24.5 C
İstanbul
16 Haziran 24, Pazar
spot_img

‘Fısıltı odası’nın sırrı

Matematikçi ve mimar Sir Christopher Wren tarafından 17. yüzyılda tasarlanmış bir oda, “fısıltı odası” (Whispering Gallery) olarak adlandırılıyor.

Londra’daki St. Paul Katedrali’ndeki (fotoğrafta) bu odada, birbirine uzak iki noktada, sırtları birbirine dönük duran iki kişi sadece fısıldaşarak iletişim kurabiliyor. Ne kadar gizemli görünse de odanın niçin böyle olduğunu anlamak için biraz matematik bilmek yeterli.

Bir arkadaşınızla uzun bir odanın içine girdiğinizi ve odanın iki tarafına giderek birbirinize sırtınızı döndüğünüzü gözünüzde canlandırın. Arkadaşınızın fısıldadığınız her kelimeyi duyabilmesi için sizce odanın şekli nasıl olmalıdır? Ayrıca siz ve arkadaşınız bunun için odanın hangi noktalarında durmalısınız? İlk bakışta çok zor görünen bu sorunun basit cevabı için birazcık matematik bilmek yeterli.

Fısıldadığınız kelimeleri arkadaşınızın duyabilmesi için odanın duvarlarından yansıyan ses dalgalarının arkadaşınızın kulağına doğru yönelmesi gerekir. Bunun gerçekleşmesi için odanın elips şeklinde olması, sizin ve arkadaşınızın da elipsin odak noktalarında durması yeterlidir.

Günlük hayatta pencere, köprü kemerleri ve merdiven gibi pek çok mimari alanda elips eğrisine rastlamak mümkündür. Dünya’nın Güneş’in etrafında dolanışı sırasında izlediği yol ve bir spor aleti olan eliptik bisiklette ayaklarınızın hareketi de yine elips şeklindedir.

Elips geometrik şekli aslında bir koni kesitidir. Üç boyutlu katı bir cisim olan koni ile bir düzlemin kesişim eğrisidir. Matematiksel olarak elips, odak noktalarına uzaklıklarının toplamı sabit olan noktalar kümesidir.

Elipsin iki adet odak noktası bulunur. Bu noktalar, elipsin içerisinde, uzun eksen üzerinde ve elipsin merkezinden belirli bir uzaklıkta yer alır. Bir elips çizmenin basit yollarından biri, bir düzleme birbirine iple bağlı iki iğne batırıp ipi bir kalemle gerdirerek iğnelerin etrafından kapalı bir eğri çizmektir.

elips

Fısıltı odasındaki sırrın elipsin yansıtıcı özelliğine dayandığını artık biliyoruz. Öyleyse yansımanın nasıl gerçekleştiğine de bakalım:

Elips şeklinde bir yüzeyinizin ve elipsin kenarları boyunca da bir aynalı yüzeyinizin olduğunu varsayalım. Elipsin odak noktalarından birinden çıkan bir ışın, elips üzerinde bir nokta ile karşılaştığında yansır. Işının elips üzerindeki bir noktadan yansıması aslında o noktanın teğet doğrusundan yansımasıdır. Teğet ile gelen ışın arasındaki açı her zaman teğet ile yansıyan ışın arasındaki açıya eşittir. Böylece bir odak noktasından çıkan ışın, yansıyarak diğer odak noktasına ulaşır. Fısıltı odasının sırrı da, ses dalgalarının yayılımını da etkileyen bu elips şeklindeki yapısına dayanmaktadır.

(Dr. Elif Ebren Kaya, bilimgenc.tubitak.gov.tr)

Fotoğraf: Wikipedia Commons

Medya Günlüğü

Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, dilediği konuda özgürce yazmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Medya Günlüğü
Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, dilediği konuda özgürce yazmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

İlginizi Çekebilir

4,757BeğenenlerBeğen
678TakipçilerTakip Et
11,500TakipçilerTakip Et

Popüler İçerikler