Arda Güler’in Real Madrid antrenörü Antonio Pintus’la “kafa tokuşturarak” selamlaşması çok konuşuldu.
Hürriyet konuyla ilgili haberinde, “Arda Güler yine gündemde: Pintus’la yaptığı Türk usulü selamlaşma sosyal medyayı salladı!” başlığını kullandı.
Gazete, “Oyuna girmek için ısınan milli futbolcu, Real Madrid’in kondisyon antrenörü Antonio Pintus ile diyalog kurdu. Arda, Pintus’la kafa tokuşturarak selamlaştı. Selamlaşmadan memnun kalmadığı görülen Arda, Pintus’u yeniden yanına çağırdı ve ikili bir kez daha kafa tokuşturdu” diye yazdı.
Hürriyet “Türk usulü selamlaşma” demiş ama bakalım gerçekten öyle mi? Kafa tokuşturarak selamlaşmak Türklerin kadim geleneklerinden biri mi, yoksa Türkiye’de son 15-20 yılda artarak görülen bir alışkanlık mı?
“Kafa tokuşturarak” selamlaşmanın şu anda Türkiye’de yaygın olduğu tartışmasız. Ancak bunun eski Türklerden kalan, tarih boyunca kesintisiz biçimde sürdürülen bir “Türk selamlaşması” olduğunu iddia etmek mümkün değil.
Kafa tokuşturmanın Türkiye’de ne zaman ortaya çıktığı konusunda kesin bir başlangıç tarihi vermek zor. Ancak 2007’de MHP’li Ahmet Çakar’a atfedilen bir açıklama dikkat çekici.
Çakar, “Kafa tokuşturma 1990’dan sonra başladı” demiş.
Devamında, bunun gözlüklerin birbirine çarpmasını önlemek amacıyla başladığı, daha sonra insanların hoşuna gittiği için sürdürüldüğü ve yaygınlaştığı belirtiliyor. Çakar ayrıca, bunun “tarihi-kültürel bir dayanağı” olmadığını da söylüyor.
25 Eylül 2000 tarihli Cumhuriyet’in başlığı oldukça ilginç:
“MHP’liler niye kafa tokuşturur?”
Gazete, MHP’nin iktidar ortağı olduğu dönemde partinin kamuoyundaki eski imajını değiştirmek için çeşitli adımlar attığını yazıyor. “Beyaz çorap” ve “yumurta topuk” ayakkabı gibi ülkücü kimliğiyle özdeşleşen görüntülerden vazgeçildiğini belirten Cumhuriyet, ülkücülerin öpüşmek yerine kafa tokuşturmasının artık bırakılamayan bir alışkanlık haline geldiği notunu düşmüş.
Daha ilginç olan ise, bir MHP milletvekilinin gazetecilere yaptığı açıklama.
Gazeteciler, diğer eski alışkanlıklardan vazgeçildiği halde kafa tokuşturmanın neden sürdüğünü soruyor. Milletvekili ise bunun bir “gelenek” olduğunu savunuyor; hatta yüz yüze öpüşmenin hastalık bulaştırabileceğini, kafa tokuşturmanın ise daha sağlıklı olduğunu söylüyor.
Konuyla ilgili haber yine Cumhuriyet’te yer alıyor ama gazete söz konusu milletvekilinin adını vermiyor.
2006”da “MHP usulü” demiş
20 Eylül 2006’da TBMM’nin yeni yasama yılı başlarken AKP’li milletvekillerinin de kafa tokuşturarak selamlaşması haber olmuş.
Hürriyet’teki haberin başlığı:
“MHP duymasın! AK Parti de kafa tokuşturdu”
Haberin girişinde, “MHP ile özdeşleşen ve kamuoyunda ‘kafa tokuşturma’ olarak bilinen selamlaşma biçimi” deniliyor. Haberin ara başlığı “MHP usulü selamlaşma”.
Yani ortada ironik bir durum var:
Hürriyet bugün “Türk usulü” dediği hareket için 2006’da “MHP usulü” diye yazmış.
Hareket aynı, tanım farklı.
2007 tarihli Cumhuriyet haberine göre ise, “kafa tokuşturma” artık ülkücülerin kullandığı bir selamlaşma biçimi olarak okullarda tartışılıyor.
Haberde, öldürülen öğretmen Deprem Sarıkaş’ın okulda ülkücülerle ve onların “kafa tokuşturma” olarak adlandırdığı selamlaşma biçimiyle ilgili eleştirel yorumlar yaptığı aktarılıyor.
2007 tarihli bir forum tartışması da ilginç.
Kullanıcılar çevrelerindeki insanların kafa tokuşturarak selamlaştığını ve vedalaştığını, ancak bunun nedenini bilmediklerini yazıyor. Bir kullanıcı ise, bunun MHP’lilerin, dolayısıyla ülkücülerin selamlaşma biçimi olduğunu söylüyor.
2009’da ise bir başka yazıda, önceleri “belli bir grup arasında olan bu selamlaşma şeklinin günden güne bütün Türkiye’yi sardığı” anlatılıyor. Yazar, artık neredeyse bütün erkeklerin birbirleriyle kafa tokuşturmaya başladığını gözlemliyor.
2009 tarihli bir Milliyet Blog yazısının başlığı:
“Erkeklerde boynuz tokuşturma trendi”
Yazar, sokakta giderek daha fazla genç erkeğin alınlarının sağ ve sol taraflarını birbirine değdirerek selamlaştığını anlatıyor. Üstelik “ülkücü arkadaşlar kafa tokuşturur gerçi” diyerek bu davranışın ülkücülerle bilinen ilişkisini ayrıca belirtiyor.
Bahçeli ne demiş?
2010’da MHP lideri Devlet Bahçeli’ye doğrudan şu soru soruluyor:
“Ülkücülerin kafa tokuşturmasının tarihi bir geçmişi var mı?”
Bahçeli’nin cevabı oldukça net:
“Tarihle alakalı değil, kültür unsuru olarak görmek gerekiyor.”
Akademik araştırma
Etnomüzikoloji alanında yayımlanan bir çalışmada, Türkiye’de beden dilinin Cumhuriyet’in ilk dönemlerinden bu yana önemli ölçüde değiştiği ve yeni jestlerin ortaya çıktığı belirtiliyor.
Çalışmanın verdiği örneklerden biri “kafa tokuşturma.”
Araştırmacılar bunu, Türkiye’deki yeni toplumsallaşma alışkanlıklarının küçük bir örneği olarak değerlendiriyor.
Peki 1990’dan önce var mıydı?
Osmanlı dönemine, Cumhuriyet’in ilk yıllarına veya eski Türk toplumlarına ilişkin kaynaklarda, erkeklerin kafa tokuşturarak selamlaşmasının yaygın bir Türk geleneği olduğunu gösteren güvenilir bir kaynak yok.
Kısacası, Hürriyet’in Arda Güler’in hareketini Türklerle ilişkilendirmesi tamamen temelsiz değil. Ancak, “Türk usulü” ifadesi, okuyucuda bunun kadim ve özgün bir Türk geleneği olduğu izlenimi yaratıyor ki, bu doğru değil.
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
