Sırbistan’da Aleksandar Vuçiç’in iktidardan uzaklaşması, Rusya’nın Balkanlar’daki etkisi açısından dönüm noktası olabilecek boyutta bir gelişme.
Carnegie Endowment uzmanı Maksim Samorukov’a göre Moskova, Belgrad’daki yeni yönetimle ilişkilerini sürdürmek istese de iki ülke arasındaki yakınlığın eski düzeyde kalması zor görünüyor.
Carnegie Endowment’taki analizinde Samorukov, muhalefetteki “Öğrenci Listesi” hareketinin zaferinin ardından Rusya’nın Sırbistan’la ilişkilerinde yeni bir döneme girildiğini belirtiyor. Hareketin Rusya’yla iş birliğini sürdürme yönündeki açıklamalarına rağmen, devlet kurumlarını yenileme ve yolsuzlukla mücadele hedeflerinin Moskova’nın Sırbistan’daki mevcut ilişkileriyle çatışabileceğine dikkat çekiyor.
Yazara göre Vuçiç, 2012’de iktidara geldiğinde Rusya’yla ilişkileri yürütmek için önceki dönemden kalan deneyimli isimlerle çalışmayı sürdürmüştü. Aleksandar Vulin, Ivica Daçiç ve Gazprom’un Sırbistan’daki önemli muhataplarından Duşan Bayatoviç gibi isimler, Moskova ile Belgrad arasındaki temasların devamlılığını sağlamıştı. Yeni yönetimin ise aynı siyasi ve bürokratik bağlantılara sahip olmadığı belirtiliyor.
Samorukov, yeni yönetimin yolsuzlukla mücadele ve devlet kurumlarını siyasi etkilerden arındırma hedeflerinin, Rusya’yla geçmişte kurulan bazı ekonomik ilişkileri de gündeme getirebileceğini savunuyor. Yazara göre Moskova’nın Sırbistan’daki nüfuzunun önemli dayanaklarından biri, uzun yıllardır görevde bulunan ve iki ülke arasındaki ekonomik anlaşmalarda rol oynayan isimlerdi.
Rusya ile Sırbistan arasındaki ilişkileri zorlaştırabilecek bir başka unsur da Moskova’nın Sırbistan’daki protestolara yaklaşımı. Kremlin, son iki yıldır protestoları Batı tarafından desteklenen bir iktidar değiştirme girişimi olarak nitelendiriyordu. Samorukov, yeni yönetimin Avrupa yanlısı adımlarının Moskova tarafından bu yaklaşımın doğrulanması şeklinde yorumlanabileceğini belirtiyor.
Enerji alanı ise Belgrad’ın önündeki en önemli başlıklardan biri. Sırbistan’ın Rus gazına bağımlılığı sürerken, iki ülke arasındaki gaz anlaşmasının yıl sonunda sona erecek olması yeni yönetimin elini zorlaştırabilir. Rus enerji şirketi Gazprom’un Sırbistan’daki petrol şirketi NIS’in satış sürecinin henüz tamamlanmamış olması da ilişkilerin geleceği açısından önem taşıyor.
Belgrad’ın önünde bir başka hassas konu da Kosova. Rusya, Kosova’nın bağımsızlığını tanımama politikasında Sırbistan’a destek veriyor. Ancak Samorukov, Avrupa Birliği’yle ilişkileri geliştirmek isteyen yeni yönetimin, Kosova konusunda taviz vermek yerine Rusya’yla siyasi ilişkilerini sınırlamayı tercih edebileceğini düşünüyor.
Carnegie analizine göre Vuçiç’in iktidardan ayrılması, yalnızca Sırbistan’da değil, bütün Batı Balkanlar’da Rusya’nın etkisini azaltabilecek bir gelişme. Moskova, bölgede nüfuzunu sürdürmek için büyük ölçüde Sırbistan’ın siyasi ve ekonomik ağırlığından yararlanıyordu. Samorukov, Karadağ örneğini hatırlatarak demokratikleşme sürecinin Rusya’nın etkisini sınırlayabileceğini ve bir ülkenin Avrupa Birliği’ne entegrasyonunu hızlandırabileceğini belirtiyor.
Fotoğraf: RİA Novosti
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
