Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kadın Gazeteciler Komisyonu, yapay zekâ, cinsiyet eşitsizliği ve hukuk ilişkisini ele alan bir toplantı düzenledi.
“Yapay Zekâ, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Gazetecilik” başlıklı toplantıda dünyada hızla yaygınlaşan yapay zekâ teknolojilerinin yarattığı yeni eşitsizlik alanları, etik ihlaller, hukuksal sorunlar ve dijital tekelleşme başlıkları tartışıldı.
Toplantının açılış konuşmasını TGC Başkanı Vahap Munyar yaptı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre her dört büyük ölçekli girişimden birinin artık bir yapay zekâ sistemi kullandığına dikkat çeken Başkan Munyar, “Yapay zekâyı en hızlı sahiplenen sektör, tartışmasız bilgi ve iletişim sektörü. Bu alanda faaliyet gösteren her iki işletmeden biri artık yapay zekâ ile çalışıyor. Türkiye’de her 5 kişiden 1’i yapay zekâ kullanıyor. Erkeklerde kullanım oranı yüzde 20,4 iken kadınlarda ise yüzde 17,9 olarak belirlenmiş” diye konuştu. “Munyar, “Bizler bugünden eşitlikçi, etik ve insan haklarına dayalı bir çerçeve oluşturabilirsek, yapay zekâ demokrasiyi güçlendiren bir araca dönüşebilir. Daha iyi gazetecilik yapabilmek için bir fırsat olabilir” dedi.
Toplantıda yapay zekâ ve etik ilişkisine de dikkat çekildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş ise gazetecilerin de gündemindeki yapay zekanın etik bildirgelerde yer almasının önemine işaret ederek şöyle konuştu:
“TGC Meslek ilkelerini İzleme Komisyonumuzla Türkiye Gazeteciler Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ni güncelledik. Yapay zekâ, bildirgedeki önemli başlıklardan biri. Bildirgeye göre bizler gazeteciler olarak yapay zekâ teknolojilerini, etik ve yasal sınırlar doğrultusunda kullanmalıyız. Yapay zekâ destekli haber, yazı, fotoğraf, video, grafik, tasarım gibi her türlü içerik üretimini, editörlerin nihai kontrolü ve denetimi altında yürütmeli. Gazeteci, yapay zekâ kullanarak gerçeğe aykırı içerik üretmemeli; oluşturulan tüm içeriklerde hangi yapay zekâ programı ile üretildiğini mutlaka belirtmeli; yapay zekâ programına verdiği komutları saklamalı. Ayrıca TGC’nin ödül başvurularında da gazetecilerin haberlerinde yapay zekâ kullanıp kullanmadıklarını beyan etmesi gerekiyor. Seçici Kurullar bu beyana göre başvuruları değerlendiriyor.”
Toplantıda TGC Kadın Gazeteciler Komisyonu Başkanı Ayşegül Aydoğan Atakan komisyonun çalışmaları hakkında bilgi verdi.
“TGC Kadın Gazeteciler Komisyonu, kadın gazetecilerin yaşadığı mesleki sorunları ortaya koymak ve medyadaki cinsiyetçi dilin değişmesine katkı sunmak için kuruldu. Komisyon olarak eril dilin değişmesi için çalışıyoruz. İlk olarak Toplumsal Cinsiyet Eşitlikçi Haber Kılavuzu’nu hazırladı. Medya kuruluşlarında ve iletişim fakültelerinde gazeteci adaylarına yönelik Medyada Cinsiyet Eşitlikçi Dil Eğitimleri verildi. Dünya Kadınlar Günü’nde her yıl TGC üyeleriyle toplantılar yapıldı. Kadın yürüyüşlerine katıldık. Yine her yıl 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle toplantılar düzenledik. Meslektaşlarımızın yaşadığı sorunları ortaya koymak adına anket çalışmaları yaptık. Kadın sorunlarına eğilen haber çalışmalarını ödüllendirmek amacıyla Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri kapsamında Kadın haberi kategorisi oluşturuldu. Son olarak TGC Medyada Cinsel Şiddet ve Tacizi Önleyici Politika Belgesi hazırlandı kamuoyu ile paylaşıldı.”
TGC Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Gazeteciler Komisyonu Koordinatörü Göksel Göksu gazeteciler arasında yapay zekâ kullanımının giderek yaygınlaştığına vurgu yaparak şöyle konuştu:
“Gençler onsuz yapamıyor diye düşünüyorken artık kimse onsuz yapamaz hale geliyor. Hatta somut olarak yapay zekânın bir arama motoru gibi kullanıldığını görüyoruz gündelik hayatımızda. Yani Google’dan arama yapmak yerine herkes, buna haberciler de dahil yapay zekâ üzerinden araştırmak istedikleri konuları araştırıp yapay zekanın kendilerine verdikleri cevaplar üzerinden de ürettiklerini biçimlendiriyorlar. Yaptıkları şeye doğrudan yapay zekânın çizdiği perspektiften bakar hale geliyor. Bu bir tehlike. Bunu tehlike görmemizin nedeni yapay zekânın veri tabanıyla ilgili olarak kafamızdaki soru işaretleri. Bu sistemler, büyük ölçüde geçmişte üretilmiş dijital içeriklerden ve veri tabanlarından öğreniyor. Ancak söz konusu dijital geçmişin önemli bir bölümü erkek egemen üretim süreçlerinden besleniyor. Bu durum, yapay zekâ tarafından üretilen yanıtların da mevcut eşitsizliklerin yeniden üretmesine yol açabiliyor. Medya alanında ise yapay zekâ destekli içerik üretimi; kadınların görünürlüğünün azalması, klişelerin güçlenmesi ve uzman görüşlerinde erkek ağırlığının sürmesi gibi sonuçlar doğurabiliyor. Veri tabanlarında kadınların yeterince temsil edilmemesi; yapay zekânın tarafsız görünen ancak eşitsizliği yeniden üreten çıktılar oluşturmasına neden olabiliyor.”
(TGC)
Görsel: Yapay zekâ
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
