CHP’ye yakın bir yayın çizgisiyle yola çıkan Halk TV, yıllar içinde Türkiye’nin en çok izlenen muhalif haber kanallarından biri haline geldi.
Kanalın hikâyesi, siyasetle kurduğu yakın ilişkiler, yönetim değişiklikleri, CHP ile yaşadığı kopuş ve 14 Ekim 2026’da kayyım atanmasıyla yeni bir döneme girdi.
BBC Türkçe’ye göre Halk TV, 10 Ocak 2005’te yayın hayatına başladı. Kanalın kurucusu, eski CHP milletvekili ve parti yöneticisi Mahmut Yıldız’dı. Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a yakın isimlerin girişimiyle kurulduğu belirtilen televizyon, ilk yıllarından itibaren ağırlıklı olarak CHP tabanına hitap eden bir yayın çizgisiyle tanındı.
Yıldız, 2002’de Şanlıurfa’dan milletvekili seçilmiş, 2003-2007 yılları arasında CHP’nin genel saymanlığını yapmıştı. Halk TV’nin kuruluşu da böylece yalnızca bir medya yatırımı değil, siyasetle doğrudan ilişkili bir girişim olarak şekillendi.
Halk TV’nin izleyici kitlesini genişletmesinde 2013’teki Gezi Parkı protestoları önemli rol oynadı. Ana akım medyanın protestoları sınırlı biçimde aktardığı eleştirilerinin yükseldiği dönemde kanal, gösterilerden canlı yayınlara ve sahadan bağlantılara geniş yer verdi.
Bu yayın çizgisi, Halk TV’yi hükümet politikalarına eleştirel yaklaşan izleyiciler açısından önemli bir haber kaynağı haline getirdi. Kanal, sonraki yıllarda CHP’nin grup toplantılarını, mitinglerini, kurultaylarını ve liderlerin açıklamalarını düzenli olarak yayımladı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı döneminde Halk TV, ana muhalefetin kamuoyuna seslendiği başlıca televizyon platformlarından biri oldu.
2017’deki Adalet Yürüyüşü de kanalın canlı yayınlarıyla yakından takip ettiği siyasi gelişmeler arasındaydı.
Baykal ailesiyle tartışma
Halk TV’de 2019’daki yerel seçimlerin ardından yönetim değişikliği yaşandı. Deniz Baykal’ın kızı Aslı Baykal kanalın yönetiminde söz sahibi oldu. Bu dönemde bazı gazeteciler ve programcılarla yollar ayrıldı.
Aralarında Uğur Dündar’ın da bulunduğu isimler, görevden almaları eleştirdi. Dündar, uzun süre sunduğu Halk Arenası programından ayrılırken kanala katkılarını hatırlatan açıklamalar yaptı. Aslı Baykal’ın oğlu Alican Erkılıç’ı üst düzey bir göreve getirmesi de tartışma konusu oldu.
Kanalın kuruluşuna ilişkin mali ayrıntılar da sonraki yıllarda gündeme geldi. Mahmut Yıldız, 2022’de gazeteci Uğur Dündar’a yaptığı açıklamada kuruluş ve ilk iki yıllık işletme giderlerini kişisel imkânlarıyla karşıladığını söyledi. Yıldız, kanalın satış sürecinde Deniz Baykal ve Aslı Baykal’ı eleştirdi. Aslı Baykal ise suçlamalara karşı çıktı.
Cafer Mahiroğlu dönemi
İş insanı Cafer Mahiroğlu, Halk TV’yi Ocak 2020’de satın aldı. Yeni yönetim döneminde kanalın teknik altyapısı ve yayın içeriği geliştirildi; haber bültenleri, tartışma programları ve canlı yayınlar genişletildi.
Mahiroğlu’nun yönetiminde Halk TV, hükümete yönelik eleştirel yayınlarını sürdürürken CHP ile ilişkilerinde de yeni bir dönem başladı. Ancak bu ilişki zamanla gerildi.
