasete malzeme edilen ve uluslararası hukukun sınırlarının zorlandığı o devasa deniz yetki alanlarının sınırlandırılması uyuşmazlığını görüyoruz.

Bu ay kriz tek bir olayla sınırlı kalmayıp birbiriyle doğrudan bağlantılı üç ana eksen üzerinden tırmanış gösteriyor. Birincisi, Fransa ve İtalya’nın da katılımıyla Meis ve Girit açıklarında düzenlenen dörtlü Eunomia 2026 hava ve deniz tatbikatı. İkincisi, İsrail’den başlayıp Kıbrıs ve Girit üzerinden Yunanistan anakarasına uzanması hedeflenen Great Sea Interconnector (GSI) elektrik iletim hattı. Üçüncüsü ise, yine aynı havzada veri transferini amaçlayan Doğu Akdeniz Koridoru (EMC) denizaltı fiber optik veri iletim kablosu projesi kapsamındaki sismik ve hidrografik araştırmalardır.

Bir kablodan çok fazlası

GSI projesi kapsamında Girit, Kaşot, Kerpe ve Rodos adalarının güneyinden geçirilmek istenen denizaltı kablo güzergahı ile EMC projesi doğrultusunda planlanan hatlar, Türkiye’nin kıta sahanlığı iddiasında bulunduğu alanlardan geçiyor.

Bu restleşme aslında deniz hukukunun en hassas dengelerinden birine oturuyor. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) Madde 79 kapsamında açık denizlerde ve kıta sahanlığında denizaltı kablo döşeme serbestisi mutlak bir serbesti değildir. Madde 79/3 uyarınca kablonun geçeceği kesin güzergahın tespiti, kıyı devletinin rızasına tabidir. Dahası, kablo serimi öncesinde deniz tabanında Fransız araştırma gemisi Abeille Marengo veya S/V KOBI RUEGG gibi platformlar vasıtasıyla icra edilen hidrografik ve jeofizik etütler, doğrudan Deniz Bilimsel Araştırması (MSR) statüsündedir ve kıyı devletinin açık izni olmaksızın yürütülemez.

Perde arkası müzakereler

İşte krizin düğümlendiği yer tam da burasıdır. GSI konsorsiyumu, yüklenici Fransız kablo şirketi Nexans veya bizzat Atina yönetimi, güzergah araştırmaları için Ankara’dan resmi izin talep ederse, Türkiye’nin BM’ye bildirdiği deniz yetki alanlarını ve tartışmalı olan 2019 Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı’nı fiilen (de facto) tanımış olacaktır. Atina kamuoyunda “Asla izin istemeyeceğiz” söylemi gündemdeyken, Yunan basınında yer alan analizlere göre Fransız şirket temsilcilerinin perde arkasından Ankara ile gayriresmi uzlaşma arayışlarına girmesi, projenin diplomatik kırılganlığını gözler önüne sermektedir. Türkiye ise resmi kanallardan gelmeyen ya da şirketler üzerinden yürütülen gayriresmi temasları kabul etmeyerek, yetki alanındaki her fiili adımı egemenlik haklarının ihlali saymaktadır.

İzin mekanizması işletilmediğinde devreye donanmalar ve karşı NAVTEX hamleleri girmektedir. Nitekim Antalya NAVTEX istasyonunun, Heraklion istasyonunun yayınlarını “yetkisiz bölge duyurusu” ilan ederek hükümsüz kılması ve Türk Deniz Kuvvetleri unsurlarının sahada pozisyon alması bu kararlılığın bir yansımasıdır.

