Uluslararası insan hakları kuruluşu Sport & Rights Alliance, 2026 FIFA Dünya Kupası’nın sahadaki coşku ve birlik görüntülerinin, ABD’de turnuva sırasında yaşanan göçmen baskıları, ayrımcılık ve insan hakları ihlallerini gizleyemeyeceğini belirten sert bir açıklama yaptı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Küresel Girişimler Direktörü Minky Worden, turnuvanın unutulmaz futbol anları yarattığını ancak bunun ABD yönetiminin uyguladığı sert göç politikalarının üzerini örtemeyeceğini belirterek, “Dünya Kupası sayısız sevinç ve ilham verici ana sahne oldu. Ancak turnuva, ABD hükümetinin kötüye kullanılan göç politikaları ve FIFA’nın kendi insan hakları standartlarını uygulamadaki başarısızlığı gölgesinde oynandı” dedi.
Kuruluşa göre FIFA’nın “tarihin en kapsayıcı Dünya Kupası” vaadine rağmen ABD’nin katı ve zaman zaman ayrımcı vize politikaları, futbolcuların, taraftarların, gazetecilerin ve ailelerin turnuvaya katılımını ciddi biçimde zorlaştırdı.
Somalili hakem Omar Artan, Yeşil Burun Adaları kalecisinin annesi ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin tanınmış taraftarı Lumumba Vea gibi isimlerin yaşadığı sorunlar kamuoyuna yansıdı. Ancak hak örgütlerine göre bunlar yalnızca medyaya yansıyan örneklerden ibaretti.
Football Supporters Europe Direktörü Ronan Evain, özellikle Afrika ve Asya’dan bilet sahibi taraftarların büyük bölümünün ABD vizesi alamadığını söyledi ve “Statlardaki çeşitlilik büyük ölçüde ABD’de yaşayan göçmen toplulukları ve çifte vatandaşlardan oluşuyordu. Bu durum FIFA’nın gerçek anlamda tüm dünyayı kapsayan bir turnuva düzenleme konusundaki başarısızlığını gizledi”
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) de turnuva öncesinde çok sayıda gazeteciye güvenlik eğitimi vermek zorunda kaldığını açıkladı.
Kuruluşa göre hem vize sorunları hem de ABD’de gazetecilere yönelik giderek sertleşen siyasi atmosfer, Dünya Kupası’nın haberleştirilmesini zorlaştırdı.
İnsan hakları örgütleri ayrıca FIFA’nın, hakkında cinsel saldırı veya şiddet suçlamaları bulunan bazı futbolcular konusunda yeterince şeffaf davranmadığını öne sürdü.
Raporda turnuva sırasında ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) ülke genelinde düzenlediği geniş çaplı operasyonlar da sert şekilde eleştirildi.
Hak örgütüne göre sadece beş gün içinde yaklaşık 10 bin kişi gözaltına alındı, Houston ve Maine’de ise iki göçmen ICE görevlilerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti.
Uluslararası Af Örgütü ABD Direktörü Daniel Noroña, Dünya Kupası maçları oynanırken ülke genelinde binlerce göçmenin hedef alındığını belirterek bunun “sporun parlatıcı etkisiyle unutturulmaması” gerektiğini söyledi.
Raporda ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Dünya Kupası’nı siyasi amaçlarla kullandığı da öne sürüldü.
Örgüt, Trump yönetiminin göçmen karşıtı söylemlerini ABD Milli Takımı’nın görüntüleriyle birlikte kullandığını, FIFA Başkanı ile birlikte ABD’li futbolcu Folarin Balogun’un kırmızı kartının kaldırılması için girişimde bulunmasının ise turnuvanın en tartışmalı olaylarından biri olduğunu savundu.
Spor yazarı ve akademisyen Jules Boykoff, “FIFA ile Trump yönetimi 2026 Dünya Kupası’nı siyasi amaçlar için kullandı. Dünya Kupası bir kez daha sporun siyasetten bağımsız olmadığını gösterdi.” değerlendirmesinde bulundu.
(Uluslararası Af Örgütü Basın Bülteni)
İlgili yazı:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