Medyascope’a göre 2023’teki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından CHP’de yaşanan değişim tartışmaları ve Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasındaki genel başkanlık yarışı, kanal ile parti yönetimi arasındaki gerilimi artırdı.
CHP, Halk TV ile yaptığı sözleşmeyi feshetti. Sözleşme kapsamında partinin belirli etkinliklerinin ve grup toplantılarının yayımlanması karşılığında kanala ödeme yapıldığı bildirilmişti. Anlaşmanın sona ermesi, siyaset ile medya arasındaki mali ilişkilerin şeffaflığına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, sözleşmenin sona ermesine saygı duyduklarını ancak yayın çizgisinden taviz vermeyeceklerini açıkladı. Kanal, sonraki dönemde CHP yönetimine ve siyasi gelişmelere ilişkin eleştirel yayınlarını sürdürdü.
Bilirkişi haberi
Halk TV, 2025’te gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yürütülen soruşturma ve idari yaptırımlarla da gündeme geldi.
Bir bilirkişinin telefon görüşmesinin yayımlanması üzerine gazeteciler Barış Pehlivan, Kürşad Oğuz, Seda Selek, Serhan Asker ve Suat Toktaş hakkında işlem yapıldı. Suat Toktaş bir süre tutuklu kaldı. Davanın ilk duruşmasında beş gazeteci hakkında “yargı görevini yapanı etkileme” suçlamasından beraat kararı verildi; telefon görüşmesinin kaydedilmesi ve yayımlanmasıyla ilgili dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine hükmedildi.
Aynı yıl RTÜK, Halk TV’de yayımlanan bir programdaki ifadeler nedeniyle kanala 10 günlük yayın durdurma cezası verdi. Kanal yönetimi bu yaptırımlara tepki gösterdi.
Yakalama kararı
Halk TV’nin yönetim kurulu başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında Haziran 2025’te Beşiktaş Belediyesi’ne yönelik soruşturmayla bağlantılı olarak yakalama kararı çıkarıldığı açıklandı. Soruşturma kapsamında kendisine yöneltilen ihale süreçlerine ilişkin suçlamaları reddeden Mahiroğlu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
2026’da CHP içindeki tartışmalar yeniden alevlenirken kanal ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki gerilim de görünür hale geldi. Kılıçdaroğlu, 9 Ekim’de katıldığı bir televizyon programında Mahiroğlu’nun neden Türkiye’ye gelmediğini sorguladı ve Halk TV’nin yayınlarını RTÜK’e şikâyet ettiklerini söyledi. Mahiroğlu ise kendisine yöneltilen eleştirilere tepki gösterdi.
14 Ekim sabahı
Halk TV’nin tarihindeki en kritik gelişmelerden biri 14 Ekim 2026’da yaşandı. Sabah saatlerinde kanalın İstanbul Zeytinburnu’ndaki merkezine polis ekipleri girdi, binada arama yapıldı ve yayın akışı durduruldu. Kanalın yönetimine TMSF tarafından kayyım atandı; İbrahim Paşalı bu göreve getirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddialarıyla soruşturma yürütüldüğünü açıkladı. Soruşturma kapsamında 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, 11 kişi gözaltına alındı. Mahiroğlu ile bağlantılı olduğu belirtilen şirketlere de kayyım atandı.
Savcılığın açıklamasında, İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerinden gerçekleştirilen ihalelerle ilgili iddialara ve Mahiroğlu ile bağlantılı şirketlerdeki işlem hacmine yer verildi. Mahiroğlu ise suçlamaları reddetti; hakkındaki Mali Suçları Araştırma Kurulu raporunun doğru olmadığını savunarak kayyum kararına itiraz etti.
Mahiroğlu, Halk TV’de yayımlanan açıklamasında operasyonu siyasi saiklerle yapılmış bir müdahale olarak nitelendirdi.
İlgili haber:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
