Uzun süredir, milliyetçilik ve Fenerbahçe üzerine yazmak istiyordum, gündem nedeniyle yazamadım.
Öncelikle bu yazı benim fikrimin ne olduğundan bağımsız bana göre objektif yazılmış bir analiz yazısı denemesidir.
Fenerbahçe, Atatürk ve Cumhuriyet birbirine sıkıca bağlanmış 3 kavramdır. Bu bağlılık fiziksel yakınlıktan çok felsefi ve düşünsel yakınlığı ifade eder.
Ali Koç’un, “Atatürk’ün hangi takımı tuttuğu değil hangi takımın onun peşinden gittiği önemlidir” sözü bu anlamdadır.
Atatürk ümmet kültürüne dayalı bir yapıdan Türk milliyetçiliğine dayalı, laik, kapitalist ve demokratik bir toplum kurmuştur.
Kısacası Atatürk’ün sol veya solculukla ilgisi yoktur, bütün konsantrasyonu Türk ve kimliği üzerinedir.
Tek solcu yanı; dinde reformist oluşudur ki bu Türklerin İslam’ı kabulünden itibaren yaşanan bir gelişmedir. Türkler İslam’ı hep kendi yorumlarıyla benimsemiş, Arap versiyonuna ve asimilasyonuna karşı direnmişlerdir.
Selçuklu da, Osmanlı da Türk kültürünün yok olmaması bu direniş kaynaklıdır. Aslında Türkler sanırım göçebe boy kültüründen gelen “bağlılık” ve kan kavramı yüzünden kolay asimile olan bir topluluk değil.
Atatürk de bu kültürden geliyor ve ciddi Türk milliyetçisidir. Zaten Fenerbahçe’nin yükselişi ve efsane haline gelişi Türkiye Cumhuriyeti ile oluyor. Efsane başkanı Şükrü Saraçoğlu da ünlü bir Türk milliyetçisidir ve “Biz Türk’üz, Türkçüyüz ve daima Türk kalacağız” söz ona aittir
Şükrü Saraçoğlu sonrası Fenerbahçe başkanları da Cumhuriyetin yarattığı burjuvalardır. Ali Koç, Ferit Şahenk, Murat Ülker vd.’nin Fenerbahçeli olması tesadüf değil, o dönem burjuva çevrelerinde hakim kültür Fenerbahçe’ydi.
Fenerbahçe en parlak günlerini Cumhuriyetle yaşamıştır.
Ama ne zaman Türk ve Atatürk gerilemiş o zaman Fenerbahçe de gerilemiştir.
Karşısına çıkarılan proje takımının kapitülasyon ve ümmet motifleri ile bezenmiş ve Türk kültürüne egemen olmaya ve onu asimile etmeye çalışan kültürlerin sentezi olmasına da şaşırmamak gerekir.
Kısacası; siz ne derseniz deyin ve olursanız olun Fenerbahçe Türk ve Türkçüdür.
Aziz Yıldırım’ın önceki dönemde askere yakınlığı, Ali Koç’un MHP yakınlığı sürpriz değildir.
Fenerbahçe’nin birkaç sınırlı devlet işleminde olumlu karşılanması bence MHP sayesindedir.
Kısacası boşuna siyasete yakın başkan aramayın çünkü Fenerbahçe’nin doğası ile mevcut şartlar uyuşmuyor.
Ne zaman Türk öne çıkar Fenerbahçe de öne çıkar.
Benim tam anlamadığım başta MHP, İYİP ve ZP’nin zaman zaman ima etseler de fikirlerini yansıtan Fenerbahçe’ye açıkça sahip çıkmamaları ki sanırım bu da mevcut koşullar nedeniyle oy kaybedecekleri endişesinden kaynaklanıyor. Çünkü bugünün siyasi ortamı Cumhuriyetin travmaları üzerinden yürüyor.
Son söz; “ben Atatürkçüyüm” diyen herkes Türk milliyetçisidir. Bunu sulandırmak oportünist yani kaypak, fırsatçı bir yaklaşımdır.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
