Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, dış politika, Ukrayna krizi, Batı ile ilişkiler ve Türkiye’nin tutumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
TASS Ajansı Genel Müdürü Andrey Kondraşov’un sorularını yanıtlalayn Lavrov, Rusya ile Batı arasındaki ilişkilerin artık eski haline dönemeyeceğini belirterek, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Şubat 2022 öncesine dönüş asla olmayacak” sözlerini hatırlattı.
Rusya’nın dünyaya yeni bir uluslararası düzen önerebilmesi için önce Ukrayna’da hedeflerine ulaşması gerektiğini söyleyen Lavrov, “Dünya krizin nasıl sonuçlanacağını dikkatle izliyor. Önce meşru çıkarlarımızı savunmalı ve kazanmalıyız” dedi.
Batı’nın önce Rusya’yı “stratejik yenilgiye uğratma”, ardından ise “Rusya’nın sömürgesizleştirilmesi” söylemlerine yöneldiğini savunan Lavrov, bunun ülkenin parçalanmasını hedefleyen eski planların yeniden gündeme getirilmesi anlamına geldiğini öne sürdü.
Batılı ülkelerin verdikleri sözleri tutmadığını savunarak, Rus diplomasisinin artık “önce doğrula, sonra güven” anlayışıyla hareket edeceğini söyleyen Lavrov, “Artık kimseye peşinen güvenmeyeceğiz. Önce kontrol edeceğiz, en önemlisi de kendi çizgimizden sapmayacağız” dedi.
Açıklamalarının bu bölümünde Türkiye’ye de değinen Rus Bakan, Ankara’nın bir yandan Ukrayna konusunda yeniden arabuluculuk teklif ettiğini, diğer yandan ise NATO’da Kiev’in toprak bütünlüğünü destekleyen ortak bildirilerin altına imza attığını bildirdi. Lavrov şu kelimeleri kullandı:
“Şu anda yine Türk komşularımız Ukrayna konusunda yardımcı olmaya hazır olduklarını söylüyorlar. Ancak aynı zamanda NATO belgelerinde, Kiev yönetiminin toprak bütünlüğünün yeniden sağlanması gerektiğinin belirtildiği metinleri imzalıyorlar.”
Türkiye’ye yönelik sert sözler kullanmaktan kaçınan Lavrov daha çok, “aynı anda hem arabulucu olmak isteyen hem de NATO kararlarına imza atan bir ülkeye ihtiyatla yaklaşırız” mesajını verdi.
Rusya Dışişleri Bakanı, cephe hattının dondurulmasını öngören ateşkes önerilerini de reddetti. Batılı ülkelerin önce ateşkes ilan edilmesini, ardından Avrupa güçlerinin bölgeye konuşlandırılmasını ve daha sonra müzakerelerin başlamasını istediğini söyleyen Lavrov, bunu “Rusya’ya verilmiş bir ültimatom” olarak nitelendirdi.
Lavrov’a göre böyle bir senaryoda Ukrayna yönetimi varlığını sürdürecek ve Rusya’nın ilhak ettiğini açıkladığı bölgelerin statüsü kabul edilmeyecek.
Çok kutuplu dünya
Lavrov, dünyanın giderek çok kutuplu hale geldiğini savunarak BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) gibi oluşumlarda kararların baskıyla değil, uzlaşıyla alındığını söyledi.
NATO’da ise ABD’nin belirleyici olduğunu, Avrupa Birliği’nde de Brüksel bürokrasisinin ulusal hükümetlerin yetkilerini büyük ölçüde devraldığını ileri sürdü.
Rusya’nın bundan sonra yalnızca kendi gücüne güvenmesi gerektiğini belirten Lavrov, “Ordumuz, donanmamız, hava ve uzay kuvvetlerimiz ile insansız sistem birliklerimiz var. Başka seçeneğimiz yok” dedi.
SSCB nostaljisi
Röportajın kişisel sorularla ilgili bölümünde Lavrov, Alaska ziyareti sırasında giydiği “SSCB” yazılı kazağın Rus toplumunda büyük ilgi gördüğünü anlattı. Sovyetler Birliği’ne duyulan nostaljinin arttığını belirten Lavrov, Putin’in sıkça tekrarlanan sözünü yineleyerek, “Sovyetler Birliği’nin dağılmasına üzülmeyenin kalbi yoktur; onu yeniden kurmak isteyenin ise aklı yoktur” dedi.
Röportajın sonunda “Rusya sizin için ne ifade ediyor” sorusuna Lavrov tek cümleyle cevap verdi: “Rusya hayattır, hayat da Rusya’dır.”
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