Benzer bir taktiksel kurgu Meis’in güneyindeki Eunomia 2026 tatbikatında da sahnelenmektedir. Yunanistan, İtalya ve Fransa gibi AB müttefiklerini arkasına alarak icra ettiği tatbikatı seyrüsefer serbestisinin korunması şeklinde lanse ederken, Ankara bu adımı bölgeyi fiilen kendi yetki alanına katma girişimi olarak okumaktadır. Nitekim aynı deniz alanının, Girit-Kıbrıs denizaltı kablo hattı için araştırma yapacak olan Abeille Marengo gemisinin rotasıyla çakışması, tatbikatın bilimsel araştırma gemisine bir güvenlik kalkanı sağlama amacıyla kurgulandığı yönündeki iddiaları güçlendirmektedir. Türkiye’nin aynı koordinatlar için eş zamanlı karşı bildiri yayımlaması, sahadaki fiili durum oluşturma çabalarını hukuken ve operasyonel olarak boşa çıkarmaya yöneliktir.

Gerçekçi dış politika ihtiyacı

Gelişmelere salt hamaset penceresinden değil, gerçekçi bir diplomasi ve fırsatlara odaklı bir vizyonla bakmak zorundayız. NAVTEX duyuruları deniz haritalarını tek başına yeniden çizemeyeceği gibi, uyarılar üzerinden yürütülen bilek güreşi de köklü uyuşmazlıkları çözmemekte, yalnızca bir sonraki fırkateyn karşılaşmasına kadar dondurmaktadır.

Yunanistan ve GKRY, arkalarına Avrupa Birliği’nin enerji arz güvenliği stratejisini ve Fransa ile İtalya gibi aktörlerin siyasi ağırlığını alarak Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de dar bir kıyı şeridine hapsetmeye çalışmaktadır. Atina ve Lefkoşa’nın adalara tam kıta sahanlığı tanıyan maksimalist yaklaşımı uluslararası hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmasa da, Batı başkentlerinde güçlü bir siyasi ve jeopolitik destek bulmaktadır.

Türkiye’nin sahadaki askeri varlığı, proaktif karşı NAVTEX yayınları ve donanmasının sağladığı caydırıcılık, aleyhine oldubittiler yaratılmasını engellemek adına önemlidir. Ancak sahadaki bu meşru güç gösterisinin, iç politikada tüketilen bir popülist retorik olmaktan çıkarılarak, masada kalıcı kazanımlar üretecek ince ve çok katmanlı bir diplomasiye dönüştürülmesi gerekir.  

Doğu Akdeniz’deki bu “Gordion Düğümü”, ne tatbikatlar arkasına gizlenen araştırma gemileriyle, ne koordinat kopyalama yarışlarıyla ne de donanmaların namlu namluya gelmesiyle çözülecektir. Kalıcı barış ve istikrar, kıyıdaş devletlerin hakkaniyet ilkesi çerçevesinde bir araya gelerek sınırlandırma müzakerelerini başlatması, enerji ve veri projelerinde kapsayıcı bölgesel işbirliklerine alan açılması veya meselenin karşılıklı mutabakatla çözülmesi mümkündür. Aksi takdirde, önümüzdeki yıllarda da Eunomia’nın yeni versiyonları, Abeille Marengo benzeri gemilerin manevraları ve peş peşe iptal edilen NAVTEX’ler üzerinden aynı kriz sarmalını izlemeye devam edeceğiz.

Unutulmaması gereken temel nokta, Akdeniz’de olup biten tüm gelişmelerin temelinde o meşhur Libya anlaşmasıyla kendi ayağımıza sıktığımız gerçeği yatıyor. 28 derece boylamın özellikle, Mısır- Yunanistan anlaşmasından sonra, Atina’yı cesaretlendiren gelişmelere neden olduğunu unutmayalım.

Bu yolu biz açtık…

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale “Sarı Yelekliler” kimdir?
Sonraki Makale Tarihte bu hafta

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

*MG Özel

Putin’e Ankara’dan davet var…

Fuad Safarov
19 Ekim 2026
EditörGünlük

Sergen Yalçın’ın portresi

Medya Günlüğü
19 Ekim 2026
*EditörSerbest Kürsü

Türk-İsrail ilişkilerinin geleceği

Gürsel Demirok
19 Ekim 2026
EditörGünlük

Yapay zekâyla Türkiye turu

Medya Günlüğü
19 Ekim 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?